# Bakara Sûresi, 80. Âyet (2:80)

> وَقَالُوا۟ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامًا مَّعْدُودَةً ۚ قُلْ أَتَّخَذْتُمْ عِندَ ٱللَّهِ عَهْدًا فَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ عَهْدَهُۥٓ ۖ أَمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

*Ve kâlû len temessene-nnâru illâ eyyâmen ma'dûde(ten)(c) kul etteḣażtum ‘inda(A)llâhi ‘ahden felen yuḣlifa(A)llâhu ‘ahdeh(u)(s) em tekûlûne ‘ala(A)llâhi mâ lâ ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/80

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yahudilerin kendilerine sadece sayılı günler ateşin dokunacağı yönündeki iddialarını ele almakta, bu iddiaların Allah katından bir ahde dayanıp dayanmadığını sorgulamakta ve Allah'ın ahdinden dönmeyeceğini vurgulamaktadır. Ayet, bilmeden Allah hakkında konuşmanın tehlikesine dikkat çekmektedir.","keyConcepts":[{"word":"تَمَسَّنَا","root":"م س س","rootLatin":"m-s-s","meaning":"Bu kelime, bir şeye dokunmak, temas etmek, ulaşmak anlamındadır ve ayette ateşin kendilerine dokunmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mess' kelimesinin bir şeye el ile dokunmak veya bir şeyin bir şeye ulaşması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'len temessena' ifadesi, ateşin onlara ulaşmayacağı, dokunmayacağı iddiasını dile getirir ve bu, azabın kendilerine isabet etmeyeceği inancını yansıtır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mess' kelimesinin mecazi olarak bir şeye uğramak, başına gelmek anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, ateşin onlara dokunması, azabın kendilerine isabet etmesi anlamındadır ve Yahudilerin bu azabın süresini sınırlama iddialarını gösterir."}]},{"word":"مَّعْدُودَةً","root":"ع د د","rootLatin":"a-d-d","meaning":"Bu kelime, sayılmış, sayılı, sınırlı anlamına gelir ve ayette ateşin dokunacağı günlerin azlığını ve sınırlı oluşunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ma'dûde' kelimesinin 'sayılı, az' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'eyyâmen ma'dûdeh' ifadesi, Yahudilerin cehennem azabının sadece belirli ve az sayıda gün süreceği yönündeki yanlış inançlarını ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'aded' kökünden türeyen 'ma'dûd' kelimesinin, hem sayılmış hem de azlık ifade eden bir anlam taşıdığını açıklar. Ayetteki kullanımı, Yahudilerin azabın süresini kısıtlayarak kendilerini teselli etme çabalarını vurgular."}]},{"word":"عَهْدًا","root":"ع ه د","rootLatin":"a-h-d","meaning":"Bu kelime, söz, antlaşma, taahhüt anlamına gelir ve ayette Allah ile yapılan bir anlaşmayı veya Allah'tan alınan bir sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ahd' kelimesinin bir şeyi korumak, gözetmek ve bir şeye bağlı kalmak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ettehaztüm inde'llâhi ahden' ifadesi, Yahudilerin Allah'tan, kendilerine azabın sadece sayılı günler dokunacağına dair bir söz alıp almadıkları sorusunu yöneltir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ahd' kavramının Kur'an'da Allah ile insan arasındaki karşılıklı bir taahhüdü ifade ettiğini vurgular. Bu ayette, Yahudilerin iddialarının Allah ile yapılmış gerçek bir ahde dayanıp dayanmadığı sorgulanarak, onların bu konudaki yanılgıları ortaya konulur."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ahd' kelimesinin 'yemin' ve 'sözleşme' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Yahudilerin Allah'tan böyle bir sözleşme veya güvence alıp almadıkları sorusuyla, iddialarının temelsizliğini göstermeyi amaçlar."}]},{"word":"يُخْلِفَ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Bu kelime, sözünden dönmek, caymak, vaadini yerine getirmemek anlamına gelir ve ayette Allah'ın vaadinden dönmeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ihlâf' kelimesinin bir sözü veya vaadi yerine getirmemek, caymak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'fe len yuhlife'llâhu ahdehu' ifadesi, eğer gerçekten Allah'tan bir ahd almış olsalardı, Allah'ın asla sözünden dönmeyeceğini, ancak böyle bir ahdin olmadığını ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ihlâf' fiilinin Kur'an'da genellikle Allah'ın vaatlerinin kesinliğini ve değişmezliğini vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Bu ayette de Allah'ın ahdinden dönmeyeceği vurgusu, Yahudilerin iddialarının Allah'ın vaatleriyle çeliştiğini gösterir."}]},{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bu kelime, bilmek, bilgi sahibi olmak anlamına gelir ve ayette Allah hakkında bilmeden konuşmanın yanlışlığını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'in bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olduğunu belirtir. Ayetteki 'mâ lâ ta'lemûn' ifadesi, Yahudilerin Allah hakkında gerçek bir bilgiye dayanmayan, uydurma iddialarda bulunduklarını ve bu tür sözlerin tehlikesini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in zıddının cehalet olduğunu ve bir şey hakkında kesin bilgiye sahip olmamayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'alâ'llâhi mâ lâ ta'lemûn' ifadesi, Yahudilerin Allah'a karşı, hakkında hiçbir bilgileri olmayan şeyleri isnat ettiklerini ve bunun büyük bir hata olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/80*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/80*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/80-81*
