# Bakara Sûresi, 95. Âyet (2:95)

> وَلَن يَتَمَنَّوْهُ أَبَدًۢا بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّـٰلِمِينَ

*Velen yetemennevhu ebeden bimâkaddemet eydîhim(k) va(A)llâhu ‘alîmun bi-zzâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/95

---

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","hesap-mizan","kufur-sirk","adalet"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yahudilerin ölümü asla temenni etmeyeceklerini, bunun sebebinin ise kendi elleriyle işledikleri günahlar olduğunu ve Allah'ın zalimleri hakkıyla bildiğini ifade etmektedir. Ayet, 'temenni', 'takdim' ve 'zulüm' kavramları üzerinden derin bir ahlaki ve ilahi adalet mesajı taşır.","keyConcepts":[{"word":"يَتَمَنَّوْهُ","root":"م ن ي","rootLatin":"m-n-y","meaning":"Ölümü veya bir şeyi arzu etmek, istemek, dilemek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Temenni (منى), bir şeyin olmasını istemek, arzu etmek demektir. Ayetteki 'len yetemennevhu' ifadesi, Yahudilerin işledikleri günahlar sebebiyle ölümü asla temenni etmeyeceklerini, çünkü ölümün kendileri için bir kurtuluş değil, aksine yaptıklarının karşılığını bulacakları bir başlangıç olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Temenni (منى) kelimesi, burada 'ölümü dilemek' anlamında kullanılmıştır. Yahudilerin, peygamberleri öldürme ve Allah'ın ayetlerini inkâr etme gibi büyük günahları nedeniyle, ölümle karşılaşacakları azaptan korktukları için ölümü asla arzu etmeyecekleri mecazi bir anlatımdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'temenni' kavramının Kur'an'da genellikle gerçekleşmesi zor veya imkansız olan bir şeyi arzu etme anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, Yahudilerin kendi günahları yüzünden ölümü temenni etme cesaretini bulamayacakları, çünkü ölümün onlar için bir kurtuluş değil, bir ceza başlangıcı olacağı vurgulanır."}]},{"word":"قَدَّمَتْ","root":"ق د م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Öne sürmek, takdim etmek, önceden yapmak, işlemek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kaddemet (قدمت) fiili, 'önceden işledikleri, yaptıkları' manasına gelir. Ayetteki 'bima kaddemet eydihim' ifadesi, Yahudilerin kendi elleriyle işledikleri günahları, yani Allah'a karşı geldikleri ve peygamberlere düşmanlık ettikleri amelleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Takdim (قدم) kelimesi, bir şeyi öne geçirmek, önce yapmak demektir. Burada 'ellerinin takdim ettiği' ifadesi, mecazi olarak kişinin kendi iradesiyle işlediği fiilleri, yani günahları ve kötü amelleri anlatır. Bu ameller, ahirette kişinin önüne çıkacak olan şeylerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takdim' fiilinin Kur'an'da genellikle kişinin ahiret için önceden gönderdiği amelleri ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, Yahudilerin dünyada işledikleri kötü amellerin, ahirette karşılaşacakları azabın sebebi olduğunu ve bu yüzden ölümü temenni edemeyeceklerini vurgular."}]},{"word":"أَيْدِيهِمْ","root":"ي د ي","rootLatin":"y-d-y","meaning":"El, güç, kudret, fiil ve amel anlamlarına gelir; burada mecazi olarak kişinin kendi iradesiyle yaptığı işleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Yed (يد) kelimesi, Kur'an'da sadece fiziksel el anlamında değil, aynı zamanda güç, kudret ve kişinin kendi iradesiyle yaptığı işler anlamında da kullanılır. 'Bima kaddemet eydihim' ifadesi, Yahudilerin kendi elleriyle, yani kendi iradeleriyle işledikleri günahları ve kötü amelleri kasteder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El (يد) kelimesi, mecazi olarak kişinin fiil ve amelini ifade eder. Ayetteki kullanımında, Yahudilerin kendi seçimleri ve eylemleri sonucunda ortaya çıkan günahları ve bu günahların getireceği sonuçları vurgulamak için kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'el' (yed) kavramının Kur'an'da sıkça 'güç', 'iktidar' ve 'eylem' anlamlarında mecazi olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'ellerinin takdim ettiği' ifadesi, Yahudilerin kendi iradeleriyle işledikleri kötü fiillerin sorumluluğunu ve bu fiillerin ahiretteki karşılığını vurgular."}]},{"word":"الظَّـٰلِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Zulmedenler, haksızlık edenler, haddi aşanlar, Allah'ın sınırlarını çiğneyenler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak demektir. Allah'a şirk koşmak, peygamberleri yalanlamak ve insanlara haksızlık etmek en büyük zulümdür. Ayetteki 'zalimin' ifadesi, Allah'ın emirlerine karşı gelerek kendilerine ve başkalarına haksızlık eden Yahudileri kasteder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Zulüm (ظلم), karanlık ve haksızlık anlamlarına gelir. Zalimler, Allah'ın nurundan uzaklaşmış, haksızlık ve günahlarla karanlığa gömülmüş kimselerdir. Allah'ın zalimleri bilmesi, onların yaptıklarının karşılığını eksiksiz vereceği anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulüm' kavramının Kur'an'da sadece haksızlık yapmak değil, aynı zamanda Allah'ın koyduğu sınırları aşmak ve O'nun hakkını ihlal etmek anlamında da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki zalimler, Allah'ın ayetlerini inkâr eden ve peygamberlere karşı gelen Yahudilerdir ve Allah onların bu zulümlerini hakkıyla bilmektedir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velen"},{"position":2,"translit":"yetemennevhu"},{"position":3,"translit":"ebeden"},{"position":4,"translit":"bimâ"},{"position":5,"translit":"kaddemet"},{"position":6,"translit":"eydîhim(k)"},{"position":7,"translit":"va(A)llâhu"},{"position":8,"translit":"’alîmun"},{"position":9,"translit":"bi-zzâlimîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf ve Nasb Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"لَن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Nasb harfi olduğu için mebnî","gloss":"asla","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nasb edatı"},{"position":2,"surface":"يَتَمَنَّوْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ن-ي","rootLatin":"m-n-y","lemma":"تَمَنَّى","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'لَن' ile mansûb","gloss":"dileyecekler","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"أَبَدًۢا","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ا-ب-د","rootLatin":"a-b-d","lemma":"أَبَد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"asla, ebediyen","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"قَدَّمَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"قَدَّمَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işledi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"أَيْدِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"elleri","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":8,"surface":"عَلِيمٌۢ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"bilendir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"zalimler","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/95*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/95*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/94-95*
- **Câsiye Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/94-95*
