# Tâhâ Sûresi, 39. Âyet (20:39)

> أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ

*Eni-kżifîhi fî-ttâbûti fakżifîhi fî-lyemmi felyulkihi-lyemmu bi-ssâhili ye/ḣużhu ‘aduvvun lî ve'aduvvun leh(u)(c) veelkaytu ‘aleyke mehabbeten minnî velitusne'a ‘alâ ‘aynî*

**Meal (Diyanet):** "Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi 39. ayet, Hz. Musa'nın bebekken nehre bırakılması ve ilahi koruma altına alınması sürecini anlatır. Ayet, 'kısa süreli bırakma/atılma', 'sandık', 'nehir/deniz', 'düşman' ve 'sevgi/muhabbet' gibi anahtar kavramlar üzerinden ilahi takdiri ve peygamberlik hazırlığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱقْذِفِيهِ","root":"ق ذ ف","rootLatin":"k-z-f","meaning":"Bir şeyi bir yere atmak, fırlatmak, bırakmak anlamında olup, burada Hz. Musa'nın sandık içinde nehre bırakılmasını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kazf' kelimesini 'atmak, fırlatmak' olarak açıklar. Ayetteki 'ikzifîhi' ifadesi, Hz. Musa'nın annesine, çocuğu sandığa koyup nehre bırakması emrini vermektedir. Bu, bir şeyi şiddetle veya hızla atmaktan ziyade, bir yere yerleştirip bırakma anlamındadır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kazf' kelimesinin 'bir şeyi uzağa atmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, Hz. Musa'nın sandık içinde nehre bırakılması, annesinden uzaklaştırılması ve ilahi takdire havale edilmesi eylemini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kazf' kelimesinin mecazi olarak 'bırakmak, terk etmek' anlamında kullanılabileceğini ima eder. Ayetteki 'fakzifîhi fi'l-yemmi' ifadesi, Hz. Musa'nın nehre bırakılmasını, yani ilahi korumaya teslim edilmesini anlatır."}]},{"word":"ٱلتَّابُوتِ","root":"ت ب ت","rootLatin":"t-b-t","meaning":"İçine eşya konulan sandık veya kutu anlamında olup, burada Hz. Musa'nın içine konulduğu özel sandığı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tâbût' kelimesini 'içine bir şey konulan sandık' olarak tanımlar. Ayetteki 'fi't-tâbûti' ifadesi, Hz. Musa'nın korunması için özel olarak hazırlanmış bu sandığın önemini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tâbût' kelimesinin genellikle 'ölülerin konulduğu sandık' veya 'kutsal emanetlerin saklandığı sandık' anlamlarına geldiğini belirtir. Ancak bu ayette, Hz. Musa'nın korunması ve taşınması için kullanılan bir sandık olarak geçer, bu da onun özel ve ilahi bir amaç için kullanıldığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'tâbût' kelimesinin 'içine bir şey konulan ve genellikle kilitlenebilen sandık' olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, Hz. Musa'nın güvenli bir şekilde nehirde seyahat etmesini sağlayacak bir kap olarak işlevini açıklar."}]},{"word":"ٱلْيَمِّ","root":"ي م م","rootLatin":"y-m-m","meaning":"Deniz veya büyük nehir anlamında olup, burada Hz. Musa'nın bırakıldığı Nil Nehri'ni ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yem' kelimesinin 'deniz' veya 'büyük nehir' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fi'l-yemmi' ifadesi, Hz. Musa'nın bırakıldığı su kütlesini, yani Nil Nehri'ni kasteder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yem' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'deniz' anlamında kullanıldığını, ancak bu ayetteki bağlamda Mısır'daki büyük nehir olan Nil'i ifade ettiğini belirtir. Bu, kelimenin coğrafi bağlama göre anlam kazandığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yem' kelimesinin 'geniş su kütlesi' anlamına geldiğini ve hem deniz hem de büyük nehirler için kullanılabileceğini açıklar. Ayetteki 'felyülkihi'l-yemmu' ifadesi, nehrin sandığı kıyıya atma eylemini vurgular."}]},{"word":"عَدُوٌّ","root":"ع د و","rootLatin":"a-d-v","meaning":"Düşman, hasım anlamında olup, burada Hz. Musa'ya ve Allah'a düşman olan Firavun'u ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'adüvv' kelimesini 'karşıtlık, düşmanlık besleyen kişi' olarak tanımlar. Ayetteki 'adüvvün lî ve adüvvün lehu' ifadesi, Firavun'un hem Allah'a hem de Hz. Musa'ya karşı olan düşmanlığını açıkça belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'adüvv' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a ve peygamberlerine karşı çıkan, ilahi düzene muhalif olan kişileri ifade ettiğini belirtir. Bu ayette Firavun'un, ilahi planın bir parçası olarak Hz. Musa'yı alması, düşmanlığının ironik bir şekilde ilahi takdire hizmet ettiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'adüvv' kelimesinin 'karşıtlık, zıtlık ve husumet' anlamlarını taşıdığını vurgular. Ayetteki kullanımı, Firavun'un Hz. Musa'yı almasının, onun düşmanlığına rağmen Allah'ın planının bir parçası olduğunu ve bu düşmanlığın gelecekteki çatışmanın temelini oluşturduğunu gösterir."}]},{"word":"مَحَبَّةً","root":"ح ب ب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Sevgi, muhabbet anlamında olup, burada Allah'ın Hz. Musa'ya bahşettiği özel sevgiyi ve onu insanlar tarafından sevilir kılmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'muhabbet' kelimesini 'sevgi, meyil ve arzu' olarak açıklar. Ayetteki 'elkaytü aleyke mehabbeten minnî' ifadesi, Allah'ın Hz. Musa'ya özel bir sevgi bahşettiğini ve bu sevginin onu insanlar tarafından da sevilir kıldığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'muhabbet' kavramının Kur'an'da hem ilahi sevgi hem de insanlar arasındaki sevgi bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'minnî' (benden) ifadesi, bu sevginin doğrudan Allah'tan geldiğini ve Hz. Musa'nın ilahi bir lütuf olarak sevilir kılındığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'muhabbet' kelimesinin 'kalbin bir şeye yönelmesi ve ona meyletmesi' olduğunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu ilahi sevgi, Hz. Musa'nın Firavun'un ailesi tarafından kabul edilmesini ve korunmasını sağlayan önemli bir faktördür."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/38-39*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Vahiy ve Cebrâîl** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/38-39*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/39*
