# Tâhâ Sûresi, 59. Âyet (20:59)

> قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى

*Kâle mev'idukum yevmu-zzîneti veen yuhşera-nnâsu duhâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/59

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi'nin 59. ayeti, Hz. Musa'nın Firavun'a meydan okuyuşunda buluşma zamanını tayin etmesini konu alır. Ayet, 'vaat edilen zaman', 'bayram günü' ve 'kuşluk vakti' gibi kavramlar üzerinden bu önemli karşılaşmanın detaylarını dilbilimsel bir derinlikle aktarır.","keyConcepts":[{"word":"مَوْعِدُكُمْ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Buluşma, randevu veya vaat edilen zaman anlamına gelir ve ayette Hz. Musa'nın Firavun ile karşılaşma için belirlediği zamanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'va'd' kelimesinin hem hayır hem şer için kullanılabileceğini belirtir. 'Mev'id' ise vaat edilen zaman veya yerdir. Ayetteki 'mev'idukum' ifadesi, Firavun ve sihirbazlarla Hz. Musa'nın karşılaşacağı belirli bir zaman dilimini, yani bir randevuyu işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mev'id' kelimesini 'zaman' anlamında kullanır. Ayetteki 'mev'idukum' ifadesi, Firavun'un halkıyla birlikte toplanacağı ve Hz. Musa'nın mucizesini göstereceği özel bir zaman dilimini, yani bir buluşma vaktini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'va'd' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara veya peygamberlere verdiği sözler bağlamında kullanıldığını belirtir. Ancak burada 'mev'id', iki taraf arasında kararlaştırılan bir buluşma zamanı olarak, bir tür 'randevu' anlamını taşır ve bu karşılaşmanın önemini vurgular."}]},{"word":"ٱلزِّينَةِ","root":"ز ي ن","rootLatin":"z-y-n","meaning":"Süs, güzellik veya bayram anlamına gelir ve ayette insanların toplandığı, süslenip kutlama yaptığı özel bir günü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zîne' kelimesinin 'süs' ve 'güzellik' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yevmu'z-zîne' ifadesi, insanların süslenip toplandığı, kutlama yaptığı bir bayram gününü, yani Firavun'un halkı için özel ve önemli bir günü ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zîne' kelimesinin hem maddi hem manevi güzellikleri kapsadığını ifade eder. 'Yevmu'z-zîne' ise, insanların en güzel elbiselerini giyip süslendiği, bir araya geldiği, şenlikli bir günü, yani bir bayramı ifade eder. Bu, Hz. Musa'nın mucizesini en geniş kitleye ulaştırma stratejisinin bir parçasıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zîne' kelimesinin 'ziynet' ve 'süs' anlamlarının yanı sıra, 'bayram' ve 'şenlik' anlamlarına da geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Mısırlıların en büyük bayramlarından birini, yani halkın topluca kutlama yaptığı bir günü ifade eder."}]},{"word":"يُحْشَرَ","root":"ح ش ر","rootLatin":"h-ş-r","meaning":"Toplanmak, bir araya gelmek anlamına gelir ve ayette insanların belirli bir yerde bir araya getirilmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'haşr' kelimesinin 'toplamak' ve 'bir araya getirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'en yuhşera' ifadesi, insanların bayram günü belirli bir yerde toplanmasını, yani Hz. Musa'nın mucizesine şahitlik etmeleri için bir araya getirilmelerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haşr' kelimesini 'bir topluluğu bir yerden başka bir yere sevk etmek' veya 'bir araya getirmek' olarak açıklar. Ayetteki 'yuhşera' fiili, Firavun'un halkının, Hz. Musa'nın meydan okumasına tanık olmak üzere belirli bir alanda toplanmasını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'haşr' kelimesinin Kur'an'da genellikle kıyamet günü insanların toplanması bağlamında kullanıldığını, ancak burada olduğu gibi dünyevi bir topluluğun bir araya gelmesi için de kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki 'yuhşera' fiili, Hz. Musa'nın mucizesinin etkisini artırmak amacıyla halkın geniş çaplı bir şekilde toplanmasını vurgular."}]},{"word":"ضُحًى","root":"ض ح و","rootLatin":"d-h-v","meaning":"Kuşluk vakti, güneşin yükseldiği ve günün aydınlandığı zaman dilimini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'duhâ' kelimesinin 'güneşin yükseldiği ve günün aydınlandığı vakit' olduğunu belirtir. Ayetteki 'duhâ' ifadesi, buluşmanın kuşluk vaktinde, yani günün en aydınlık ve herkesin uyanık olduğu bir zaman diliminde gerçekleşeceğini ifade eder. Bu, olayın herkes tarafından net bir şekilde görülmesini sağlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'duhâ' kelimesinin 'güneşin yükselip yayıldığı, günün aydınlandığı vakit' olduğunu açıklar. Ayetteki 'duhâ' kelimesi, Hz. Musa'nın mucizesini sergileyeceği zamanın, günün en belirgin ve gözle görülür anı olduğunu, böylece kimsenin şüpheye düşmeyeceğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'duhâ' kelimesinin 'güneşin doğuşundan sonraki ilk saatler' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'duhâ' ifadesi, buluşmanın günün erken saatlerinde, insanların henüz yorgun olmadığı ve dikkatlerinin dağılmadığı bir zamanda gerçekleşeceğini, böylece olayın etkisinin daha güçlü olacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"مَوْعِدُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Zaman/Mekân","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"مَوْعِد","form":"Mef'al","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"buluşma zamanı"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":3,"surface":"يَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"günü"},{"position":4,"surface":"ٱلزِّينَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-ي-ن","rootLatin":"z-y-n","lemma":"زِينَة","form":"Fi'le","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ziynet/bayram"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":6,"surface":"يُحْشَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ش-ر","rootLatin":"h-sh-r","lemma":"حَشْر","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı (أَن) ile mansûb","gloss":"toplansın"},{"position":7,"surface":"ٱلنَّاسُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"'-n-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"insanlar"},{"position":8,"surface":"ضُحًى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ح-و","rootLatin":"d-h-w","lemma":"ضُحًى","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"kuşluk vakti"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/59*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/47-76*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/47-76*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/59*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/47-76*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/47-76*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/59*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/59*
