# Enbiyâ Sûresi, 104. Âyet (21:104)

> يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ ۚ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ ۚ وَعْدًا عَلَيْنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا فَـٰعِلِينَ

*Yevme natvî-ssemâe ketayyi-ssicilli lilkutub(i)(c) kemâ bede/nâ evvele ḣalkin nu'îduh(u)(c) va'den ‘aleynâ(c) innâ kunnâ fâ'ilîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/104

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi'nin 104. ayeti, kıyamet gününde göklerin dürülmesi ve yaratılışın yeniden iadesi temasını işler. Ayet, Allah'ın kudretini ve vaadinin kesinliğini vurgulayan güçlü bir dilbilimsel yapıya sahiptir. Özellikle 'natvî', 'sicill' ve 'nu'îduhû' kelimeleri, ayetin ana mesajını oluşturan temel kavramlardır.","keyConcepts":[{"word":"نَطْوِى","root":"ط و ي","rootLatin":"t-v-y","meaning":"Göklerin bir şeyin dürülmesi gibi dürülmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'طوى' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi birbiri üzerine katlamak, sarmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'natvî' fiili, göklerin kıyamet anında toplanıp dürülmesini, varlığının sona erdirilmesini mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin ve yaratılışı sona erdirme yetkisinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'natvî' fiilini 'nüfni' (yok ederiz) veya 'nüzîl' (ortadan kaldırırız) anlamında yorumlar. Göklerin dürülmesi, onların varlığının son bulması ve düzeninin bozulması metaforudur. Bu, Arap dilindeki yaygın bir mecaz olup, bir şeyin ortadan kaldırılmasını veya sona erdirilmesini anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'طوى' kökünün Kur'an'daki kullanımlarının genellikle bir şeyi kapatma, gizleme, sona erdirme veya bir araya getirme anlamlarını taşıdığını belirtir. Enbiyâ 104'teki 'natvî', kozmik düzenin sona erdirilmesi ve yeni bir başlangıca yer açılması anlamında kullanılır, bu da Allah'ın mutlak iradesini gösterir."}]},{"word":"ٱلسِّجِلِّ","root":"س ج ل","rootLatin":"s-j-l","meaning":"Yazılı belgelerin veya sayfaların toplandığı defter veya rulo anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sicill' kelimesinin 'sahife' (sayfa) veya 'kitap' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'keta'i's-sicilli' ifadesi, yazılı bir belgenin veya rulo halindeki bir kitabın dürülmesi gibi, göklerin de aynı şekilde toplanıp yok edileceğini anlatır. Bu, kolayca ve kesin bir şekilde gerçekleşecek bir eylemi vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sicill' kelimesinin 'yazılı sahife' veya 'üzerine yazı yazılan şey' olduğunu ifade eder. Ayetteki benzetme, göklerin tıpkı bir yazılı belgenin okunup işi bittikten sonra dürülüp kaldırılması gibi, kıyamet anında varlığının sona erdirileceğini ve düzeninin bozulacağını anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'kitap' ve 'yazı' kavramlarının genellikle ilahi takdiri, kaderi veya ilahi kayıtları ifade ettiğini belirtir. 'Sicill' kelimesi de bu bağlamda, ilahi düzenin ve varoluşun bir kaydı olarak düşünülebilir. Göklerin 'sicill' gibi dürülmesi, bu ilahi düzenin sona erdirilmesi ve yeni bir düzenin kurulması anlamına gelir."}]},{"word":"بَدَأْنَا","root":"ب د أ","rootLatin":"b-d-'-","meaning":"Bir şeyi ilk kez yaratmaya veya başlatmaya işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بدأ' fiilinin 'bir şeyi ilk defa yapmak, icat etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kema bede'nâ evvele halkın' ifadesi, Allah'ın yaratılışı ilk kez başlattığı gibi, onu tekrar yaratmaya da kadir olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın mutlak yaratma gücünü ve başlangıç ile son arasındaki bağlantıyı gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'bede'e' fiilinin 'ibtidâ' (başlangıç) anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın varlıkları yoktan var etme kudretini ve bu kudretin yeniden yaratma için de geçerli olduğunu belirtir. Bu, kıyamet sonrası dirilişin mantıksal temelini oluşturur."}]},{"word":"نُّعِيدُهُۥ","root":"ع و د","rootLatin":"'-v-d","meaning":"Yaratılanı ilk haline döndürmek veya yeniden var etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عاد' fiilinin 'geri dönmek, tekrar etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Nu'îduhû' fiili, Allah'ın yaratılışı ilk kez başlattığı gibi, onu tekrar iade edeceğini, yani yeniden dirilteceğini ifade eder. Bu, ahiret inancının ve dirilişin kesinliğini vurgulayan temel bir kavramdır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'i'âde' kelimesinin bir şeyi ilk durumuna döndürmek veya tekrar yapmak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'nu'îduhû' ifadesi, Allah'ın ilk yaratılışı gerçekleştirdiği gibi, kıyamet sonrası dirilişi de kolaylıkla gerçekleştireceğini, bu konuda hiçbir zorluk çekmeyeceğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'i'âde' kavramının 'ibtidâ' (başlangıç) kavramıyla ilişkili olduğunu ve bir şeyin başlangıçtaki haline döndürülmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'nu'îduhû', Allah'ın yaratma kudretinin hem başlangıçta hem de sonda mutlak olduğunu, dirilişin de bu kudretin bir tecellisi olduğunu ifade eder."}]},{"word":"وَعْدًا","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Allah tarafından verilmiş kesin ve bağlayıcı bir sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'وعد' kelimesinin 'söz vermek' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Allah'ın vaatleri için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'va'den aleynâ' ifadesi, yeniden yaratma ve dirilişin Allah'ın kendi üzerine aldığı kesin bir söz olduğunu, bu sözden dönmeyeceğini vurgular. Bu, inananlar için bir güvence kaynağıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'va'd' kelimesinin hem hayır hem de şer için kullanılabileceğini, ancak Allah'ın vaatlerinin genellikle hayır ve kesinlik ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'va'den aleynâ', Allah'ın diriliş vaadinin mutlak ve şaşmaz olduğunu, gerçekleşeceğinden şüphe duyulmaması gerektiğini ifade eder."}]},{"word":"فَـٰعِلِينَ","root":"ف ع ل","rootLatin":"f-'-l","meaning":"Bir eylemi gerçekleştiren, yapan anlamına gelir; burada Allah'ın kudretini ve iradesini vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'فعل' kelimesinin 'bir işi yapmak, gerçekleştirmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'innâ künnâ fâ'ilîn' ifadesi, Allah'ın vaat ettiği şeyi kesinlikle yapacağını, bu konuda hiçbir engel veya acizlik bulunmadığını vurgular. Bu, Allah'ın mutlak kudretinin ve iradesinin bir beyanıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fâ'il' kelimesinin 'bir fiili gerçekleştiren' anlamına geldiğini ve Allah'a nispet edildiğinde O'nun mutlak kudretini ve iradesini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın vaadini yerine getirme gücünün ve kararlılığının altını çizer, dirilişin kesinliğini pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","yaratilis","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"نَطْوِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ي","rootLatin":"ṭ-w-y","lemma":"طَوَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"düreriz"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"göğü"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":4,"surface":"طَىِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ط-و-ي","rootLatin":"ṭ-w-y","lemma":"طَيّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dürme"},{"position":5,"surface":"ٱلسِّجِلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ج-ل","rootLatin":"s-j-l","lemma":"سِجِلّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kitap"},{"position":6,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":6,"surface":"لْكُتُبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kitaplar"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":8,"surface":"بَدَأْنَآ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-د-أ","rootLatin":"b-d-ʾ","lemma":"بَدَأَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"başladık"},{"position":9,"surface":"أَوَّلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-و-ل","rootLatin":"ʾ-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ilk"},{"position":10,"surface":"خَلْقٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلْق","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yaratma"},{"position":11,"surface":"نُّعِيدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-و-د","rootLatin":"ʿ-w-d","lemma":"أَعَادَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"geri döndürürüz"},{"position":11,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":12,"surface":"وَعْدًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-ʿ-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb","gloss":"bir söz"},{"position":13,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerimize"},{"position":13,"surface":"نَآ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî","gloss":"bizim"},{"position":14,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":14,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mebnî","gloss":"biz"},{"position":15,"surface":"كُنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idik"},{"position":16,"surface":"فَـٰعِلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"f-ʿ-l","lemma":"فَاعِل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"yapanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/104*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/104*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *21/104*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/104*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/104*
