# Bakara Sûresi, 6. Âyet (2:6)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

*İnne-lleżîne keferû sevâun ‘aleyhim eenżertehum em lem tunżirhum lâ yu/minûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/6

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","hidayet-dalalet","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":4,"surface":"سَوَآءٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-و-ي","rootLatin":"s-w-y","lemma":"سَوَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"birdir"},{"position":5,"surface":"عَلَيْهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerlerine"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"ءَأَنذَرْتَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mi"},{"position":6,"surface":"أَنذَرْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"أَنذَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyardın"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":7,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":8,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"تُنذِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"أَنذَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Lem edatıyla meczûm olduğu için meczûm","gloss":"uyarırsın"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamza-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"inanmazlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bakara Suresi'nin 6. ayeti, inkar edenlerin (kâfirûn) hakikate karşı direnişini ve bu direnişin uyarılarla (inzâr) değişmeyeceğini vurgular. Ayet, imanın (îmân) sadece bilgiyle değil, aynı zamanda kalbî bir kabulle gerçekleştiğini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar edenler, hakikati örtenler, nankörlük edenler anlamına gelir ve burada Allah'ın birliğini ve peygamberin mesajını reddedenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamındadır. Çiftçiye 'kâfir' denmesi de tohumu toprağa gömdüğü içindir. Dini bağlamda ise, Allah'ın nimetlerini veya hakikati örtmek, gizlemek ve dolayısıyla inkar etmek anlamına gelir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberin getirdiği mesajı bilerek reddeden, üzerini örten kişileri tanımlar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kelimesi, Arapçada bir şeyi gizlemek, örtmek manasına gelir. Kur'an'da ise bu kelime, Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri gizleyen, reddeden ve bu suretle nankörlük eden kimseler için kullanılır. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, bu kişilerin hakikati bilmelerine rağmen onu kabul etmeyip üzerini örtme eylemini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr' kavramı, Kur'an'da 'şükür' kavramının zıttı olarak ortaya çıkar. Şükür, Allah'ın nimetlerini tanımak ve karşılık vermek iken, küfr bu nimetleri inkar etmek, görmezden gelmek ve nankörlük etmektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, sadece bir inançsızlığı değil, aynı zamanda Allah'ın lütuflarına karşı bir nankörlüğü ve hakikati bilerek reddetmeyi de içerir."}]},{"word":"سَوَآءٌ","root":"س و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"Eşit, denk, aynı anlamlarına gelir ve burada uyarıp uyarmamanın sonuç açısından bir fark yaratmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-v-y kökü, bir şeyin düzgün, eşit ve dengeli olması anlamına gelir. 'Sevâun' ise iki şeyin birbirine denk olması, aralarında fark olmaması durumunu ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, inkar edenler için uyarıp uyarmamanın sonuç itibarıyla aynı olduğunu, yani onların iman etmeyeceklerini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sevâ, bir şeyin diğerine denk olması, eşit olmasıdır. Bu eşitlik, hem nicelik hem de nitelik açısından olabilir. Ayetteki 'sevâun aleyhim' ifadesi, uyarı eyleminin varlığı ile yokluğunun, inkar edenlerin iman etme potansiyeli açısından hiçbir fark yaratmadığını, her iki durumun da onlar için aynı sonucu doğurduğunu vurgular."}]},{"word":"أَنذَرْتَهُمْ","root":"ن ذ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Uyarmak, korkutmak, gelecekteki bir tehlikeye karşı ikaz etmek anlamına gelir ve burada peygamberin inkar edenlere yaptığı uyarıları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-z-r kökü, bir şeyi önceden haber vermek, korkutmak ve sakındırmak anlamındadır. 'İnzâr', gelecekteki bir azaba veya kötü bir sonuca karşı uyarıda bulunmaktır. Ayetteki 'enzertahum' ifadesi, peygamberin inkar edenlere Allah'ın azabıyla ve ahiret sorumluluğuyla ilgili yaptığı uyarıları, onları bu kötü sondan sakındırma çabasını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"İnzâr, bir şeyi haber vererek korkutmaktır. Bu, genellikle gelecekteki bir tehlikeye karşı yapılan bir uyarıdır. Ayetteki 'enzertahum' kelimesi, peygamberin inkar edenlere yönelik, ahiret azabı ve Allah'ın gazabı gibi konularda yaptığı uyarıları, onları bu akıbetten sakındırma gayretini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'inzâr' kavramının sadece korkutmak değil, aynı zamanda doğru yolu göstermek ve sorumluluk bilinci aşılamak olduğunu belirtir. Ayetteki 'enzertahum' ifadesi, peygamberin inkar edenlere karşı sadece bir tehdit değil, aynı zamanda bir rehberlik ve onları doğruya yönlendirme çabası olduğunu, ancak bu çabanın onların kalplerindeki inkar perdesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını gösterir."}]},{"word":"تُنذِرْهُمْ","root":"ن ذ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Uyarmak, ikaz etmek anlamına gelir ve 'enzertahum' ile aynı kökten gelerek uyarının yapılmaması durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-z-r kökünden türeyen 'tünzirhum' kelimesi, 'inzâr' fiilinin olumsuzluk ekiyle kullanılmış halidir. Bu, uyarı eyleminin gerçekleşmemesi durumunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, inkar edenlerin kalplerinin mühürlenmiş olması nedeniyle, onlara uyarıda bulunmanın veya bulunmamanın, onların iman etme durumları üzerinde bir etkisi olmadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tünzirhum, 'inzâr' fiilinin muzari formudur ve burada olumsuzluk edatıyla birlikte kullanılarak 'uyarmasan da' anlamını verir. Bu ifade, inkar edenlerin hakikate karşı olan dirençlerinin o kadar güçlü olduğunu gösterir ki, peygamberin uyarılarının varlığı veya yokluğu, onların iman etme kararlarını değiştirmeyecektir."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, güvenmek, tasdik etmek anlamına gelir ve burada Allah'ın birliğine ve peygamberin mesajına inanmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"E-m-n kökü, güvenmek, emin olmak, tasdik etmek anlamlarına gelir. 'İman', kalben tasdik etmek ve dil ile ikrar etmektir. Ayetteki 'yü'minûn' ifadesi, inkar edenlerin kalplerinin mühürlenmiş olması nedeniyle, peygamberin uyarılarına rağmen Allah'a ve O'nun gönderdiği mesaja kalben güvenip tasdik etmeyeceklerini belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İman, kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Bu, sadece bir bilgi değil, aynı zamanda bir teslimiyet ve güven halidir. Ayetteki 'lâ yü'minûn' ifadesi, inkar edenlerin bu teslimiyet ve güven halinden yoksun olduklarını, hakikati bilseler dahi onu kalben kabul etmeyeceklerini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu, 'iman' kavramını sadece bir inanç olarak değil, aynı zamanda Allah'a karşı tam bir güven ve teslimiyet olarak ele alır. Bu, kişinin tüm varlığıyla Allah'a yönelmesi ve O'nun vaatlerine güvenmesidir. Ayetteki 'lâ yü'minûn' ifadesi, inkar edenlerin bu tam güven ve teslimiyetten mahrum olduklarını, dolayısıyla hakikati kabul etme yeteneklerini kaybettiklerini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bak-ara 2-53*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *02/06*
- **Yûsuf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *02/06*
