# Tâhâ Sûresi, 101. Âyet (20:101)

> خَـٰلِدِينَ فِيهِ ۖ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ حِمْلًا

*Ḣâlidîne fîh(i)(s) vesâe lehum yevme-lkiyâmeti himlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/101

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde günahkarların karşılaşacağı ebedi azabı ve bu azabın bir yük olarak tasvir edilişini vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu ebediyet ve ağırlık kavramlarını derinleştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebediyen kalacaklar, sürekli bulunacaklar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halid kelimesi, bir şeyin bozulmadan ve değişmeden kalması, devam etmesi anlamındadır. Ayetteki 'hâlidîn' ifadesi, günahkarların azap içinde kesintisiz ve sonsuz bir şekilde kalacaklarını belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hulûd, bir yerde uzun süre kalmak veya ebediyen kalmak demektir. Bu ayetteki kullanımı, kıyamet günündeki azabın süresinin sonsuzluğunu ve kesintisizliğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hulûd' kavramının Kur'an'da genellikle ahiret hayatının ebediliği bağlamında kullanıldığını belirtir. Burada da günahın sonucunun kalıcı ve sonsuz olduğunu vurgular."}]},{"word":"وَسَآءَ","root":"س و ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Ne kötü oldu, ne fena oldu anlamında bir yergi ve kınama fiilidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sâe fiili, bir şeyin çirkin, kötü veya hoşa gitmeyen bir durumda olduğunu ifade eder. Ayetteki 'vesâe' ifadesi, kıyamet günündeki yükün (azabın) ne kadar kötü ve dayanılmaz olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sâe, mecazi olarak bir şeyin şiddetini ve kötülüğünü belirtmek için kullanılır. Burada, kıyamet günündeki azabın ağırlığını ve dehşetini ifade eden bir istiare olarak yer alır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sâe fiili, zem (kınama) ve taaccüb (şaşırma/hayret etme) anlamlarını taşır. Ayette, günahkarların taşıyacağı yükün kötülüğüne ve dehşetine dikkat çekmek için kullanılmıştır."}]},{"word":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Diriliş günü, insanların Allah huzurunda ayağa kalkacağı gün anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kıyâmet, insanların kabirlerinden kalkıp Allah'ın huzurunda duracakları gün olarak tanımlanır. Ayette, bu günün dehşetini ve hesap verme anını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kıyâmet, insanların diriltilip ayağa kalktıkları ve hesap vermek üzere toplandıkları günün adıdır. Ayette, bu günün kesinliğini ve kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kıyâmet' kavramının Kur'an'da kozmik bir yıkım ve ardından gelen yeni bir düzenin başlangıcı olarak merkezi bir rol oynadığını belirtir. Bu ayette, günahkarların bu yeni düzende karşılaşacakları akıbeti ifade eder."}]},{"word":"حِمْلًا","root":"ح م ل","rootLatin":"h-m-l","meaning":"Yük, ağırlık, taşınan şey anlamına gelir; burada günahın ve azabın ağırlığını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hıml, bir şeyin taşınması veya yüklenmesi anlamına gelir. Ayetteki 'hımlen' kelimesi, günahların ve bu günahların getireceği azabın manevi bir yük olarak omuzlanacağını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hıml, mecazi olarak bir sorumluluğu veya bir günahın ağırlığını ifade etmek için kullanılır. Burada, kıyamet gününde günahkarların taşıyacağı azabın ne kadar ağır ve zorlu olacağını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hıml, hem maddi hem de manevi yükler için kullanılır. Ayette, günahların ve onların sonucunda ortaya çıkan azabın, kişiyi ezen, ağır bir yük olarak tasvir edildiğini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/101*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/101*
