# Enbiyâ Sûresi, 101. Âyet (21:101)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا ٱلْحُسْنَىٰٓ أُو۟لَـٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ

*İnne-lleżîne sebekat lehum minnâ-lhusnâ ulâ-ike ‘anhâ mub'adûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/101

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi'nin 101. ayeti, Allah katından kendileri için 'hüsnâ' (en güzeli) takdir edilmiş olanların, cehennemden uzak tutulacaklarını ifade etmektedir. Ayet, ilahi takdirin ve amellerin karşılığının önemini vurgulayarak, kurtuluşa erecek zümreyi tasvir eder.","keyConcepts":[{"word":"سَبَقَتْ","root":"س ب ق","rootLatin":"s-b-q","meaning":"Bu kelime, bir şeyin diğerinden önce gelmesi, geçmesi veya bir konuda öne geçmesi anlamlarını taşır ve burada ilahi takdirin önceliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebaka' fiilinin bir şeyin zaman veya mekân açısından öne geçmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'sebekat lehum' ifadesi, Allah'ın ezelî ilminde ve takdirinde onlar için 'hüsnâ'nın (en güzel akıbetin) önceden belirlenmiş olduğunu, yani ilahi bir lütuf olarak onlara tahsis edildiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sebaka' fiilinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Burada 'sebekat lehum' ifadesi, Allah'ın vaadinin veya takdirinin onlar için gerçekleştiğini, onlara ulaştığını ve bu vaadin diğerlerinden önce geldiğini, yani onların bu vaade layık görüldüğünü ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki zaman ve öncelik kavramlarının ilahi iradeyle ilişkisini inceler. 'Sebaka' fiili, ilahi takdirin ve hükmün önceliğini, yani Allah'ın bir şeyi ezelden belirlemiş olmasını ifade eder. Bu ayette, 'hüsnâ'nın onlar için önceden takdir edilmiş olması, onların bu ilahi lütfa mazhar olduklarını gösterir."}]},{"word":"ٱلْحُسْنَىٰٓ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"En güzel, en iyi olan şey; burada Allah katından gelecek en güzel karşılık ve akıbeti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hüsnâ' kelimesinin 'hasen' (güzel) kelimesinin müennes ve tafdil (üstünlük) kalıbı olduğunu belirtir. Kur'an'da genellikle cennet, güzel akıbet, Allah'ın rızası gibi en güzel karşılıkları ifade etmek için kullanılır. Bu ayette, Allah'ın kendileri için takdir ettiği en güzel mükâfatı, yani cenneti ve ilahi lütfu simgeler."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hüsnâ'nın hem dünyevi hem de uhrevi güzellikleri kapsadığını, ancak Kur'an'da daha çok ahiret güzellikleri ve Allah'ın vaat ettiği en yüce mükâfatlar için kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'el-hüsnâ', Allah'ın salih kullarına vaat ettiği en üstün nimeti ve kurtuluşu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hüsnâ' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'en güzel sonuç', 'en güzel karşılık' veya 'cennet' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın kendileri için takdir ettiği en iyi akıbeti, yani cehennemden uzak tutulup cennete nail olmayı ifade eder."}]},{"word":"مُبْعَدُونَ","root":"ب ع د","rootLatin":"b-'-d","meaning":"Uzaklaştırılmış, uzak tutulmuş olanlar; burada cehennemden uzak tutulmayı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ba'd' kökünden türeyen 'mub'ad' kelimesinin, bir şeyden fiziksel veya manevi olarak uzaklaştırılma anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'anhâ mub'adûn' ifadesi, 'hüsnâ'ya nail olanların cehennem ateşinden tamamen uzak tutulacaklarını, ona asla yaklaşmayacaklarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'bu'd' kavramının zıt anlamlısı olan 'kurb' (yakınlık) ile birlikte ele alındığında, 'mub'ad'ın tam bir ayrılığı ve uzaklığı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın lütfuna mazhar olanların cehennemden kesin bir şekilde ayrılacaklarını ve ona hiçbir şekilde maruz kalmayacaklarını anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mub'ad' kelimesinin ism-i mef'ul olarak, bir başkası tarafından uzaklaştırılmış olma anlamını taşıdığını ifade eder. Burada, Allah'ın iradesiyle cehennemden uzak tutulan, yani kurtuluşa eren kimseleri tanımlar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"سَبَقَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-ب-ق","rootLatin":"s-b-q","lemma":"سَبَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geçti, yazıldı"},{"position":4,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"مِّنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"biz"},{"position":6,"surface":"ٱلْحُسْنَىٰٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"حُسْنَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"سَبَقَت fiilinin fâili olduğu için merfû","gloss":"en güzel, iyilik"},{"position":7,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar"},{"position":8,"surface":"عَنْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":8,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o (cehennem)"},{"position":9,"surface":"مُبْعَدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Meçhul Fâil","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"مُبْعَد","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"أُو۟لَـٰٓئِكَ kelimesinin haberi olduğu için merfû","gloss":"uzaklaştırılmış olanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/101*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/101*
