# Bakara Sûresi, 14. Âyet (2:14)

> وَإِذَا لَقُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوْا۟ إِلَىٰ شَيَـٰطِينِهِمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِءُونَ

*Ve-iżâ leku-lleżîne âmenû kâlû âmennâ ve-iżâ ḣalev ilâ şeyâtînihim kâlû innâ me'akum innemâ nahnu mustehzi-ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, münafıkların ikiyüzlü tavrını, müminlerle karşılaştıklarında iman ettiklerini söylemelerini, kendi elebaşlarıyla baş başa kaldıklarında ise müminlerle alay ettiklerini ifade etmelerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Anahtar kavramlar, bu ikili davranışı ve alay etme eylemini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"لَقُوا۟","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Müminlerle karşılaşma, yüz yüze gelme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'لقي' kökünün 'bir şeyle karşılaşmak, ona ulaşmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لقوا' ifadesi, münafıkların müminlerle fiziki olarak bir araya gelmelerini, onlarla yüzleşmelerini ve bu karşılaşma anında sergiledikleri ikiyüzlü tavrı vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'لقي' fiilinin 'karşılaşmak, rastlamak' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda münafıkların müminlerle olan temasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, münafıkların müminlerle olan dışsal ilişkilerini ve bu ilişkideki sahtekarlıklarını gösterir."}]},{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek ve güvenmek anlamlarını taşır; ayette müminlerin imanını ve münafıkların sahte iman iddialarını ifade eder.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece 'inanmak' değil, aynı zamanda 'güvenmek, emniyet içinde olmak' anlamlarını da içerdiğini vurgular. Ayetteki 'ءَامَنُوا۟' hem müminlerin Allah'a ve peygambere olan gerçek imanını hem de münafıkların bu imanı taklit etme çabasını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أمن' kökünün 'kalbin tasdikiyle birlikte emniyet ve güven' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ءَامَنُوا۟' ifadesi, müminlerin kalben tasdik ettikleri inancı, münafıkların ise sadece dilleriyle ifade ettikleri, kalplerinde olmayan sahte inancı temsil eder."}]},{"word":"خَلَوْا۟","root":"خ ل و","rootLatin":"h-l-v","meaning":"Yalnız kalmak, baş başa kalmak, tenhaya çekilmek anlamındadır; münafıkların elebaşlarıyla gizlice buluşmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'خلا' fiilinin 'bir şeyden boş kalmak, yalnız kalmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'خَلَوْا۟' ifadesi, münafıkların müminlerden uzaklaşıp kendi elebaşlarıyla gizlice, baş başa kaldıkları anı, yani ikiyüzlülüklerinin ortaya çıktığı ortamı işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'خلا' kelimesinin 'bir yerin boşalması, bir kimsenin yalnız kalması' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'خَلَوْا۟' kullanımı, münafıkların müminlerin gözünden uzaklaştıklarında, kendi gerçek yüzlerini ortaya koydukları özel ve gizli anları vurgular."}]},{"word":"شَيَـٰطِينِهِمْ","root":"ش ط ن","rootLatin":"ş-t-n","meaning":"Şeytanlar, azgınlar, isyankarlar anlamındadır; ayette münafıkların elebaşlarını, onları saptıran ve azdıran liderlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'şeytan' kelimesinin 'haktan uzaklaşan, azgınlaşan' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'شَيَـٰطِينِهِمْ' ifadesi, münafıkların kendilerine yol gösteren, onları saptıran ve müminlere karşı kışkırtan azgın liderlerini mecazi olarak tanımlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شطن' kökünün 'haktan uzaklaşmak, azmak' anlamlarına geldiğini ve 'şeytan' kelimesinin bu kökten türediğini açıklar. Ayetteki 'شَيَـٰطِينِهِمْ' ifadesi, münafıkların kendi aralarındaki kötü niyetli, saptırıcı ve azgın liderlerini, yani şeytanlaşmış insanları ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şeytan' kelimesinin 'her türlü şerli ve azgın varlık' için kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki 'شَيَـٰطِينِهِمْ' münafıkların kendi içlerindeki şerli ve azgın elebaşlarını, yani onları müminlere karşı kışkırtan ve alay etmeye teşvik eden liderlerini kasteder."}]},{"word":"مُسْتَهْزِءُونَ","root":"ه ز ء","rootLatin":"h-z-e","meaning":"Alay edenler, hafife alanlar anlamındadır; münafıkların müminlerle alay etme eylemini ve bu eylemin sürekliliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'هزأ' kökünün 'birini hafife almak, alay etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'مُسْتَهْزِءُونَ' ifadesi, münafıkların müminleri küçümseyerek, onlarla dalga geçerek ve onların inançlarını hafife alarak sergiledikleri kötü niyetli tavrı vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'استهزأ' fiilinin 'alay etmek, eğlenmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'مُسْتَهْزِءُونَ' kelimesi, münafıkların müminlere karşı sergiledikleri alaycı ve küçümseyici tutumu, bu eylemin onların karakterinin bir parçası olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'istihza' kavramının Kur'an'da genellikle 'küçümseme, hafife alma ve alay etme' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'مُسْتَهْزِءُونَ' münafıkların müminlere karşı olan içsel düşmanlıklarını ve bu düşmanlığı alay yoluyla dışa vurmalarını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/14*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/14*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/14*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/14*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/14*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
