# Tâhâ Sûresi, 6. Âyet (20:6)

> لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ

*Lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi vemâ beynehumâ vemâ tahte-śśerâ*

**Meal (Diyanet):** Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O'nundur.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/20/6

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tâhâ Suresi'nin 6. ayeti, Allah'ın evrensel mülkiyetini ve kudretini vurgulamaktadır. Ayet, göklerde, yerde, ikisi arasında ve toprağın altında bulunan her şeyin O'na ait olduğunu ifade ederek, Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki mutlak egemenliğini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Yücelik ve yükseklik ifade eden, gökler ve sema anlamında kullanılan bu kelime, Allah'ın kudretinin ve mülkiyetinin kapsadığı üst âlemleri belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء) kelimesi, 'yükseklik' ve 'yücelik' anlamlarına gelir. Kur'an'da genellikle 'gök' anlamında kullanılır ve bu ayette çoğul olarak (semâvât) gelmesi, Allah'ın mülkiyetinin sadece bir gökle sınırlı olmadığını, tüm gök katmanlarını kapsadığını gösterir. Bu, Allah'ın yaratma ve hükmetme kudretinin genişliğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Semâvât, 'yüksek olan her şey' anlamındadır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın mülkiyetinin, insanların algılayabildiği veya algılayamadığı tüm yüksek âlemleri kuşattığını mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak egemenliğinin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'semâvât' kavramı, genellikle Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının tecelligâhı olarak sunulur. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın mülkiyetinin sadece yeryüzü ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda tüm kozmik düzeni kapsadığını ve O'nun aşkınlığını vurguladığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Yeryüzü, üzerinde yaşanılan ve Allah'ın mülkiyetinin bir parçası olan mekânı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz (أرض) kelimesi, 'yeryüzü' demektir. Bu ayette 'semâvât' ile birlikte zikredilmesi, Allah'ın mülkiyetinin ve hükümranlığının hem üst âlemleri hem de alt âlemleri, yani tüm kâinatı kapsadığını açıkça belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz, 'yeryüzü' anlamına gelir ve Kur'an'da genellikle 'semâ'nın zıddı olarak kullanılır. Tâhâ 6'da, Allah'ın mülkiyetinin sadece göklerle sınırlı kalmayıp, yeryüzünü ve üzerindeki her şeyi de içine aldığını vurgular. Bu, Allah'ın yaratma ve rızık verme kudretinin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Arz kelimesi, Kur'an'da genellikle 'yaşam alanı' ve 'Allah'ın kudretinin tecelli ettiği yer' olarak geçer. Bu ayetteki bağlamı, Allah'ın mülkiyetinin sadece göklerdeki varlıkları değil, aynı zamanda yeryüzündeki tüm canlı ve cansız varlıkları da kapsadığını, böylece O'nun mutlak egemenliğini pekiştirdiğini gösterir."}]},{"word":"بَيْنَهُمَا","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"İki şeyin arasını, yani gökler ile yer arasındaki boşluğu ve bu alandaki varlıkları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Beyn (بين) kelimesi, 'iki şeyin arası' anlamına gelir. Ayette 'semâvât' ve 'arz' arasında zikredilmesi, Allah'ın mülkiyetinin sadece bu iki ana mekânla sınırlı olmadığını, aynı zamanda aralarındaki tüm boşluğu ve orada bulunan her şeyi de kapsadığını vurgular. Bu, Allah'ın yaratma ve hükmetme kudretinin eksiksizliğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Beyn, 'iki şeyin ortası' demektir. Tâhâ 6'da, gökler ve yer arasındaki tüm varlıkları, yani atmosferi, bulutları, kuşları ve diğer tüm yaratılmışları ifade eder. Bu, Allah'ın mülkiyetinin ve ilminin her yeri kuşattığını, hiçbir şeyin O'nun bilgisi ve kudreti dışında kalmadığını belirtir."}]},{"word":"ٱلثَّرَىٰ","root":"ث ر ي","rootLatin":"s-r-y","meaning":"Toprağın altı, yerin derinlikleri ve orada bulunan her şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Serâ (ثرى) kelimesi, 'nemli toprak' veya 'toprağın altı' anlamına gelir. Ayette 'tahter-serâ' (toprağın altı) şeklinde kullanılması, Allah'ın mülkiyetinin sadece görünen âlemlerle sınırlı kalmayıp, yerin en derin katmanlarını ve orada bulunan her şeyi de kapsadığını gösterir. Bu, Allah'ın ilminin ve kudretinin sınırsızlığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Serâ, 'toprağın nemli ve yumuşak kısmı' veya 'toprağın altı' demektir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın mülkiyetinin ve bilgisinin, yeryüzünün yüzeyinin altında kalan, gözle görülmeyen tüm varlıkları, madenleri, suları ve diğer tüm unsurları da kapsadığını ifade eder. Bu, Allah'ın her şeye mutlak hâkimiyetini pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Serâ, 'yerin derinlikleri' ve 'toprağın içindeki gizli şeyler' anlamındadır. Tâhâ 6'da, Allah'ın mülkiyetinin ve kudretinin, göklerden başlayıp yerin en derin katmanlarına kadar uzandığını, böylece hiçbir şeyin O'nun hükümranlığının dışında kalmadığını gösterir. Bu, Allah'ın her şeyi kuşatan ilmini ve kudretini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'nun"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"şeyler"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"şeyler"},{"position":6,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"şeyler"},{"position":9,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْن","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında"},{"position":9,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ikisi"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"şeyler"},{"position":11,"surface":"تَحْتَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ت-ح-ت","rootLatin":"t-h-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"altında"},{"position":12,"surface":"ٱلثَّرَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ث-ر-و","rootLatin":"th-r-w","lemma":"ثَرَى","form":"-","features":{"number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"toprak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/6*
- **Tâ-Hâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *20/6*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Tâhâ, 20:6*
