# Bakara Sûresi, 13. Âyet (2:13)

> وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ ءَامِنُوا۟ كَمَآ ءَامَنَ ٱلنَّاسُ قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ كَمَآ ءَامَنَ ٱلسُّفَهَآءُ ۗ أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلسُّفَهَآءُ وَلَـٰكِن لَّا يَعْلَمُونَ

*Ve-iżâ kîle lehum âminû kemâ âmene-nnâsu kâlû enu/minu kemâ âmene-ssufehâ(u)(k) elâ innehum humu-ssufehâu velâkin lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, münafıkların iman etme çağrısına verdikleri tepkiyi ve kendilerini üstün görme yanılgılarını ele almaktadır. Ayet, 'iman' ve 'sefihlik' kavramları üzerinden münafıkların iç dünyasını ve Allah'ın onlara yönelik değerlendirmesini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ءَامِنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, güvenmek, tasdik etmek anlamlarına gelir ve burada müminlerin imanına benzer bir imana daveti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Ayetteki 'âminû' ifadesi, münafıklara kalben tasdik ve dışa vurumla tam bir teslimiyet çağrısıdır, zira onların zahiri ikrarları kalbi tasdikten yoksundur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a tam bir güven ve teslimiyet halidir. Bu ayetteki 'âminû' çağrısı, münafıklardan, müminlerin sahip olduğu bu derin güven ve teslimiyet boyutunu benimsemelerini istemektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İman, 'emine' fiilinden türemiştir ve 'güvenmek, emin olmak' anlamını taşır. Ayetteki 'âminû' emri, münafıklara, müminlerin Allah'a ve getirdiklerine duyduğu sarsılmaz güveni benimsemeleri yönünde bir mecazi çağrıdır."}]},{"word":"ٱلنَّاسُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"İnsanlar, burada iman eden mümin topluluğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nâs (ناس), 'üns' (yakınlık, alışkanlık) kökünden gelir ve birbirine alışkın, bir arada yaşayan topluluğu ifade eder. Ayetteki 'en-nâs' ifadesi, münafıkların kendilerini dışladığı, iman eden ve birbiriyle ünsiyet kurmuş müminler topluluğunu işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nâs kelimesi, 'insan' cinsini ifade eder. Bu ayette ise 'el-nâs' belirli bir grubu, yani iman etmiş olanları kastetmektedir. Münafıklar, bu 'nâs'ın imanını küçümseyerek kendilerini onlardan ayrı tutmaktadırlar."}]},{"word":"قَالُوٓا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Dediler, söylediler anlamında olup, münafıkların iman çağrısına verdikleri sözlü tepkiyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), dil ile ifade edilen sözdür. Münafıkların 'kâlû' (dediler) ifadesi, onların iç dünyalarındaki inkârı ve kibiri sözlü olarak dışa vurmalarını gösterir. Bu, sadece bir cevap değil, aynı zamanda bir reddediş ve küçümsemedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kavl, bir düşüncenin veya inancın sözlü ifadesidir. Ayetteki 'kâlû' fiili, münafıkların iman çağrısına karşı takındıkları alaycı ve küçümseyici tavrı, sözleri aracılığıyla ortaya koymaktadır. Bu sözler, onların içlerindeki nifakı ele verir."}]},{"word":"ٱلسُّفَهَآءُ","root":"س ف ه","rootLatin":"s-f-h","meaning":"Beyinsizler, akılsızlar, hafif akıllılar anlamında olup, münafıkların müminleri küçümsemek için kullandıkları, ancak Allah'ın asıl kendilerine atfettiği sıfattır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sefeh (سفه), hafif akıllı olmak, aklın eksikliği ve doğruyu yanlıştan ayırt edememe halidir. Münafıklar, müminleri 'sefih' olarak nitelendirirken, aslında kendileri dünya menfaatleri uğruna ahireti feda ettikleri için asıl sefih olanlardır. Ayet, bu kelimenin gerçek sahibini ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sefih, aklı hafif olan, düşüncesi zayıf olan kişidir. Ayette münafıkların müminlere 'sefih' demesi, onların kendi akıllarını üstün görme yanılgısını gösterir. Ancak Kur'an, bu sıfatı münafıklara iade ederek, gerçek akılsızlığın Allah'ın yolundan sapmak olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sefeh kelimesi, Kur'an'da genellikle aklın doğruyu bulma ve faydalıyı seçme yeteneğinden yoksunluk bağlamında kullanılır. Münafıkların müminlere 'sefih' demesi, onların iman etmeyi akılsızlık olarak görmelerinden kaynaklanır. Ancak ayet, bu algının yanlışlığını ve asıl sefehin nifak olduğunu ortaya koyar."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilirler, farkındadırlar anlamında olup, münafıkların kendi durumlarının ve gerçek sefihliğin farkında olmamalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (علم), bir şeyi olduğu gibi idrak etmektir. Ayetteki 'lâ ya'lemûn' (bilmezler) ifadesi, münafıkların kendi durumlarının, nifaklarının ve asıl sefihliğin kendilerinde olduğunun farkında olmamalarını, bu gerçeği idrak edememelerini vurgular. Onlar, hakikati görmekten acizdirler."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlm, Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda derin bir idrak ve hikmetle bağlantılıdır. Münafıkların 'bilmemeleri', sadece bir bilgi eksikliği değil, aynı zamanda hakikati kavrama yeteneğinden yoksunlukları ve kalplerinin mühürlenmiş olmasıyla ilişkilidir. Bu, onların manevi körlüğünü ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
