# Bakara Sûresi, 190. Âyet (2:190)

> وَقَـٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ يُقَـٰتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ

*Vekâtilû fî sebîli(A)llâhi-lleżîne yukâtilûnekum velâ ta'tedû(c) inna(A)llâhe lâ yuhibbu-lmu'tedîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/190

---

## Tefsir

{"topics":["cihad","adalet","hukuk-ceza"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَـٰتِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"قَاتَلَ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"savaşın"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"سَبِيلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yolunda"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":6,"surface":"يُقَـٰتِلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"قَاتَلَ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sizinle savaşıyorlar"},{"position":6,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sizinle"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yapmayın"},{"position":8,"surface":"تَعْتَدُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-د-و","rootLatin":"'-d-w","lemma":"اِعْتَدَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi 'lâ'dan sonra geldiği için meczûm","gloss":"aşırı gitmeyin"},{"position":9,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":11,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sevmez"},{"position":12,"surface":"يُحِبُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ب-ب","rootLatin":"h-b-b","lemma":"أَحَبَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sever"},{"position":13,"surface":"ٱلْمُعْتَدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-د-و","rootLatin":"'-d-w","lemma":"مُعْتَدِي","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"aşırı gidenleri"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bakara 190. ayet, savaşın meşruiyetini ve sınırlarını belirleyen önemli bir hükümdür. Ayet, savaşın yalnızca savunma amaçlı ve Allah yolunda olması gerektiğini vurgularken, aşırıya kaçmaktan ve haddi aşmaktan sakınmayı emreder. Temel kavramlar, savaşın amacı, sınırı ve aşırılığın men edilmesi etrafında şekillenir.","keyConcepts":[{"word":"قَـٰتِلُوا۟","root":"ق ت ل","rootLatin":"k-t-l","meaning":"Savaşmak, mücadele etmek, öldürmek anlamlarına gelir; ayette emir kipiyle 'savaşın' anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'katl' kelimesinin ruhu bedenden ayırmak olduğunu belirtir. 'Mukatele' ise iki taraf arasında savaşmak, birbirini öldürmeye çalışmak demektir. Ayetteki 'kâtilû' fiili, müfâale babından olup, karşılıklı bir eylemi, yani düşmanla savaşmayı ifade eder. Bu bağlamda, düşmanın saldırısına karşılık verme ve Allah yolunda mücadele etme emrini taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kâtilû' fiilini, 'sizinle savaşanlara karşı savaşın' şeklinde açıklar. Bu, savaşın ancak düşmanın saldırısına bir karşılık olarak meşru olduğunu ve pasif bir tutumdan ziyade aktif bir savunmayı gerektirdiğini gösterir. Ayetteki kullanım, savaşın bir misilleme ve savunma eylemi olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cihad' kavramının temelinde 'k-t-l' kökünün yattığını ve bunun sadece fiziksel savaşla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Allah yolunda her türlü çabayı kapsadığını belirtir. Ancak bu ayetteki 'kâtilû' doğrudan fiziksel savaşı ifade eder ve 'Allah yolunda' (fî sebîlillâh) ifadesiyle bu savaşın amacının sadece dinî ve ahlaki bir gaye taşıdığını vurgular."}]},{"word":"سَبِيلِ","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Yol, yöntem, tarz anlamına gelir; ayette 'Allah yolu' olarak, Allah'ın rızasına uygun olan yol ve amaç anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebîl' kelimesinin 'yol' anlamına geldiğini ve hem maddi hem de manevi yollar için kullanıldığını belirtir. 'Fî sebîlillâh' ifadesi ise, Allah'ın rızasını kazanmak, O'nun dinini yüceltmek ve emirlerini yerine getirmek amacıyla yapılan her türlü eylemi kapsar. Bu ayetteki savaşın, kişisel çıkar veya intikam için değil, sadece Allah'ın belirlediği sınırlar içinde ve O'nun davası uğruna yapılması gerektiğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sebîl' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'Allah yolu' tabirinin, Allah'a ulaştıran her türlü hayırlı işi ifade ettiğini belirtir. Savaş bağlamında ise, bu yolun, İslam'ın korunması, zulmün engellenmesi ve adaletin tesisi gibi yüce amaçları içerdiğini vurgular. Dolayısıyla, ayetteki savaşın meşruiyetini ve kutsallığını bu 'sebîl' kavramı belirler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sebîl' kelimesinin Kur'an'da sıkça kullanıldığını ve 'Allah yolu' ifadesinin, Allah'ın emirlerine uygun, O'nun rızasını hedefleyen her türlü eylemi kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'fî sebîlillâh' ifadesi, savaşın amacını ve motivasyonunu net bir şekilde ortaya koyar; savaş, kişisel veya dünyevi çıkarlar için değil, yalnızca ilahi bir gaye için yapılmalıdır."}]},{"word":"تَعْتَدُوٓا۟","root":"ع د و","rootLatin":"a-d-w","meaning":"Haddi aşmak, zulmetmek, aşırı gitmek anlamına gelir; ayette 'aşırı gitmeyin' şeklinde yasaklama ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'i'tidâ' kelimesinin 'haddi aşmak, sınırı geçmek' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'lâ ta'tedû' ifadesi, savaşta bile olsa, düşmana karşı aşırıya kaçmamayı, masumları öldürmemeyi, ağaçları kesmemeyi ve genel olarak İslam hukukunun belirlediği savaş ahlakına riayet etmeyi emreder. Bu, savaşın bile belirli kurallar ve sınırlar içinde yapılması gerektiğini gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'udvân' kelimesinin 'zulüm ve haksızlık' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'lâ ta'tedû' emri, savaşta dahi olsa, düşmana karşı haksızlık yapmaktan, zulmetmekten ve meşru sınırların dışına çıkmaktan sakınmayı gerektirir. Bu, İslam'ın savaş hukukunda adaleti ve merhameti ön planda tuttuğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'i'tidâ' fiilinin, bir şeyin sınırını aşmak ve haddi tecavüz etmek olduğunu açıklar. Bu ayetteki yasaklama, savaşın meşruiyetine rağmen, düşmana karşı gereksiz şiddet kullanmaktan, anlaşmaları bozmaktan veya savaşmayan sivillere saldırmaktan kaçınmayı emreder. Allah'ın aşırı gidenleri sevmemesi, bu tür eylemlerin ilahi rızaya aykırı olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْمُعْتَدِينَ","root":"ع د و","rootLatin":"a-d-w","meaning":"Haddi aşanlar, zulmedenler, aşırı gidenler anlamına gelir; ayette Allah'ın sevmediği kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mu'tedî' kelimesinin 'haddi aşan, zulmeden' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-mu'tedîn' ifadesi, savaşta veya barışta olsun, Allah'ın belirlediği sınırları aşan, haksızlık yapan ve zulmeden kimseleri kapsar. Allah'ın onları sevmemesi, bu tür davranışların ilahi gazabı celbettiğini ve İslam ahlakıyla bağdaşmadığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'i'tidâ' kelimesinin 'haddi aşmak' olduğunu ve 'mu'tedî'nin de bu sınırı aşan kişi olduğunu ifade eder. Ayetteki 'Allah aşırı gidenleri sevmez' ifadesi, savaşta bile olsa, düşmana karşı ölçülü ve adil davranmanın önemini vurgular. Bu, İslam'ın savaş hukukunda bile adaleti ve merhameti temel ilke olarak benimsediğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'zulüm' ve 'i'tidâ' gibi kavramların, ilahi düzene karşı gelmek ve belirlenen sınırları aşmak anlamında kullanıldığını belirtir. 'El-mu'tedîn' ifadesi, sadece savaşta değil, genel olarak hayatın her alanında haddi aşan, adaletsiz davranan ve ilahi emirlere uymayan kişileri tanımlar. Allah'ın onları sevmemesi, bu tür davranışların İslam'ın temel ahlaki değerleriyle çeliştiğini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/190*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/190*
