# Enbiyâ Sûresi, 13. Âyet (21:13)

> لَا تَرْكُضُوا۟ وَٱرْجِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَآ أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَـٰكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ

*Lâ terkudû verci'û ilâ mâ utriftum fîhi vemesâkinikum le'allekum tus-elûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 13. ayet, helak olan kavimlerin kaçışını ve onlara yapılan ilahi çağrıyı tasvir eder. Ayet, 'koşmak', 'nimetlendirilmek', 'meskenler' ve 'sorguya çekilmek' gibi kavramlar üzerinden, dünya hayatındaki refahın geçiciliğini ve ahiretteki sorumluluğu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"تَرْكُضُوا۟","root":"ر ك ض","rootLatin":"r-k-d","meaning":"Hızla kaçmak, koşmak, acele etmek anlamında olup, ayette helak olan kavmin panik içinde kaçışını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rakd (ركض), hızlı yürümek, koşmak demektir. Atın ayağını yere vurmasına da rakd denir. Ayetteki 'lâ terkudû' (لا تركضوا) ifadesi, helak emri geldiğinde panik içinde kaçışmaya çalışanların durumunu anlatır; bu, aslında kaçışın faydasızlığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Rakd (ركض), koşmak ve hızla gitmek demektir. Ayetteki 'lâ terkudû' (لا تركضوا) ifadesi, 'kaçmayın, kurtulamazsınız' anlamında mecazi bir kullanımdır. Onların koşuşmaları, aslında ilahi azaptan kaçamayacaklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da hareket fiilleri, genellikle bir durumdan diğerine geçişi veya bir kaderden kaçışı ifade eder. 'Rakd' (ركض) kelimesi, burada çaresiz bir kaçışı ve ilahi takdirden kurtulamama durumunu sembolize eder. Bu, dünya hayatındaki geçici sığınakların anlamsızlığını gösterir."}]},{"word":"أُتْرِفْتُمْ","root":"ت ر ف","rootLatin":"t-r-f","meaning":"Nimet içinde yaşamak, şımarmak, refah ve bolluk içinde olmak anlamında olup, ayette helak olan kavmin dünya hayatındaki lüks ve rahatlığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Taraf (ترف), nimetin genişlemesi ve bolluk içinde yaşamak demektir. 'Ütriftüm' (أُتْرِفْتُمْ) ifadesi, kendilerine verilen nimetlerle şımaran, azgınlaşan ve bu nimetleri şükürsüzce kullanan kimseleri anlatır. Ayetteki bağlamda, bu nimetlerin aslında bir imtihan olduğu ve onlara geri dönmelerinin emredilmesi, bu nimetlerin hesabının sorulacağını gösterir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Taraf (ترف), nimet ve refah içinde yaşamaktır. 'Ütriftüm fîhi' (أُتْرِفْتُمْ فِيهِ) ifadesi, 'içinde şımarıp azdığınız, nimetlendiğiniz yere dönün' anlamına gelir. Bu, onların dünya hayatındaki lüks ve rahatlıklarının, ahiretteki azabın sebebi olacağını ima eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Taraf (ترف), nimetin genişlemesi ve bolluk içinde yaşamaktır. Bu durum genellikle şımarıklık ve azgınlıkla sonuçlanır. Ayetteki 'ütriftüm' (أُتْرِفْتُمْ) kelimesi, helak olan kavimlerin dünya nimetlerine aşırı düşkünlüklerini ve bu düşkünlüğün onları Allah'ın emirlerinden uzaklaştırdığını gösterir."}]},{"word":"مَسَـٰكِنِكُمْ","root":"س ك ن","rootLatin":"s-k-n","meaning":"İkamet edilen yer, ev, yurt anlamında olup, ayette helak olan kavmin dünya hayatındaki kalıcı sandıkları yerleşim yerlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sükûn (سكون), hareketin zıddı olan durma ve yerleşme halidir. Mesken (مسكن), kişinin ikamet ettiği, yerleştiği yerdir. Ayetteki 'mesâkiniküm' (مَسَـٰكِنِكُمْ) ifadesi, onların dünya hayatında güven içinde yaşadıkları, kendilerine ait sandıkları evlerini ve yurtlarını ifade eder. Bu, onların kaçışının anlamsızlığını ve terk ettikleri yerlerin de onlara bir fayda sağlamayacağını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mesken (مسكن), kişinin ikamet ettiği, huzur bulduğu yerdir. Ayetteki 'mesâkiniküm' (مَسَـٰكِنِكُمْ) ifadesi, helak olan kavmin dünya hayatındaki konforlu ve güvenli addedilen yerleşim yerlerine dönmelerinin emredilmesi, bu yerlerin aslında onlara bir sığınak olamayacağını ve azabın her yerde onları bulacağını gösterir."}]},{"word":"تُسْـَٔلُونَ","root":"س أ ل","rootLatin":"s-'-l","meaning":"Sorguya çekilmek, hesap vermek anlamında olup, ayette helak olan kavmin dünya hayatındaki amellerinden dolayı ahirette hesaba çekileceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Suâl (سؤال), bir şeyin bilgisini istemek veya bir şeyin hesabını sormaktır. 'Tüs'elûne' (تُسْـَٔلُونَ) ifadesi, 'elbette sorguya çekileceksiniz' anlamındadır. Bu, dünya hayatında yapılan her şeyden, özellikle de kendilerine verilen nimetlerden dolayı ahirette hesap verileceğini kesin bir dille belirtir. Bu, kaçışın anlamsızlığını ve sorumluluğun kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'suâl' (سؤال) kavramı, genellikle ahiret sorgusu ve hesap verme bağlamında kullanılır. Bu ayetteki 'tüs'elûne' (تُسْـَٔلُونَ) ifadesi, helak olan kavmin dünya hayatındaki isyanları, şımarıklıkları ve nimetlere karşı nankörlükleri nedeniyle ilahi adaletin tecelli edeceği ve her şeyin hesabının sorulacağı mesajını taşır. Bu, ilahi uyarının ve adaletin bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Suâl (سؤال), bir şeyin açıklanmasını istemek veya bir şeyin sonucunu talep etmektir. Ayetteki 'tüs'elûne' (تُسْـَٔلُونَ) ifadesi, 'sorguya çekileceksiniz' anlamında olup, onların dünya hayatındaki eylemlerinin karşılığını göreceklerini ve bu sorgudan kaçamayacaklarını ifade eder. Bu, ilahi adaletin kaçınılmazlığını ve her canlının yaptıklarından sorumlu tutulacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":2,"surface":"تَرْكُضُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ك-ض","rootLatin":"r-k-d","lemma":"رَكَضَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy edatı (لَا) ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"koşmayın"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"ٱرْجِعُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-ʿ","lemma":"رَجَعَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"dönün"},{"position":4,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":5,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"أُتْرِفْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ر-ف","rootLatin":"t-r-f","lemma":"أَتْرَفَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"nimetlendirildiğiniz"},{"position":7,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"مَسَـٰكِنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","lemma":"مَسْكَن","form":"Mef'al","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"meskenleriniz"},{"position":8,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":9,"surface":"لَعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih (İnne ve Kardeşleri)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":9,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"siz"},{"position":10,"surface":"تُسْـَٔلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-ʾ-l","lemma":"سَأَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"sorguya çekileceksiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/13*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/13*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/13*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/13*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/13*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/13*
