# Enbiyâ Sûresi, 38. Âyet (21:38)

> وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

*Veyekûlûne metâ hâżâ-lva'du in kuntum sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 38. ayet, inkârcıların kıyamet veya azap vaadi hakkındaki alaycı sorularını dile getirmektedir. Ayet, 'vaad' ve 'doğruluk' kavramları üzerinden, ilahi tehdidin kesinliğini ve inkârcıların bu tehdide karşı takındıkları tavrı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يَقُولُونَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"İnkârcıların alaycı bir şekilde, vaadin ne zaman gerçekleşeceğini sormaları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir düşünceyi veya anlamı ifade etmek için kullanılan kelimeler bütünüdür. Bu ayetteki 'yakûlûne' (يَقُولُونَ) fiili, inkârcıların alaycı ve meydan okuyucu bir üslupla, vaadin gerçekleşme zamanını sorgulamalarını ifade eder. Onlar, bu sözleriyle aslında vaadin gerçekleşeceğine inanmadıklarını ima etmektedirler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl (قول), bir şeyin dil ile ifade edilmesidir. Ayetteki 'yakûlûne' (يَقُولُونَ) fiili, müşriklerin peygamberlere karşı kullandıkları inkârcı ve istihzalı söylemi yansıtır. Onlar, vaadin gerçekleşme zamanını sorarak, aslında vaadin kendisini küçümsemekte ve ciddiye almadıklarını göstermektedirler."}]},{"word":"الْوَعْدُ","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Allah'ın kıyamet, azap veya zafer gibi konularda bildirdiği kesin haber ve tehdit.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (الوعد), hem hayır hem de şer için kullanılır. Bu ayetteki 'el-va'd' (الْوَعْدُ), inkârcılara yönelik azap vaadini ifade eder. Onlar, bu vaadin ne zaman gerçekleşeceğini sorarak, aslında onun gerçekleşmeyeceğini ummaktadırlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (الوعد), bir şeyin olacağını bildirmektir. Kur'an'da genellikle Allah'ın peygamberlerine veya müminlere verdiği güzel haberler için kullanıldığı gibi, inkârcılara yönelik azap tehditleri için de kullanılır. Bu ayetteki 'el-va'd' (الْوَعْدُ), inkârcıların alay konusu yaptığı, Allah'ın onlara yönelik azap vaadidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Va'd (الوعد) kavramı, Kur'an'da Allah'ın insanlara yönelik kesin ve değişmez sözünü ifade eder. Bu söz, cennet vaadi olabileceği gibi, inkârcılara yönelik cehennem veya azap vaadi de olabilir. Enbiyâ 38'deki 'el-va'd', inkârcıların ciddiye almadığı, ancak Allah katında kesin olan ilahi tehdidi vurgular."}]},{"word":"صَادِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Sözlerinde ve iddialarında doğru olanlar, gerçeği söyleyenler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق), sözün gerçeğe uygun olmasıdır. Ayetteki 'sâdikîn' (صَادِقِينَ) kelimesi, inkârcıların peygamberlere yönelik alaycı bir meydan okumasıdır. Onlar, peygamberlerin vaadin gerçekleşeceğine dair sözlerinin doğruluğunu sorgulamakta, eğer doğru söylüyorlarsa vaadin ne zaman gerçekleşeceğini bildirmelerini istemektedirler."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق), sözün veya inancın gerçeğe uygun olmasıdır. 'Sâdikîn' (صَادِقِينَ) kelimesi, burada peygamberlerin tebliğ ettikleri vaadin doğruluğunu iddia edenler için kullanılmıştır. İnkârcılar, bu kelimeyi kullanarak peygamberlerin bu iddialarını sınamakta ve aslında onların doğru söylemediğini ima etmektedirler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sıdk (صدق) kavramı, Kur'an'da hem sözde hem de amelde dürüstlüğü ve gerçeğe uygunluğu ifade eder. Enbiyâ 38'deki 'sâdikîn' (صَادِقِينَ) kelimesi, inkârcıların peygamberlere yönelik, 'eğer gerçekten doğru söylüyorsanız, vaadin ne zaman gerçekleşeceğini bize bildirin' şeklindeki meydan okuyuşunu yansıtır. Bu, onların peygamberlerin sözlerinin doğruluğuna şüpheyle yaklaştıklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kiyamet","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"derler"},{"position":2,"surface":"مَتَىٰ","pos":"harf","posDetail":"İstifham İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَتَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham ismi olduğu için mebnî","gloss":"ne zaman"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"bu"},{"position":4,"surface":"ٱلْوَعْدُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra geldiği için bedel ve merfû","gloss":"vaat/tehdit"},{"position":5,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer"},{"position":6,"surface":"كُن","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart fiili olduğu için meczûm","gloss":"iseniz"},{"position":6,"surface":"تُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fiile bitişen zamir olduğu için mebnî","gloss":"siz"},{"position":7,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"كَانَ fiilinin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru sözlüler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/38*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/38*
