# Tâhâ Sûresi, 133. Âyet (20:133)

> وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ ۚ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

*Ve kâlû levlâ ye/tînâ bi-âyetin min rabbih(i)(c) eve lem te/tihim beyyinetu mâ fî-ssuhufi-l-ûlâ*

**Meal (Diyanet):** İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/133

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi 133. ayet, müşriklerin peygamberden mucize talebini ve bu talebe karşılık olarak önceki kutsal kitaplardaki delillerin onlara ulaşıp ulaşmadığı sorusunu ele almaktadır. Ayet, 'ayet', 'beyyine' ve 'suhuf' gibi anahtar kavramlar üzerinden ilahi delillerin mahiyetini ve muhatapların bu delillere karşı tutumunu dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"بِـَٔايَةٍ","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Burada, peygamberliğin doğruluğunu kanıtlayan olağanüstü bir delil, bir mucize anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ayet' kelimesinin asıl anlamının 'açık alamet' olduğunu belirtir. Kur'an'da ise hem Allah'ın varlığına ve birliğine delalet eden kozmik işaretler (kainat ayetleri) hem de peygamberlerin doğruluğunu ispatlayan mucizeler için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, peygamberin risaletini tasdik eden harikulade bir delil talebini yansıtır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ayet' kelimesinin 'alamet' ve 'nişan' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bize bir ayet getirseydi ya' ifadesini, 'bize bir alamet, bir delil getirseydi' şeklinde açıklar. Bu, müşriklerin peygamberden, iddialarını destekleyecek somut ve olağanüstü bir kanıt beklentisini vurgular."}]},{"word":"تَأْتِهِم","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Gelmek, ulaşmak, varmak anlamında olup, burada delillerin muhataplara ulaşıp ulaşmadığı sorusunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'etâ' fiilinin 'gelmek' ve 'ulaşmak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'E ve lem te'tihim' (Onlara gelmedi mi?) ifadesi, önceki kitaplardaki delillerin müşriklere ulaşmış olmasına rağmen, onların bu delilleri görmezden gelmelerine veya kabul etmemelerine yönelik bir kınama ve sorgulama içerir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'etâ' fiilinin hem maddi hem de manevi anlamda 'ulaşmak' ve 'varmak' için kullanıldığını açıklar. Bu ayette, 'beyyine'nin (açık delilin) onlara ulaşması, yani bilgi ve kanıt olarak kendilerine sunulmuş olması kastedilir. Bu, onların mazeretlerinin geçersizliğini ortaya koyar."}]},{"word":"بَيِّنَةُ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık delil, kanıt, açıklayıcı belge anlamında olup, önceki kutsal kitaplarda yer alan hakikatleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyyine' kelimesinin 'açıkça ortaya çıkan, apaçık olan delil' anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da genellikle peygamberlerin getirdiği mucizeler, ilahi kitaplardaki açık hükümler ve hakikati gösteren kesin kanıtlar için kullanılır. Bu ayette, önceki kitaplardaki hakikatlerin ve peygamberlik alametlerinin açıkça ortaya konulmuş olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'beyyine'nin 'hak ile batılı ayıran, gerçeği açıklayan delil' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'beyyinetü mâ fi's-suhufi'l-ûlâ' ifadesi, önceki kutsal metinlerdeki açık ve kesin delillerin, yani Tevrat ve İncil gibi kitaplarda Hz. Muhammed'in geleceğine dair işaretlerin ve tevhid inancının açıkça belirtildiğini gösterir."}]},{"word":"ٱلصُّحُفِ","root":"ص ح ف","rootLatin":"s-h-f","meaning":"Yazılı belgeler, sayfalar, kitaplar anlamında olup, burada önceki ilahi kitapları (Tevrat, İncil vb.) ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'sahîfe' kelimesinin 'yazılı sayfa' anlamına geldiğini ve çoğulunun 'suhuf' olduğunu belirtir. Kur'an'da bu kelime, genellikle Hz. İbrahim ve Hz. Musa'ya verilen ilahi metinler gibi önceki kutsal kitaplar için kullanılır. Bu ayette, 'es-suhufi'l-ûlâ' (önceki sahifeler/kitaplar) ifadesiyle Tevrat ve İncil gibi semavi kitaplar kastedilir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'sahîfe'nin 'üzerine yazı yazılan her şey' olduğunu ve 'suhuf'un da bu tür yazılı metinlerin genel adı olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, müşriklerin, kendilerine yeni bir mucize talep ederken, aslında daha önceki peygamberlere indirilen ve kendi dönemlerine kadar ulaşan ilahi kitaplardaki delilleri göz ardı ettiklerini ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ilahi-kitaplar","vahiy-kuran","musrikler","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"لَوْلَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahdîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْلَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"neden olmasın ki/keşke"},{"position":3,"surface":"يَأْتِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَوْلَا'dan sonra geldiği için gizli bir 'en' ile mansûb","gloss":"getirsin"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bize"},{"position":4,"surface":"بِـَٔايَةٍۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"آيَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir mucize"},{"position":5,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"رَّبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rabbi"},{"position":6,"surface":"هِۦٓ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifhâm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"mı"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil mi"},{"position":8,"surface":"تَأْتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatından (لَمْ) sonra geldiği için meczûm","gloss":"gelmedi"},{"position":8,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":9,"surface":"بَيِّنَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيِّنَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"açık delil/belge"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":12,"surface":"ٱلصُّحُفِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ف","rootLatin":"s-h-f","lemma":"صَحِيفَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sahifeler/kitaplar"},{"position":13,"surface":"ٱلْأُولَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"أ-و-ل","rootLatin":"'-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"önceki"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/133*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/133*
