# Enbiyâ Sûresi, 22. Âyet (21:22)

> لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا ۚ فَسُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

*Lev kâne fîhimâ âlihetun illa(A)llâhu lefesedetâ(c) fesubhâna(A)llâhi rabbi-l'arşi ‘ammâ yasifûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/22

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 22. ayet, tevhid inancının kozmolojik bir delilini sunarak, evrenin düzeninin tek bir yaratıcıya işaret ettiğini vurgular. Ayet, çok tanrılığın evrensel düzensizliğe yol açacağı fikri üzerinden Allah'ın birliğini ve yüceliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ءَالِهَةٌ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"İbadet edilen, tapınılan varlıklar, tanrılar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlah (إله), 'ibadet edilen' anlamına gelir. Bu ayette 'âlihe' kelimesi, Allah'ın dışında ibadete layık görülen, uluhiyet iddia edilen varlıkları ifade eder. Ayet, bu tür varlıkların çokluğunun evrenin düzenini bozacağını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âlihe (آلهة), 'ma'bûdât' (ibadet edilenler) demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın tek ilah olduğunu ve O'ndan başka ilahların varlığının mümkün olmadığını mecazi bir dille anlatır; zira birden fazla ilahın varlığı, evrenin uyumunu imkansız kılardı."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlah kavramı, Kur'an'da mutlak güç ve otorite sahibi, ibadete layık tek varlık olarak Allah'ı ifade eder. 'Âlihe' kelimesi ise bu mutlak otoriteye ortak koşulan, ancak gerçekte hiçbir gücü olmayan sahte tanrıları belirtir. Ayet, bu sahte tanrıların varlığının kozmik düzensizliğe yol açacağını vurgulayarak tevhidin önemini ortaya koyar."}]},{"word":"لَفَسَدَتَا","root":"ف س د","rootLatin":"f-s-d","meaning":"Bozulur, düzensizliğe uğrar, helak olurdu.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fesâd (فساد), 'salâh'ın (düzgünlük, iyilik) zıddıdır. Ayette 'lefesedetâ' ifadesi, yer ve gök sisteminin, birden fazla ilahın iradesi altında çatışma ve düzensizliğe düşeceğini, dolayısıyla mevcut uyum ve düzenin bozulacağını anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fesâd, bir şeyin itidalden çıkmasıdır. Bu ayette 'lefesedetâ', yer ve göğün mevcut düzeninin, uyumunun ve işleyişinin bozulması, dağılması anlamına gelir. Birden fazla ilahın varlığı, farklı iradeler ve amaçlar nedeniyle evrenin ahenkli yapısını bozardı."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fesâd kelimesi, Kur'an'da genellikle düzenin bozulması, yozlaşma, yıkım ve anarşi anlamlarında kullanılır. Enbiyâ 22'deki 'lefesedetâ' ifadesi, evrensel düzenin ancak tek bir yaratıcı ve yönetici tarafından sürdürülebileceğini, aksi takdirde kaosun kaçınılmaz olacağını vurgular."}]},{"word":"فَسُبْحَـٰنَ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ı her türlü eksiklikten, noksanlıktan ve ortaklıktan tenzih etmek, yüceltmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sübhân (سبحان), Allah'ı her türlü noksanlıktan, şerikten ve O'na yakışmayan her şeyden tenzih etmek, uzak tutmak demektir. Bu ayette 'fesübhâne' ifadesi, Allah'ın, müşriklerin O'na isnat ettikleri ortaklardan ve vasıflardan münezzeh olduğunu, O'nun tek ve eşsiz olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sübhân, Allah'ın kemal sıfatlarıyla muttasıf olduğunu ve noksan sıfatlardan münezzeh olduğunu ifade eden bir kelimedir. Ayetteki 'fesübhâne' kullanımı, Allah'ın, yer ve göğün bozulmasına yol açacak olan çok tanrılıktan uzak, tek ve yüce bir varlık olduğunu ilan eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sübhân kelimesi, Allah'ı yüceltme ve O'nu her türlü eksiklikten arındırma anlamı taşır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın 'âlihe' (tanrılar) gibi varlıklara ortak koşulmaktan ve onların vasıflarıyla nitelendirilmekten münezzeh olduğu, O'nun mutlak birliğinin ve kudretinin altı çizilir."}]},{"word":"ٱلْعَرْشِ","root":"ع ر ش","rootLatin":"a-r-ş","meaning":"Allah'ın kudret ve hükümranlığının sembolü olan yüce makam.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arş (عرش), aslen 'yüksek ve sağlam bina' anlamına gelir. Kur'an'da ise Allah'ın kudretinin, hükümranlığının ve azametinin sembolü olarak kullanılır. Bu ayette 'Rabbi'l-Arş' ifadesi, Allah'ın tüm evrenin mutlak hakimi ve yöneticisi olduğunu, dolayısıyla O'nun birliğinin evrenin düzeni için vazgeçilmez olduğunu pekiştirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Arş, Allah'ın mülkünün ve saltanatının merkezidir. Ayette 'Rabbi'l-Arş' ifadesi, Allah'ın sadece yer ve göğün değil, tüm varoluşun, en yüce makamın ve tüm kudretin sahibi olduğunu gösterir. Bu, O'nun birliğinin ve eşsizliğinin bir başka delilidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Arş kavramı, Kur'an'da Allah'ın mutlak egemenliğini ve evren üzerindeki tam kontrolünü simgeler. 'Rabbi'l-Arş' ifadesi, Allah'ın sadece yaratıcı değil, aynı zamanda tüm varoluşun idarecisi ve düzenleyicisi olduğunu vurgular. Bu bağlamda, birden fazla ilahın varlığının Arş'ın tek hakimi olan Allah'ın otoritesine aykırı olduğu ima edilir."}]},{"word":"يَصِفُونَ","root":"و ص ف","rootLatin":"v-s-f","meaning":"Nitelendirmek, vasıflandırmak, tarif etmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vasıf (وصف), bir şeyi nitelendirmek, onun özelliklerini belirtmektir. Ayette 'ammâ yasifûn' ifadesi, müşriklerin Allah'a yakıştırdıkları, O'na ortak koştukları veya O'nun hakkında söyledikleri yanlış nitelendirmelerden Allah'ın münezzeh olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın birliğine ve eşsizliğine yapılan bir vurgudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yasifûn (يصفون), 'yevsifûne' (nitelendiriyorlar) demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, müşriklerin O'na isnat ettikleri, O'na ortak koşma veya O'nu eksik sıfatlarla nitelendirme gibi yanlış tasvirlerden uzak olduğunu belirtir. Bu, Allah'ın yüceliğini ve mutlak kemalini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Vasıf kelimesi, bir şeyin özelliklerini, niteliklerini anlatmak anlamına gelir. 'Ammâ yasifûn' ifadesi, Kur'an'da sıkça geçen bir tenzih ifadesidir. Bu ayette, Allah'ın, müşriklerin O'na atfettikleri ortaklık, eksiklik veya acizlik gibi vasıflardan tamamen uzak ve yüce olduğunu beyan eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","esma-i-husna","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"olsaydı"},{"position":3,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"هِمَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ikisinde"},{"position":4,"surface":"ءَالِهَةٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"إِلَاه","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"كَانَ fiilinin ismi olduğu için merfû","gloss":"tanrılar"},{"position":5,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"başka"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ء-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İstisna edatından sonra geldiği ve müstesna minh zikredildiği için merfû (bedel olarak)","gloss":"Allah"},{"position":7,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":7,"surface":"فَسَدَتَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-س-د","rootLatin":"f-s-d","lemma":"فَسَدَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bozulurdu ikisi"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":8,"surface":"سُبْحَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"سُبْحَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mutlak mef'ûl olduğu için mansûb","gloss":"münezzehtir"},{"position":9,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ء-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":10,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbi"},{"position":11,"surface":"ٱلْعَرْشِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ر-ش","rootLatin":"'-r-sh","lemma":"عَرْش","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Arşın"},{"position":12,"surface":"عَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":12,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şeyden"},{"position":13,"surface":"يَصِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ص-ف","rootLatin":"w-s-f","lemma":"وَصَفَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"vasıflandırıyorlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Enbiyâ, 21:22*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Enbiyâ, 21:22*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/22*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/22*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/22*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/22*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/22*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/22*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/22*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/22*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/22*
- **Sâd Sûresi** · *21/22*
