# Enbiyâ Sûresi, 31. Âyet (21:31)

> وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

*Vece'alnâ fî-l-ardi ravâsiye en temîde bihim vece'alnâ fîhâ ficâcen subulen le'allehum yehtedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 31. ayet, Allah'ın yeryüzünü insanlar için yaşanılır kıldığını, dağlar ve yollar aracılığıyla denge ve rehberlik sağladığını vurgular. Ayet, yaratılışın hikmetini ve insanın faydasına olan düzenlemeleri dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"رَوَٰسِىَ","root":"رسو","rootLatin":"r-s-v","meaning":"Yeryüzünün sarsılmasını engelleyen, sabit ve sağlam dağlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'رسو' kökünü 'bir şeyin sabit ve kararlı olması, yerleşmesi' olarak açıklar. Ayetteki 'رَوَٰسِىَ' kelimesi, dağların yeryüzünü sabitleyen, sarsılmasını önleyen unsurlar olduğunu ifade eder. Bu, dağların yeryüzünün dengesini sağlayan temel işlevine işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'رَوَٰسِىَ' kelimesini 'dağlar' olarak tefsir eder ve bunların yeryüzünü sabitleme görevini vurgular. Ayetteki kullanımı, dağların yeryüzünün hareketini engelleyen, onu yerinde tutan 'çiviler' veya 'direkler' gibi mecazi bir anlam taşır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'رَوَٰسِىَ' kelimesinin 'rasâ' fiilinden türediğini ve 'sağlamlaştırmak, sabitlemek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, dağların yeryüzünü sarsılmaktan koruyan, onu istikrarlı kılan birer unsur olarak yaratıldığını ifade eder."}]},{"word":"تَمِيدَ","root":"ميد","rootLatin":"m-y-d","meaning":"Yeryüzünün sarsılması, sallanması veya dengesizleşmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ميد' kelimesini 'hareket etmek, sallanmak, çalkalanmak' olarak açıklar. Ayetteki 'أَن تَمِيدَ بِهِمْ' ifadesi, dağların yaratılış amacının, yeryüzünün insanlar üzerinde sallanmasını, onları rahatsız etmesini engellemek olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ميد' kelimesinin 'bir şeyin sağa sola eğilmesi, sallanması' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dağların yeryüzünün istikrarını sağlayarak, insanların yaşamını kolaylaştırdığını ve sarsıntılardan koruduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'sarsılma' kavramının sadece fiziksel bir hareketi değil, aynı zamanda kozmik düzendeki bir bozulmayı da ifade edebileceğini belirtir. Ayetteki 'تَمِيدَ' kelimesi, dağların bu kozmik dengeyi koruyucu rolünü vurgular."}]},{"word":"فِجَاجًا","root":"فجج","rootLatin":"f-j-j","meaning":"Dağlar arasında açılan geniş ve derin yollar, geçitler.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'فجج' kökünü 'geniş yol, dağlar arasındaki geçit' olarak tanımlar. Ayetteki 'فِجَاجًا' kelimesi, dağlık arazilerde insanların geçişini kolaylaştıran, geniş ve açık yolları ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'فج' kelimesinin 'iki dağ arasındaki geniş yol' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanlara yeryüzünde hareket etmeleri ve farklı bölgelere ulaşmaları için kolaylıklar sağladığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'فج' kelimesinin 'geniş ve açık yol' anlamını vurgular ve bu yolların genellikle dağlık bölgelerde bulunduğunu ekler. Ayetteki 'فِجَاجًا' kelimesi, insanların seyahat etmeleri ve ihtiyaçlarını karşılamaları için yaratılan bu doğal geçitleri ifade eder."}]},{"word":"سُبُلًا","root":"سبل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"İnsanların üzerinde yürüdüğü, hedeflerine ulaştığı yollar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سبل' kökünü 'yol, gidişat, yöntem' olarak açıklar. Ayetteki 'سُبُلًا' kelimesi, sadece fiziksel yolları değil, aynı zamanda insanların hayatlarında takip ettikleri genel gidişatları ve hedeflerine ulaşma araçlarını da kapsayan geniş bir anlam taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sebil' kelimesinin Kur'an'da hem maddi hem de manevi yolları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'فِجَاجًا سُبُلًا' ifadesi, dağlar arasındaki geniş geçitlerin, insanların hem dünyevi ihtiyaçları için seyahat etmelerini hem de doğru yolu bulmalarını sağlayan birer araç olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'سُبُلًا' kelimesini 'yollar' olarak tefsir eder ve bu yolların insanların bir yerden başka bir yere ulaşmasını sağladığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanlara yeryüzünde hareket özgürlüğü ve kolaylığı bahşettiğini vurgular."}]},{"word":"يَهْتَدُونَ","root":"هدى","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu bulmak, rehberlik edilmek, doğru istikamete yönelmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'هدى' kökünü 'doğru yolu göstermek, rehberlik etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ' ifadesi, dağlar ve yolların yaratılışının amacının, insanların hem coğrafi olarak doğru yönü bulmalarına hem de Allah'ın varlığına ve kudretine dair delillerle manevi olarak hidayete ermelerine vesile olmak olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidayet' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir yol göstermeyi değil, aynı zamanda Allah'ın doğru yoluna, İslam'a yönelmeyi de ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'يَهْتَدُونَ' kelimesi, yolların insanlara hem dünyevi hem de uhrevi rehberlik sağladığına işaret eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'هدى' kelimesinin 'yol göstermek, doğruya iletmek' anlamını verir. Ayetteki bağlamda, dağlar arasındaki yolların, insanların hedeflerine ulaşmaları için birer kılavuz görevi gördüğünü ve bu sayede kaybolmadan ilerleyebildiklerini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","yaratilis","rizik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık/yaptık"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":4,"surface":"رَوَٰسِىَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ر-س-و","rootLatin":"r-s-w","lemma":"رَاسِيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sabit dağlar"},{"position":5,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Nasb edatıdır, mebnî","gloss":"ki/masdar edatı"},{"position":6,"surface":"تَمِيدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ي-د","rootLatin":"m-y-d","lemma":"مَادَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'أن'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"sarsılsın"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık/yaptık"},{"position":9,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":10,"surface":"فِجَاجًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ج-ج","rootLatin":"f-j-j","lemma":"فِجَاج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geniş yollar"},{"position":11,"surface":"سُبُلًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (veya 'fijâcen' kelimesinin bedeli)","gloss":"yollar"},{"position":12,"surface":"لَّعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i teşbih ve nasb olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":12,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لعلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":13,"surface":"يَهْتَدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"اِهْتَدَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"لعلَّ'nin haberi olduğu için merfû (veya nasb/cezm edeni olmadığı için merfû)","gloss":"doğru yolu bulurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/31*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
- **Kelime-i Zekeriyyâiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *21/31*
