# Bakara Sûresi, 32. Âyet (2:32)

> قَالُوا۟ سُبْحَـٰنَكَ لَا عِلْمَ لَنَآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

*Kâlû subhâneke lâ ‘ilme lenâ illâ mâ ‘allemtenâ(s) inneke ente-l'alîmu-lhakîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bakara Suresi 32. ayet, meleklerin Allah'ın ilim ve hikmetini tasdik etmelerini ve kendi sınırlı bilgilerini itiraf etmelerini ifade eder. Ayet, Allah'ın mutlak ilim sahibi olduğunu ve her şeyi hikmetle yarattığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سُبْحَـٰنَكَ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ı her türlü noksanlıktan tenzih etme, O'nun yüceliğini ve kemalini ikrar etme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebh' (سَبْح) kelimesinin asıl anlamının suda veya havada hızlı hareket etmek olduğunu belirtir. 'Sübhânallah' (سُبْحَانَ اللَّهِ) ifadesi ise Allah'ı her türlü noksanlıktan uzak tutmak, O'nu yüceltmek ve kemal sıfatlarıyla anmak anlamına gelir. Ayette melekler, Allah'ın ilmindeki eksiksizliği ve kendi sınırlılıkları karşısında O'nu tenzih etmektedirler."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sübhâneke' ifadesini 'tenzîhen leke' (seni tenzih ederiz) olarak açıklar. Bu, Allah'ın her türlü eksiklikten, acizlikten ve beşerî vasıflardan münezzeh olduğunu ifade eden bir yüceltme biçimidir. Ayette meleklerin, Allah'ın ilmine karşı kendi acizliklerini dile getirirken bu ifadeyi kullanmaları, O'nun mutlak kemalini vurgular."}]},{"word":"عِلْمَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bir şeyi gerçek haliyle idrak etme, bilgi sahibi olma.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' (عِلْم) kelimesini bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olarak tanımlar. Cehaletin zıttıdır. Ayette melekler, Allah'ın kendilerine öğrettiği dışında bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade ederek, kendi ilimlerinin sınırlılığını ve Allah'ın ilminin mutlaklığını teslim etmektedirler."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'ilm' kavramının sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda derin bir anlayış ve hikmetle bağlantılı olduğunu belirtir. Allah'ın ilmi, her şeyi kuşatan, mutlak ve eksiksiz bir bilgidir. Meleklerin 'lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ' demesi, insanüstü varlıklar olsalar bile, kendi ilimlerinin Allah'ın öğretmesiyle sınırlı olduğunu gösterir."}]},{"word":"عَلَّمْتَنَآ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın birine bilgi öğretmesi, bildirmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'allemte' (عَلَّمْتَ) fiilinin 'öğrettin, bildirdin' anlamına geldiğini belirtir. Bu fiil, Allah'ın insanlara veya meleklere bilgi aktarmasını ifade eder. Ayette melekler, kendi bilgilerinin kaynağının doğrudan Allah'ın öğretmesi olduğunu vurgulayarak, O'nun ilimdeki üstünlüğünü kabul ederler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ta'lîm' (تَعْلِيم) fiilinin, bir şeyi başkasına öğretme, bildirme ve açıklama anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'allemtenâ' ifadesi, Allah'ın melekleri belirli bir bilgiyle donattığını ve bu bilginin dışında kendi başlarına bir bilgiye sahip olmadıklarını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"ٱلْعَلِيمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Her şeyi bilen, ilmi sonsuz ve sınırsız olan Allah'ın ismi.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'el-Alîm' (الْعَلِيم) isminin, Allah'ın her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen, ilmiyle her şeyi kuşatan olduğunu ifade eder. Bu isim, Allah'ın mutlak ve eksiksiz ilmini vurgular. Ayette meleklerin bu ismi zikretmesi, kendi sınırlı bilgilerine karşılık Allah'ın sonsuz ilmini tasdik etmeleridir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'el-Alîm' isminin, Allah'ın geçmişi, şimdiyi ve geleceği, görüneni ve görünmeyeni, açığı ve gizliyi, kısacası her şeyi bilmesini ifade ettiğini belirtir. Ayette bu ismin kullanılması, meleklerin itirafının ardından Allah'ın ilminin mutlak ve şüphesiz olduğunu pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْحَكِيمُ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Her işi hikmetle yapan, her şeyi yerli yerine koyan, hüküm ve hikmet sahibi Allah'ın ismi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hakîm' (حَكِيم) kelimesinin, bir şeyi sağlam ve kusursuz yapan, hikmet sahibi olan anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi en doğru ve en uygun şekilde yarattığını, hükümlerinin adaletli ve hikmetli olduğunu ifade eder. Ayette 'el-Alîm' ile birlikte zikredilmesi, Allah'ın ilminin hikmetle birleştiğini gösterir; yani O, sadece bilmekle kalmaz, bildiği her şeyi en mükemmel şekilde düzenler."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'el-Hakîm' isminin, Allah'ın fiillerinin ve hükümlerinin kusursuzluğunu, her şeyin bir amacı ve gayesi olduğunu ifade ettiğini açıklar. Meleklerin bu ismi zikretmesi, Allah'ın Adem'i yaratma ve ona bilgi verme kararının ardındaki derin hikmeti kabul ettiklerini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/31-32*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/31-32*
- **Hicr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/31-32*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
