# Bakara Sûresi, 35. Âyet (2:35)

> وَقُلْنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَـٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

*Vekulnâ yâ âdemu-skun ente vezevcuke-lcennete vekulâ minhâ raġaden hayśu şi/tumâ velâ takrabâ hâżihi-şşecerate fetekûnâ mine-zzâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/35

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-adem","cennet","seytan-vesvese","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قُلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedik"},{"position":2,"surface":"يَـٰٓـَٔادَمُ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"ءَادَمُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ء-د-م","rootLatin":"a-d-m","lemma":"آدَم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için merfû (damme ile mebnî)","gloss":"Âdem"},{"position":3,"surface":"ٱسْكُنْ","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","lemma":"سَكَنَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"yerleş"},{"position":4,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (veya te'kid)","gloss":"sen"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"زَوْجُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-و-ج","rootLatin":"z-w-j","lemma":"زَوْج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf olduğu için merfû","gloss":"eş"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":6,"surface":"ٱلْجَنَّةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cenneti"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"كُلَا","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"ء-ك-ل","rootLatin":"a-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle)","gloss":"ikiniz yiyin"},{"position":8,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":8,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":9,"surface":"رَغَدًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-غ-د","rootLatin":"r-g-d","lemma":"رَغَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bol bol"},{"position":10,"surface":"حَيْثُ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَيْثُ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî zarf olduğu için mebnî","gloss":"nerede"},{"position":11,"surface":"شِئْتُمَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-a","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"istediniz"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":13,"surface":"تَقْرَبَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ر-ب","rootLatin":"q-r-b","lemma":"قَرَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy edatı 'lâ'dan sonra geldiği için meczûm (nun düşmesiyle)","gloss":"yaklaşmayın ikiniz"},{"position":14,"surface":"هَـٰذِهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî ism-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":15,"surface":"ٱلشَّجَرَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ج-ر","rootLatin":"sh-j-r","lemma":"شَجَرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Bedel olduğu için mansûb","gloss":"ağaç"},{"position":16,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":16,"surface":"تَكُونَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fâ-i sebebiyye ile mansûb (nun düşmesiyle)","gloss":"olursunuz ikiniz"},{"position":17,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":18,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"zalimlerden"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bakara 35. ayet, Adem ve eşinin cennetteki konumunu, onlara verilen serbestliği ve yasaklanan tek bir eylemi dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'sükûn', 'cennet', 'ragad', 'şecere' ve 'zulm' gibi temel kavramlar üzerinden insanın imtihanını ve ilahi emre itaatin önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱسْكُنْ","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","meaning":"Adem ve eşine cennette yerleşmeleri, ikamet etmeleri ve huzur bulmaları emredilmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sükûn' kelimesinin asıl anlamının hareketin durması, dinginlik ve yerleşme olduğunu belirtir. Ayetteki 'üskün' emri, Adem ve eşinin cennette kalıcı bir şekilde yerleşmelerini, orada huzur ve rahatlık içinde yaşamalarını ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir ikamet değil, aynı zamanda ruhsal bir dinginliği de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'üskün' fiilinin mecazi olarak 'yerleşmek, ikamet etmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, Adem ve eşinin cenneti kendilerine mesken edinmeleri, orada yaşamlarını sürdürmeleri ve cennetin nimetlerinden faydalanmaları kastedilmektedir."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةَ","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Adem ve eşinin yerleştirildiği, ağaçlarla örtülü, gözlerden gizli ve nimetlerle dolu mekan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'cennet' kelimesinin kök anlamının 'örtmek, gizlemek' olduğunu ve bu nedenle ağaçları birbirine girmiş, yerini belli etmeyen bahçelere 'cennet' denildiğini açıklar. Ayetteki 'el-Cennete' ifadesi, Adem ve eşinin yerleştirildiği, gözlerden gizli, bol nimetli ve ağaçlarla örtülü özel bir mekanı ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cennet' kelimesinin Arapçada 'bahçe' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle ahiret yurdundaki mükafat mekanını ifade etmekle birlikte, bu ayette Adem'in yerleştirildiği dünyevi veya semavi bir bahçeyi kastettiğini belirtir. Bu bağlamda, Adem ve eşinin içinde yaşadığı, nimetlerle dolu, ferah bir yerdir."}]},{"word":"رَغَدًا","root":"ر-غ-د","rootLatin":"r-ğ-d","meaning":"Cennetteki nimetlerden diledikleri gibi, bolca ve rahatça yemeleri emredilmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ragad' kelimesinin 'genişlik, bolluk ve rahatlık içinde yaşamak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ragaden' ifadesi, Adem ve eşinin cennetteki yiyeceklerden hiçbir kısıtlama olmaksızın, bolca ve rahat bir şekilde yiyebileceklerini, hiçbir sıkıntı çekmeyeceklerini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ragad' kelimesinin 'geniş rızık ve rahat yaşam' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayette, Adem ve eşine cennetteki nimetlerin sınırsız ve zahmetsizce sunulduğunu, diledikleri yerden ve diledikleri kadar yiyebilecekleri bir bolluk ve refah içinde olduklarını ifade eder."}]},{"word":"ٱلشَّجَرَةَ","root":"ش-ج-ر","rootLatin":"ş-c-r","meaning":"Adem ve eşine yaklaşmaları yasaklanan, belirli bir ağaç.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'şecere' kelimesinin kök anlamının 'birbirine karışmak, dallanmak' olduğunu ve bu nedenle ağaçlara 'şecere' denildiğini belirtir. Ayetteki 'hâzihi'ş-şecerete' ifadesi, belirli, işaret edilen bir ağacı kasteder ve bu ağacın ne olduğu Kur'an'da açıkça belirtilmese de, Adem ve eşinin imtihanının bir parçası olarak yasaklanmış bir nesne olduğunu gösterir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şecere' kelimesinin genel olarak 'ağaç' anlamına geldiğini ve bu ayetteki ağacın mahiyetinin önemli olmadığını, önemli olanın ilahi yasağa uymak olduğunu vurgular. Yasaklanan bu ağaç, Adem ve eşinin itaatinin sınandığı bir sembol olarak işlev görür."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Allah'ın emrine karşı gelerek kendilerine haksızlık eden, haddi aşan kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'zulm' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'minaz-zâlimîn' ifadesi, Adem ve eşinin yasak ağaca yaklaşmaları durumunda, Allah'ın koyduğu sınırı aşarak kendilerine haksızlık etmiş, dolayısıyla 'zalimlerden' olacaklarını ifade eder. Bu, ilahi emre itaatsizliğin bir sonucudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da geniş bir anlama sahip olduğunu ve sadece başkalarına haksızlık etmekle kalmayıp, kişinin kendisine ve Allah'a karşı işlediği günahları da kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'zalimlerden olursunuz' ifadesi, Adem ve eşinin Allah'ın emrine karşı gelerek kendi ruhlarına ve ilahi düzene karşı bir haksızlık yapacaklarını, yani günah işleyeceklerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'zulm' kelimesinin 'bir şeyi yerinden saptırmak, hakkı çiğnemek' olarak tanımlar. Ayetteki 'zalimlerden olursunuz' tehdidi, Adem ve eşinin ilahi yasağı çiğnemeleri durumunda, kendilerini doğru yoldan saptıracaklarını ve bu itaatsizliğin sonuçlarına katlanacaklarını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Sohbet Arası Sohbetler (26)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/30-38*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
- **İrfan Mektebi ve Hakk Yolu** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/ 30-38*
