# Bakara Sûresi, 39. Âyet (2:39)

> وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

*Velleżîne keferû vekeżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/39

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"كَذَّبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladılar"},{"position":4,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"hamza-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetlerimizi"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":5,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar"},{"position":6,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sahipleri"},{"position":7,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ateşin"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun (ateşin)"},{"position":10,"surface":"خَـٰلِدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"ebedi kalacak olanlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın ayetlerini inkar eden ve yalanlayanların akıbetini bildirmektedir. Temel olarak inkar, yalanlama ve ebedi kalış kavramları üzerinden bir uyarı ve hüküm içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini veya gönderdiği ayetleri örtmek, gizlemek, reddetmek ve inanmamak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek anlamına gelir. Şeriat dilinde ise Allah'ın birliğini ve peygamberlerin getirdiklerini örtmek, yani inkar etmek demektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, Allah'ın ayetlerini kabul etmeyip üzerini örten, gizleyen ve reddeden kimseleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve 'şükr'ün zıttıdır. Allah'ın nimetlerini ve ayetlerini görmezden gelmek, onları inkar etmek ve nankörlük etmek anlamlarını taşır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın açıkça ortaya koyduğu delilleri ve mesajları reddetme eylemini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'küfr'ü 'örtmek' ve 'gizlemek' olarak açıklar. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, hakikati bilmelerine rağmen onu örtbas eden ve kabul etmeyen kişileri mecazi olarak ifade eder."}]},{"word":"كَذَّبُوا۟","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bir şeyi yalan saymak, doğru olmadığını iddia etmek ve asılsız olduğunu söylemek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-z-b kökü, doğru olanın aksini söylemek veya bir şeyi yalan olarak nitelemek demektir. Ayetteki 'kezzebû bi-âyâtinâ' ifadesi, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak onların hakikatini reddedenleri anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-z-b, bir haberin veya bilginin gerçekle örtüşmediğini iddia etmektir. Kur'an'da genellikle peygamberlerin getirdiği mesajları veya Allah'ın ayetlerini yalanlamak şeklinde kullanılır. Bu ayette, inkar edenlerin aynı zamanda Allah'ın ayetlerini de yalanladıkları vurgulanır, bu da inkarın bir tezahürüdür."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tekzîb'in sadece yalan söylemek değil, aynı zamanda bir şeyi yalan olarak kabul etmek ve reddetmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kezzebû' fiili, Allah'ın ayetlerinin doğruluğunu kabul etmeyip onları asılsız sayma eylemini ifade eder."}]},{"word":"أَصْحَـٰبُ","root":"ص ح ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Bir şeye sahip olanlar, bir şeyle birlikte bulunanlar veya bir şeyin ehli olanlar anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-h-b kökü, bir şeye eşlik etmek, birlikte bulunmak veya bir şeye sahip olmak anlamlarına gelir. 'Ashâbu'l-nâr' ifadesi, cehennemin ehli olanlar, cehennemle birlikte bulunacak olanlar ve cehennemin sakinleri demektir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sahib' kelimesinin bir şeyle sürekli beraber olan veya bir şeye malik olan kişi için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ashâbu'n-nâr' tabiri, cehennemin kendilerine ait olduğu veya cehennemde sürekli kalacak olan kimseleri ifade eder."}]},{"word":"ٱلنَّارِ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Ateş, cehennem ateşi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-v-r kökü, ışık ve aydınlık anlamına gelirken, 'nâr' kelimesi bu kökten türeyerek yakıcı ateşi ifade eder. Kur'an'da genellikle ahiretteki azap yeri olan cehennem ateşi için kullanılır. Ayetteki 'en-nâr' ifadesi, inkar edenlerin ve yalanlayanların varacağı nihai azap yerini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nâr' kelimesini bilinen ateş olarak açıklar. Kur'an'daki kullanımıyla, bu ayetteki 'nâr' kelimesi, ahiretteki azap ateşi olan cehennemi kasteder."}]},{"word":"خَـٰلِدُونَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebedi olarak kalacaklar, sonsuza dek ikamet edecekler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-l-d kökü, bir şeyin uzun süre kalması, devam etmesi ve yok olmaması anlamına gelir. 'Hâlidûn' ise, bir yerde ebediyen kalacak olanları ifade eder. Ayetteki kullanımı, cehennem ehlinin azabının kesintisiz ve sonsuz olacağını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hulûd'un, bir şeyin uzun bir süre kalması veya sonsuza dek devam etmesi olduğunu belirtir. Kur'an'da cennet ve cehennem ehli için kullanıldığında, bu durumun ebedi ve kesintisiz olduğunu ifade eder. Bu ayette, inkar edenlerin cehennemdeki kalışlarının sonsuzluğunu pekiştirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hulûd'un, bir şeyin kalıcı olması ve son bulmaması anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'hâlidûn' kelimesi, cehennemde kalacak olanların bu durumlarının geçici değil, ebedi olacağını kesin bir dille ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/39*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/39*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
