# Tâhâ Sûresi, 15. Âyet (20:15)

> إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ

*İnne-ssâ'ate âtiyetun ekâdu uḣfîhâ lituczâ kullu nefsin bimâ tes'â*

**Meal (Diyanet):** "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi 15. ayet, kıyametin (es-Sâ'ah) kesinliğini ve geliş amacını (cezâ) vurgulamaktadır. Ayet, kıyametin gizli tutulması (uhfîhâ) ve herkesin çabasının (tes'â) karşılığını bulacağı ilkesi üzerine kuruludur.","keyConcepts":[{"word":"ٱلسَّاعَةَ","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-a","meaning":"Bu ayette 'es-Sâ'ah' kelimesi, kıyamet vaktini, yani dünyanın sonunu ve ahiret hayatının başlangıcını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'es-Sâ'ah' kelimesinin aslen bir zaman dilimini ifade ettiğini, ancak Kur'an'da genellikle kıyamet vaktini, yani Allah'ın belirlediği o özel anı kastettiğini belirtir. Bu ayette de 'mutlaka gelecektir' ifadesiyle kıyametin kesinliğine işaret eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'es-Sâ'ah' kelimesinin Kur'an'da üç farklı anlamda kullanıldığını belirtir: birincisi kıyamet, ikincisi ölüm anı, üçüncüsü ise herhangi bir zaman dilimi. Bu ayetteki 'es-Sâ'ah'ın kıyamet olduğunu ve gelişinin kesinliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'es-Sâ'ah' kavramının Kur'an'da sadece bir zaman dilimi olmaktan öte, kozmik bir dönüşüm ve ilahi adaletin tecelli edeceği nihai anı temsil ettiğini açıklar. Bu ayetteki kullanımı, kıyametin kaçınılmazlığını ve ilahi planın bir parçası olduğunu gösterir."}]},{"word":"ءَاتِيَةٌ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bu kelime, kıyametin kesinlikle ve kaçınılmaz bir şekilde geleceğini, vuku bulacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'âtî' kelimesinin 'gelen, vuku bulan' anlamında kullanıldığını ve bu ayette 'es-Sâ'ah' için kullanıldığında, kıyametin gerçekleşmesinin kesinliğini mecazi bir anlatımla pekiştirdiğini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'etâ' fiilinin 'gelmek, ulaşmak' anlamının yanı sıra, 'bir şeyin vuku bulması, gerçekleşmesi' anlamını da taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'âtîyetun' kelimesi, kıyametin sadece geleceğini değil, aynı zamanda kesinlikle gerçekleşeceğini vurgular."}]},{"word":"أُخْفِيهَا","root":"خ ف ي","rootLatin":"h-f-y","meaning":"Bu kelime, kıyametin vaktinin Allah tarafından gizli tutulduğunu, kimseye açıklanmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ahfâ' fiilinin 'gizlemek, saklamak' anlamında kullanıldığını ve bu ayette kıyamet vaktinin gizlenmesinin, insanların gafletten uyanıp hazırlık yapmaları için bir hikmet taşıdığını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hafâ' kökünden türeyen 'uhfîhâ' kelimesinin, bir şeyi başkalarından gizlemek, saklamak anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, kıyametin vaktinin Allah tarafından bilinçli olarak gizli tutulduğunu, bu gizliliğin ilahi bir sır olduğunu vurgular."}]},{"word":"لِتُجْزَىٰ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Bu kelime, kıyametin geliş amacının, herkesin dünyada işlediği amellerin karşılığını görmesi, yani ceza veya mükafatlandırılması olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'cezâ' fiilinin 'karşılık vermek, ödüllendirmek veya cezalandırmak' anlamlarına geldiğini ve bu ayetteki 'li-tüczâ' ifadesinin, kıyametin temel amacının ilahi adaletin tecellisi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'cezâ' kavramının Kur'an'da genellikle yapılan amellerin sonucunu ifade ettiğini ve bu ayetteki 'li-tüczâ'nın, kıyametin bir hesap günü olduğunu, herkesin kendi çabasının karşılığını alacağını vurguladığını belirtir."}]},{"word":"تَسْعَىٰ","root":"س ع ي","rootLatin":"s-a-y","meaning":"Bu kelime, her nefsin dünyada gösterdiği çabayı, gayreti ve amelleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sa'y' kelimesinin 'hızlı yürümek, koşmak' anlamının yanı sıra, 'bir iş için çaba göstermek, gayret etmek' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'tes'â' ifadesi, insanların dünyadaki tüm amellerini, çabalarını ve gayretlerini kapsar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sa'y' kelimesinin hem bedensel hem de zihinsel çabayı ifade ettiğini ve bu ayetteki kullanımının, insanın iradesiyle yaptığı her türlü eylemi ve bu eylemlerin sonucunu kapsadığını açıklar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Kamer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Muhammed Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *20/15*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/15*
