# Bakara Sûresi, 209. Âyet (2:209)

> فَإِن زَلَلْتُم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْكُمُ ٱلْبَيِّنَـٰتُ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

*Fe-in zeleltum min ba'di mâ câetkumu-lbeyyinâtu fa'lemû enna(A)llâhe ‘azîzun hakîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/209

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'beyyinât'ın gelmesinden sonra 'zellet'in vahametini vurgulayarak, Allah'ın 'Azîz' ve 'Hakîm' sıfatlarıyla bu duruma karşı uyarısını içermektedir. Dilbilimsel olarak, 'zellet'in kayma ve sapma anlamı, 'beyyinât'ın açık delillerle olan ilişkisi ve Allah'ın sıfatlarının bu bağlamdaki derinliği öne çıkmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"زَلَلْتُم","root":"ز ل ل","rootLatin":"z-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmak, kaymak veya hata yapmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zellet' kelimesini 'ayağın kayması' veya 'doğru yoldan sapma' olarak açıklar. Ayetteki 'zelletüm' ifadesi, açık deliller (beyyinât) geldikten sonra bile hakikatten yüz çevirip yanlış yola sapmayı, yani bilinçli bir hatayı ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir kayma değil, aynı zamanda manevi ve ahlaki bir sapmadır."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zelletüm'ü 'hata ettiniz, yanıldınız' şeklinde yorumlar. Ayetteki bağlamda, 'beyyinât'ın açıkça ortaya konulmasından sonra bile doğru yoldan sapmanın, yani kasıtlı bir yanılgının veya itaatsizliğin altını çizer. Bu, bilginin varlığına rağmen yapılan bir sapmadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zellet' kavramının Kur'an'daki kullanımını, genellikle doğru yoldan sapma, günah işleme veya Allah'ın emirlerine karşı gelme anlamında ele alır. Bu ayette, 'beyyinât'ın getirdiği aydınlanmaya rağmen meydana gelen bir sapma olarak, imandan sonraki küfre veya itaatsizliğe işaret eder, bu da kavramın ahlaki ve dini boyutunu derinleştirir."}]},{"word":"جَآءَتْكُمُ","root":"ج ي أ","rootLatin":"c-y-'-","meaning":"Bir şeyin gelmesi, ulaşması veya ortaya çıkması anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'câetküm' ifadesini 'size ulaştı, size geldi' şeklinde mecazi bir anlamda kullanır. Ayetteki 'beyyinât'ın gelmesi, delillerin ve açık hükümlerin insanlara tebliğ edilmesi ve onların bilgisine sunulması anlamındadır. Bu, sadece fiziksel bir geliş değil, aynı zamanda zihinsel ve manevi bir idrakin başlangıcıdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'câetküm' fiilinin 'beyyinât' ile birlikte kullanılmasının, bu delillerin kesinlik ve açıklıkla insanlara sunulduğunu gösterdiğini belirtir. Bu, delillerin sadece var olmakla kalmayıp, aynı zamanda muhataplar tarafından anlaşılabilir bir şekilde tebliğ edildiğini ve onlara ulaştığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْبَيِّنَـٰتُ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık deliller, kanıtlar, mucizeler veya apaçık hükümler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyyinât' kelimesini 'açık ve net deliller, hakikati ortaya koyan kanıtlar' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, peygamberler aracılığıyla gönderilen ilahi mesajları, mucizeleri ve Allah'ın birliğini gösteren evrensel işaretleri kapsar. Bunlar, doğru yolu gösteren apaçık kılavuzlardır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'beyyinât'ı 'açık ayetler, deliller ve mucizeler' olarak açıklar. Bu ayette, Allah'ın varlığına, birliğine ve peygamberlerin doğruluğuna dair kesin ve şüphe götürmez kanıtları ifade eder. Bu deliller, insanlara doğru yolu bulmaları için sunulmuştur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'beyyinât'ın Kur'an'da genellikle 'açık deliller, kanıtlar, mucizeler ve ilahi hükümler' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın insanlara gönderdiği apaçık mesajları ve doğru yolu gösteren işaretleri ifade eder. Bu deliller, insanların hakikati idrak etmeleri için yeterli ve ikna edicidir."}]},{"word":"عَزِيزٌ","root":"ع ز ز","rootLatin":"'-z-z","meaning":"Üstün, güçlü, yenilmez ve her şeye galip gelen anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Azîz' ismini 'üstün, galip, yenilmez ve erişilmez' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın kudretinin ve gücünün sınırsız olduğunu, dolayısıyla O'nun emirlerine karşı gelenlerin veya O'nun yolundan sapanların O'nun azabından kaçamayacağını vurgular. Bu, bir uyarı ve tehdit niteliğindedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Azîz' ismini 'güçlü, kudretli, kendisine ulaşılamayan ve mağlup edilemeyen' olarak tanımlar. Bu ayette, 'beyyinât'tan sonra sapanlara karşı Allah'ın mutlak gücünü ve intikam alma kudretini ifade eder. Bu, Allah'ın hükmünün kaçınılmaz olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Azîz' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak gücünü, yenilmezliğini ve üstünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'beyyinât'a rağmen sapma gösterenlere karşı Allah'ın cezalandırma gücünü ve iradesini vurgular. Bu, Allah'ın adaletinin ve kudretinin bir göstergesidir."}]},{"word":"حَكِيمٌ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Her şeyi hikmetle yapan, hüküm ve karar sahibi olan, her şeyi yerli yerine koyan anlamına gelir.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Hakîm' ismini 'her şeyi yerli yerine koyan, hikmetle hükmeden, ilim ve adalet sahibi' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın 'beyyinât'ı göndermesindeki ve 'zellet'ten sonraki cezasındaki hikmetini ifade eder. O'nun her işi bir amaca ve düzene göre gerçekleşir, dolayısıyla sapmanın karşılığı da hikmetli bir karardır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Hakîm' ismini 'hüküm veren, hikmet sahibi, her şeyi sağlam ve kusursuz yapan' olarak tanımlar. Bu ayette, Allah'ın 'beyyinât'ı indirmesindeki ve sapma durumunda vereceği hükümlerdeki derin bilgeliğini ve adaletini gösterir. O'nun kararları rastgele değil, tam bir hikmetle alınmıştır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Hakîm' isminin Kur'an'da Allah'ın her şeyi en doğru ve en uygun şekilde yaptığını, hükümlerinin ve emirlerinin hikmetli olduğunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'beyyinât'ın gönderilmesi ve 'zellet' durumunda ortaya konan ilahi iradenin, Allah'ın mutlak hikmetinin bir yansıması olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın adaletinin ve bilgeliğinin birleşimidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","tevhid","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"زَلَلْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ل-ل","rootLatin":"z-l-l","lemma":"زَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kaydınız"},{"position":3,"surface":"مِّنۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"بَعْدِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْد","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonra"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"جَآءَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-أ","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":6,"surface":"كُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"size"},{"position":7,"surface":"ٱلْبَيِّنَـٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيِّنَة","form":"Fey'ale","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"açık deliller"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":8,"surface":"ٱعْلَمُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bilin"},{"position":9,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i tevkîd ve nasb olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":11,"surface":"عَزِيزٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"'-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"üstün, güçlü"},{"position":12,"surface":"حَكِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ح-ك-م","rootLatin":"ḥ-k-m","lemma":"حَكِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin ikinci haberi olduğu için merfû","gloss":"hikmet sahibi"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/209*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/209*
