# Bakara Sûresi, 88. Âyet (2:88)

> وَقَالُوا۟ قُلُوبُنَا غُلْفٌۢ ۚ بَل لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَلِيلًا مَّا يُؤْمِنُونَ

*Ve kâlû kulûbunâ ġulf(un)(c) bel le'anehumu(A)llâhu bikufrihim fekalîlen mâ yu/minûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/88

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","iman","musrikler"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yahudilerin kalplerinin perdelendiği iddialarını reddederek, bu durumun Allah'ın inkarları sebebiyle onlara lanet etmesinden kaynaklandığını ve bu yüzden çok azının iman ettiğini belirtmektedir. Ayet, kalplerin manevi durumu, ilahi lanet ve imanın azlığı gibi temel kavramlar üzerinden bir eleştiri sunar.","keyConcepts":[{"word":"قُلُوبُنَا","root":"ق ل ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"Ayette, Yahudilerin kendi kalplerinin perdelendiğini iddia ettikleri, manevi idrak merkezleri anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kalp (kalb), bir şeyin özü ve hakikati anlamına gelir. İnsan için kullanıldığında, idrak, akıl ve anlayış merkezi olan latifeyi ifade eder. Ayetteki 'kulûbunâ' ifadesi, Yahudilerin idrak ve anlayış yeteneklerinin kapalı olduğunu, hakikati kavrayamadıklarını ima etmektedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kalb, cismani anlamda kan pompalayan organ olmasının yanı sıra, manevi anlamda idrak, düşünce ve irade merkezi olarak da kullanılır. Ayetteki 'kulûbunâ' ifadesi, Yahudilerin manevi idraklerinin, yani hakikati anlama ve kabul etme yeteneklerinin engellendiğini belirtmek için kullanılmıştır."}]},{"word":"غُلْفٌ","root":"غ ل ف","rootLatin":"ğ-l-f","meaning":"Ayette, kalplerin perdelenmiş, örtülmüş veya kapalı olduğunu ifade eden bir sıfattır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğulf kelimesi, 'ğilâf' kelimesinin çoğuludur ve bir şeyi saran, örten kılıf anlamına gelir. Ayetteki 'kulûbunâ ğulf' ifadesi, Yahudilerin kalplerinin, tıpkı bir kılıfla sarılmış gibi, hakikati idrak etmeye kapalı olduğunu, dolayısıyla peygamberin getirdiği mesajı anlayamadıklarını veya kabul edemediklerini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ğulf, 'ğilâf'tan gelir ve bir şeyin içine konulduğu, onu örten şeydir. Bu bağlamda, kalplerin 'ğulf' olması, onların ilahi mesajı almaktan, anlamaktan ve kabul etmekten mahrum bırakıldığını, sanki bir örtüyle kaplanmış gibi olduğunu mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ğulf' veya benzeri kelimeler, kalbin manevi körlüğünü, hakikate karşı kapalı oluşunu ifade eder. Bu durum, genellikle kişinin kendi seçimiyle veya ilahi bir ceza olarak ortaya çıkar. Ayette Yahudilerin bu iddiaları, aslında onların hakikati reddetme eğilimlerinin bir yansıması olarak sunulur."}]},{"word":"لَّعَنَهُمُ","root":"ل ع ن","rootLatin":"l-'-n","meaning":"Allah'ın, inkarları sebebiyle Yahudileri rahmetinden uzaklaştırması, kovması ve onlara gazap etmesi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Lanet (la'n), uzaklaştırmak ve kovmak anlamına gelir. Allah'tan lanet, rahmet ve hayırdan uzaklaştırmaktır. Ayetteki 'le'anehumullâhu' ifadesi, Allah'ın Yahudileri inkarları sebebiyle rahmetinden uzaklaştırdığını, onlara gazap ettiğini ve bu durumun onların manevi körlüklerinin asıl sebebi olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Lanet, Allah'tan geldiğinde rahmetten uzaklaştırma, insanlardan geldiğinde ise beddua ve kınama demektir. Ayetteki ilahi lanet, Yahudilerin inkarları nedeniyle ilahi lütuftan ve doğru yolu bulma imkanından mahrum bırakılmaları anlamına gelir. Bu, onların kalplerinin perdelenmesinin ilahi bir sonucu olarak sunulur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da lanet kavramı, genellikle Allah'ın bir kavme veya kişiye gazap etmesi, onları doğru yoldan saptırması ve rahmetinden uzaklaştırması şeklinde tezahür eder. Bu ayetteki lanet, Yahudilerin inkarları neticesinde ilahi hidayetten mahrum kalmalarının ve kalplerinin hakikate kapanmasının bir ifadesidir."}]},{"word":"بِكُفْرِهِمْ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Yahudilerin Allah'ın ayetlerini ve peygamberini inkâr etmeleri, nankörlük etmeleri sebebiyle anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Küfr, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Dini terim olarak ise, Allah'ın varlığını, birliğini, peygamberlerini veya indirdiği hükümleri inkâr etmek demektir. Ayetteki 'biküfrihim' ifadesi, Yahudilerin Allah'ın lanetine uğramalarının temel sebebinin, hakikati bile bile reddetmeleri ve nankörlük etmeleri olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Küfr, imanın zıddıdır ve hakikati örtmek, gizlemek anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'biküfrihim', Yahudilerin peygamberin getirdiği hakikatleri ve Allah'ın ayetlerini bile bile inkâr etmeleri, nankörlük etmeleri ve bu yüzden ilahi rahmetten uzaklaştırılmaları anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da küfr, sadece inanmamak değil, aynı zamanda Allah'ın lütuflarına karşı nankörlük etmek ve hakikati bile bile reddetmek anlamlarını da taşır. Bu ayetteki 'biküfrihim', Yahudilerin bilinçli bir şekilde hakikati inkâr etmelerinin, onların kalplerinin perdelenmesine ve ilahi lanete maruz kalmalarına yol açtığını gösterir."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"'-m-n","meaning":"Allah'a, peygamberine ve getirdiği mesaja inanmak, tasdik etmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (îmân), tasdik etmek, güvenmek ve emniyet içinde olmak anlamına gelir. Allah'a iman, O'nun varlığını, birliğini ve peygamberleri aracılığıyla gönderdiği mesajları kalben tasdik etmek ve dil ile ikrar etmektir. Ayetteki 'yü'minûne' ifadesi, Yahudilerin çok azının bu hakikatlere inanıp tasdik ettiğini, çoğunluğunun ise inkârda ısrar ettiğini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İman, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve sadece zihinsel bir kabul değil, aynı zamanda kalbi bir tasdik ve ameli bir bağlılığı da içerir. Ayetteki 'kalîlen mâ yü'minûne' ifadesi, Yahudilerin büyük çoğunluğunun, kalplerinin perdelenmesi ve ilahi lanet sebebiyle gerçek imana ulaşamadığını, sadece yüzeysel veya eksik bir inanca sahip olduklarını ima eder."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Ve"},{"position":2,"translit":"kâlû"},{"position":3,"translit":"kulûbunâ"},{"position":4,"translit":"ġulf(un)(c)"},{"position":5,"translit":"bel"},{"position":6,"translit":"le'anehumu(A)llâhu"},{"position":7,"translit":"bikufrihim"},{"position":8,"translit":"fekalîlen"},{"position":9,"translit":"mâ"},{"position":10,"translit":"yu/minûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"قُلُوبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kalplerimiz","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":3,"surface":"غُلْفٌۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ل-ف","rootLatin":"gh-l-f","lemma":"غُلْف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"perdelidir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":4,"surface":"بَل","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَل","form":"-","features":{},"irabReason":"İbtidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"hayır","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"لَّعَنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ع-ن","rootLatin":"l-'-n","lemma":"لَعَنَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"lanetledi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"nedeniyle","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"كُفْرِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كُفْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"inkarları","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":8,"surface":"قَلِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ق-ل-ل","rootLatin":"q-l-l","lemma":"قَلِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak veya Hâl olduğu için mansûb","gloss":"pek az","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak (nâib)"},{"position":9,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Zâide","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Zâide harf olduğu için mebnî","gloss":"ki","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":10,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ا-م-ن","rootLatin":"'-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"inanırlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *2/88*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/88*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *2/88*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *2/88*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *2/88*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/88*
- **Kelime-i Lûtiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *2/88*
