# Tâhâ Sûresi, 104. Âyet (20:104)

> نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا

*Nahnu a'lemu bimâ yekûlûne iż yekûlu emśeluhum tarîkaten in lebiśtum illâ yevmâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/104

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi 104. ayet, kıyamet gününde insanların dünya hayatının kısalığına dair konuşmalarını ve Allah'ın bu konuşmalara olan mutlak bilgisini vurgular. Ayet, özellikle 'bilme', 'söyleme', 'en uygun/akıllı olma' ve 'kalma/eğleşme' kavramları üzerinden ahiret bilincini ve dünya hayatının geçiciliğini işler.","keyConcepts":[{"word":"أَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi en iyi bilen olduğunu ifade eden, üstünlük bildiren bir sıfattır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmektir. 'A'lem' (أعلم) ise, bir şeyi diğerlerinden daha iyi bilmek anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanların kıyamet günündeki konuşmalarının ve dünya hayatına dair algılarının iç yüzünü, onların kendilerinden bile daha iyi bildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesidir. 'A'lem' (أعلم) ise, bu idrakin en üst düzeyde ve eksiksiz olduğunu gösterir. Ayetteki 'نَّحْنُ أَعْلَمُ' ifadesi, Allah'ın kullarının gizli açık tüm sözlerini ve düşüncelerini, onların kendi aralarındaki fısıltılarını dahi tam ve mükemmel bir şekilde bildiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'ilm' (علم) Kur'an'da Allah'ın mutlak ve kuşatıcı bilgisi bağlamında merkezi bir kavramdır. 'A'lem' (أعلم) formu, bu bilginin insan bilgisinden üstünlüğünü ve her şeyi kapsayıcılığını ifade eder. Ayette, insanların dünya hayatının süresi hakkındaki yanılgılarına karşılık, Allah'ın bu konudaki nihai ve doğru bilgisine işaret eder."}]},{"word":"يَقُولُونَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"İnsanların kendi aralarında veya kıyamet gününde dünya hayatının süresi hakkında sarf ettikleri sözleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), dil ile ifade edilen her türlü sözdür. Ayetteki 'يَقُولُونَ' (diyorlar/söylüyorlar) ifadesi, kıyamet gününde insanların dünya hayatının ne kadar kısa sürdüğüne dair şaşkınlıklarını ve bu konudaki karşılıklı konuşmalarını aktarır. Allah, onların bu sözlerini en iyi bilendir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir düşüncenin veya bilginin sözlü olarak dışa vurulmasıdır. Burada 'يَقُولُونَ' fiili, insanların dünya hayatının kısalığına dair kendi aralarındaki tartışmalarını ve yorumlarını ifade eder. Allah, bu sözlerin içeriğini ve ardındaki niyetleri tam olarak bilir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kavl (قول), bir fikri veya haberi sözlü olarak bildirmektir. Ayetteki 'يَقُولُونَ' fiili, ahiret gününde diriltilen insanların dünya hayatının ne kadar kısa sürdüğüne dair birbirlerine söyledikleri sözleri anlatır. Bu sözler, dünya hayatının geçiciliğinin bir itirafıdır."}]},{"word":"أَمْثَلُهُمْ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Topluluk içinde en doğru görüşe sahip olanı, en akıllısı veya en isabetli konuşanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Misl (مثل), bir şeyin benzeri veya dengi demektir. 'Emsel' (أمثل) ise, bir şeyin diğerlerinden daha üstün, daha uygun veya daha doğru olması anlamına gelir. Ayetteki 'أَمْثَلُهُمْ' ifadesi, o topluluk içinde dünya hayatının kısalığını en doğru şekilde idrak eden ve bunu en isabetli biçimde dile getiren kişiyi tanımlar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Misl (مثل), bir şeyin benzeri veya örneğidir. 'Emsel' (أمثل), bir şeyin diğerlerine göre daha iyi, daha doğru veya daha uygun olmasıdır. Ayetteki 'أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً' ifadesi, o günkü insanlar arasında dünya hayatının geçiciliği konusunda en doğru ve isabetli görüşe sahip olanı, yani en akıllı ve basiretli olanı belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'emsel' kelimesinin 'en uygun', 'en doğru' veya 'en akıllı' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, kıyamet gününde dünya hayatının ne kadar kısa sürdüğünü en iyi anlayan ve bunu en doğru şekilde ifade eden kişiyi işaret eder. Bu kişi, diğerlerine göre daha basiretli ve hakikate daha yakın bir idrake sahiptir."}]},{"word":"لَّبِثْتُمْ","root":"ل ب ث","rootLatin":"l-b-s","meaning":"Dünya hayatında veya kabirde ne kadar süre kaldıklarını, eğleştiklerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Lebs (لبث), bir yerde durmak, kalmak veya ikamet etmek anlamına gelir. Ayetteki 'لَّبِثْتُمْ' fiili, insanların dünya hayatında veya kabirde ne kadar süre kaldıklarını sorgulayan bir ifade olarak kullanılır. En akıllı olanları, bu sürenin 'sadece bir gün' gibi çok kısa olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Lebs (لبث), bir yerde beklemek veya durmaktır. Ayetteki 'لَّبِثْتُمْ' fiili, kıyamet gününde insanların dünya hayatının geçiciliğini idrak etmeleriyle birlikte, o hayatta ne kadar az kaldıklarını ifade etmek için kullanılır. Bu, dünya hayatının önemsizliğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Lebs (لبث), bir yerde ikamet etmek, durmak veya beklemek anlamındadır. Ayetteki 'إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا' ifadesi, dünya hayatının veya kabirde geçirilen sürenin kıyamet gününe göre ne kadar kısa ve önemsiz olduğunu vurgular. Bu, insanların dünya hayatına verdikleri değerin anlamsızlığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","hesap-mizan","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"نَّحْنُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha iyi bilen"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"şey"},{"position":4,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Fa'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"söylüyorlar"},{"position":5,"surface":"إِذْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":6,"surface":"يَقُولُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Fa'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"söylüyor"},{"position":7,"surface":"أَمْثَلُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"أَمْثَل","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"en uygunu"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"طَرِيقَةً","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ط-ر-ق","rootLatin":"ṭ-r-q","lemma":"طَرِيقَة","form":"Fa'îleh","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"yol, tarz"},{"position":9,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":10,"surface":"لَّبِثْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ب-ث","rootLatin":"l-b-th","lemma":"لَبِثَ","form":"Fa'ile","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kaldınız"},{"position":11,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstisna harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":12,"surface":"يَوْمًا","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"bir gün"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/104*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/104*
