# Bakara Sûresi, 58. Âyet (2:58)

> وَإِذْ قُلْنَا ٱدْخُلُوا۟ هَـٰذِهِ ٱلْقَرْيَةَ فَكُلُوا۟ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا۟ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَـٰيَـٰكُمْ ۚ وَسَنَزِيدُ ٱلْمُحْسِنِينَ

*Ve-iż kulne-dḣulû hâżihi-lkaryete fekulû minhâ hayśu şi/tum raġaden vedḣulu-lbâbe succeden vekûlû hittatun naġfir lekum ḣatâyâkum(c) vesenezîdu-lmuhsinîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/58

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","tovbe","af-hosgoru","sukur"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِذْ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":2,"surface":"قُلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedik"},{"position":3,"surface":"ٱدْخُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":4,"surface":"هَـٰذِهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, ism-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":5,"surface":"ٱلْقَرْيَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ي","rootLatin":"q-r-y","lemma":"قَرْيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra gelen bedel olduğu için mansûb","gloss":"şehir"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"كُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"أ-ك-ل","rootLatin":"ʾ-k-l","lemma":"أَكَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"yiyin"},{"position":7,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr, zamir olduğu için mebnî","gloss":"ondan"},{"position":8,"surface":"حَيْثُ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَيْثُ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"nerede"},{"position":9,"surface":"شِئْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dilediniz"},{"position":10,"surface":"رَغَدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-غ-د","rootLatin":"r-ġ-d","lemma":"رَغَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bol bol"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"ٱدْخُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":12,"surface":"ٱلْبَابَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ب","rootLatin":"b-w-b","lemma":"بَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kapı"},{"position":13,"surface":"سُجَّدًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ج-د","rootLatin":"s-j-d","lemma":"سَاجِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"secde ederek"},{"position":14,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":14,"surface":"قُولُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"deyin"},{"position":15,"surface":"حِطَّةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ط-ط","rootLatin":"ḥ-ṭ-ṭ","lemma":"حِطَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mekûl-i kavl (sözün içeriği) olduğu için merfû","gloss":"bağışla"},{"position":16,"surface":"نَّغْفِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ġ-f-r","lemma":"غَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiile cevap olduğu için meczûm","gloss":"bağışlarız"},{"position":17,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":17,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr, zamir olduğu için mebnî","gloss":"sizin"},{"position":18,"surface":"خَطَـٰيَـٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"خ-ط-أ","rootLatin":"ḫ-ṭ-ʾ","lemma":"خَطِيئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hatalarınızı"},{"position":18,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr, zamir olduğu için mebnî","gloss":"sizin"},{"position":19,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":19,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yakında"},{"position":19,"surface":"نَزِيدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ز-ي-د","rootLatin":"z-y-d","lemma":"زَادَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"artırırız"},{"position":20,"surface":"ٱلْمُحْسِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-س-ن","rootLatin":"ḥ-s-n","lemma":"مُحْسِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"iyilik yapanları"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bakara 58. ayet, İsrailoğulları'na belirli bir şehre girerken uymaları gereken emirleri ve bu emirlere uymaları halinde elde edecekleri mükafatı bildirmektedir. Ayet, itaat, tevazu ve bağışlanma temalarını 'karye', 'ragaden', 'sücceden' ve 'hıttatun' gibi anahtar kavramlar üzerinden işlemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْقَرْيَةَ","root":"ق ر ي","rootLatin":"k-r-y","meaning":"Burada, İsrailoğulları'nın girmesi emredilen belirli bir yerleşim yerini, şehri veya kasabayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Karye (قرية), insanların toplandığı yerleşim yeri anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, İsrailoğulları'nın girmesi emredilen, içinde yaşanılan ve belirli bir topluluğu barındıran bir şehri veya kasabayı işaret eder. Bu, sadece bir yer değil, aynı zamanda orada yaşayan insanlarla birlikte anılan bir mekandır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Karye (قرية) kelimesi, Kur'an'da hem 'şehir' hem de 'şehir halkı' anlamında mecazi olarak kullanılır. Bu ayette 'şehre girin' ifadesiyle kastedilen, şehrin kendisine ve dolayısıyla orada yaşayanlara yöneliktir, yani o şehre yerleşmeleri ve oradaki nimetlerden faydalanmaları emredilmiştir."}]},{"word":"رَغَدًا","root":"ر غ د","rootLatin":"r-ğ-d","meaning":"Bolca, genişlik içinde, rahat ve sıkıntısız bir şekilde yemeği ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ragaden (رغدًا), genişlik ve bolluk içinde, dilediği gibi, herhangi bir kısıtlama olmaksızın yemeği ifade eder. Ayetteki bağlamda, İsrailoğulları'na vaat edilen şehrin nimetlerinden serbestçe ve bolca faydalanma izni verilmiştir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ragd (رغد), hayatın genişliği, bolluk ve rahatlık anlamına gelir. 'Fekulû minhâ hayşu şi'tüm ragaden' (فَكُلُوا۟ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا) ifadesi, onlara verilen nimetlerin sınırsız ve zahmetsiz olduğunu, istedikleri yerden ve istedikleri kadar yiyebileceklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ragaden kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına bahşettiği geniş rızık ve rahat yaşamı ifade eder. Bu ayette, İsrailoğulları'na vaat edilen topraklardaki bolluk ve refahın bir göstergesi olarak kullanılmıştır, yani onlara sunulan imkanların sınırsızlığını belirtir."}]},{"word":"سُجَّدًا","root":"س ج د","rootLatin":"s-c-d","meaning":"Tevazu ve boyun eğme haliyle, secde eder vaziyette veya secdeye yakın bir duruşla girmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sücûd (سجود), boyun eğme, tevazu gösterme ve alçak gönüllülükle eğilme anlamına gelir. Ayetteki 'udhulû'l-bâbe sücceden' (ٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا) ifadesi, kapıdan girerken Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve tevazu içinde olmalarını emreder, bu da onların günahlarının affı için bir ön koşuldur."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sücceden (سُجَّدًا), secde edenler veya secdeye yakın bir şekilde eğilenler demektir. Bu emir, İsrailoğulları'nın şehre girerken kibirden uzak, Allah'ın emrine boyun eğmiş bir halde olmalarını, yani manevi bir teslimiyetle hareket etmelerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Secde kavramı, Kur'an'da sadece fiziksel bir eylemden öte, Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve boyun eğme halini ifade eder. Bu ayetteki 'sücceden' ifadesi, İsrailoğulları'nın şehre girerken bu manevi teslimiyet ve tevazu ruhuyla hareket etmelerinin önemini vurgular, bu da onların günahlarının affı için bir zihniyet değişikliğini gerektirir."}]},{"word":"حِطَّةٌ","root":"ح ط ط","rootLatin":"h-t-t","meaning":"Günahlarımızın affını, üzerimizden yükün kaldırılmasını talep eden bir sözdür.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hıttatun (حِطَّةٌ), 'günahlarımızı bizden düşür, affet' anlamına gelir. Bu kelime, İsrailoğulları'nın Allah'tan günahlarının bağışlanmasını talep etmeleri için emredilen bir dua veya niyazdır. Bu, onların tevazu ve pişmanlıklarını ifade etmelerinin bir yoludur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hatt (حط), bir şeyi yukarıdan aşağıya indirmek, düşürmek anlamına gelir. 'Hıttatun' (حِطَّةٌ) ise, 'günahlarımızı üzerimizden indir, affet' manasına gelen bir istiğfar kelimesidir. Ayetteki kullanımı, Allah'tan günah yükünün hafifletilmesini ve bağışlanmayı dilemeyi ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hıttatun (حِطَّةٌ), günahların affedilmesi ve yükün hafifletilmesi talebidir. Bu kelime, İsrailoğulları'nın Allah'a karşı işledikleri hatalardan dolayı pişmanlıklarını ve af dileklerini dile getirmeleri için bir emir olarak verilmiştir. Bu, onların manevi arınma sürecinin bir parçasıdır."}]},{"word":"نَّغْفِرْ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Günahları örtmek, bağışlamak ve affetmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafr (غفر), bir şeyi örterek onu korumak anlamına gelir. Allah'ın 'ğafûr' olması, kullarının günahlarını örtmesi ve onları cezalandırmaması demektir. Ayetteki 'nağfir lekum' (نَّغْفِرْ لَكُمْ) ifadesi, İsrailoğulları'nın 'hıttatun' demeleri ve tevazu göstermeleri karşılığında Allah'ın onların hatalarını bağışlayacağını vaat ettiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ğufrân (غفران), günahların affedilmesi ve silinmesi demektir. Bu ayetteki 'nağfir' (نَّغْفِرْ) fiili, Allah'ın kullarının günahlarını tamamen ortadan kaldıracağını ve onlara merhamet edeceğini belirtir. Bu, ilahi bir lütuf ve vaattir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Ğufrân kavramı, Kur'an'da Allah'ın kullarına karşı olan merhametinin ve affediciliğinin temel bir ifadesidir. Bu ayette, belirli şartlara (tevazu ve af dileme) uyulması halinde Allah'ın günahları bağışlayacağı açıkça belirtilerek, ilahi adalet ve merhamet arasındaki denge vurgulanır."}]},{"word":"ٱلْمُحْسِنِينَ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"İyilik yapanlar, güzel işler yapanlar ve Allah'a karşı görevlerini en güzel şekilde yerine getirenlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İhsan (إحسان), bir şeyi güzel yapmak, iyilikte bulunmak ve Allah'a sanki onu görüyormuş gibi ibadet etmektir. 'el-Muhsinîn' (ٱلْمُحْسِنِينَ) ise, bu vasıflara sahip olan, yani hem amellerini güzel yapan hem de başkalarına iyilik eden kimselerdir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın bu kişilere mükafatını artıracağı vaat edilmiştir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Muhsin (محسن), ihsan sahibi olan, yani hem kendi nefsine hem de başkalarına karşı iyilik yapan kişidir. Bu ayette, Allah'ın emrine itaat eden, tevazu gösteren ve af dileyenlerin yanı sıra, genel olarak iyilik yapanların mükafatlarının artırılacağı belirtilerek, iyiliğin evrensel değeri vurgulanmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İhsan kavramı, Kur'an'da sadece ahlaki bir erdem değil, aynı zamanda Allah'a karşı en üst düzeyde bir bilinç ve sorumlulukla hareket etmeyi ifade eder. 'el-Muhsinîn' (ٱلْمُحْسِنِينَ), bu bilinçle hareket eden, hem ibadetlerinde hem de sosyal ilişkilerinde mükemmelliği arayan kişilerdir ve bu nedenle Allah'ın özel lütfuna mazhar olurlar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara suresi 58. ayetinde*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara suresi 58. ayetinde*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara sûresi 58. âyette*
- **Terzi Baba (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara sûresi 58. âyette*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara Suresi 58. Ayet*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara suresi 58. ayetinde*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara Suresi 58. Ayet*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara Suresi 58. Ayet*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
