# Bakara Sûresi, 82. Âyet (2:82)

> وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْجَنَّةِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

*Velleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti ulâ-ike as-hâbu-lcenne(ti)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/82

---

## Tefsir

{"topics":["iman","cennet","ahiret-mukafat"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, iman ve salih amelin cennete götüreceğini ve cennetteki kalıcılığı vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, inanç, salih ameller, cennet ehliyetini ve ebedi ikameti dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun bildirdiklerine kalpten inanmak, güvenmek ve tasdik etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), korkunun zıddı olan emniyetten türemiştir. Kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalbin tam bir teslimiyet ve güvenle tasdikini ifade eder ki bu, salih amellerin temelini oluşturur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman' (أمن), Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a karşı tam bir güven ve teslimiyet halidir. Bu ayetteki kullanımı, kişinin hayatını bu güven üzerine inşa etmesi gerektiğini ve bunun salih amellerle bütünleştiğini gösterir."}]},{"word":"وَعَمِلُوا۟","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi yapmak, icra etmek, fiiliyata dökmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"'Amilû' (عملوا) kelimesi, bir fiili gerçekleştirmek, bir eylemi ortaya koymak anlamına gelir. Ayetteki bağlamda, imanın sadece bir düşünce olarak kalmayıp, hayatın her alanına yansıyan somut davranışlar ve eylemlerle desteklenmesi gerektiğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel' (عمل) kelimesinin Kur'an'da genellikle 'salih' (صالح) kelimesiyle birlikte kullanıldığına dikkat çeker. Bu, amelin sadece bir eylem olmaktan öte, Allah'ın rızasına uygun, iyi ve faydalı bir eylem olması gerektiğini vurgular. Ayetteki 'amelû' ifadesi, imanın pratik hayattaki tezahürünü gösterir."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve Allah'ın rızasına uygun olan işler ve davranışlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salihât (صالحات), 'salah' (صلاح) kökünden gelir ve fesadın (bozukluğun) zıddıdır. İyi, doğru ve faydalı olan her şeyi kapsar. Ayetteki 'salihât' ifadesi, iman edenlerin sadece inanmakla kalmayıp, aynı zamanda topluma ve kendilerine faydalı, Allah'ın emirlerine uygun işler yapmaları gerektiğini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'salih' (صالح) kelimesinin, hem maddi hem de manevi anlamda düzgün, uygun ve iyi olanı ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'salihât', kişinin hem kendi nefsini hem de çevresini ıslah eden, Allah katında makbul olan her türlü hayırlı işi kapsar."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةِ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve gözlerden uzak bahçe; ahirette müminlere vaat edilen ebedi nimet yurdu.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), 'cenne' (جنّ) fiilinden türemiştir ve gizlemek, örtmek anlamına gelir. Ağaçların sık dalları ve yaprakları sebebiyle içindekileri gizlemesinden dolayı bu isim verilmiştir. Ayetteki 'el-Cenneti' ifadesi, müminlere vaat edilen, gözlerden gizli, eşsiz güzelliklere sahip ahiret yurdunu temsil eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, cennetin (جنة) sadece bir bahçe olmadığını, aynı zamanda Allah'ın rızasına ulaşmış kullar için hazırlanmış, her türlü nimetin bulunduğu, ebedi bir ikametgah olduğunu vurgular. Bu ayetteki kullanımı, iman ve salih amellerin nihai ödülü olarak cennetin önemini belirtir."}]},{"word":"خَـٰلِدُونَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Bir yerde sürekli kalmak, ebediyen ikamet etmek, sonsuz olmak.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hâlidûn (خالدون), 'hulûd' (خلود) kökünden gelir ve bir şeyin sonsuza dek kalması, devam etmesi anlamına gelir. Ayetteki 'hâlidûn' ifadesi, cennete girenlerin oradan asla çıkarılmayacağını, nimetler içinde ebediyen kalacaklarını kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hulûd' (خلود) kelimesinin, bir şeyin bozulmadan, değişmeden uzun süre kalması anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da cennet ehli için kullanıldığında, bu kalıcılığın mutlak ve sonsuz olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'hâlidûn', cennetin geçici değil, ebedi bir yurt olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mübteda"},{"position":2,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":3,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"amel işlediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"salih amelleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُولَٰئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Haber olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":6,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sahipleridir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"ٱلْجَنَّةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"cennetin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":9,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun (cennetin)","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":10,"surface":"خَـٰلِدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"h-l-d","lemma":"خَالِد","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"ebedi kalıcılardır","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velleżîne"},{"position":2,"translit":"âmenû"},{"position":3,"translit":"ve'amilû"},{"position":4,"translit":"ssâlihâti"},{"position":5,"translit":"ulâ-ike"},{"position":6,"translit":"as-hâbu"},{"position":7,"translit":"lcenne(ti)(s)"},{"position":8,"translit":"hum"},{"position":9,"translit":"fîhâ"},{"position":10,"translit":"ḣâlidûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/82*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/82*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/82*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/82*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/82*
