# Enbiyâ Sûresi, 46. Âyet (21:46)

> وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَـٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ

*Vele-in messet-hum nefhatun min ‘ażâbi rabbike leyekûlunne yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/46

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi'nin 46. ayeti, ilahi azabın en hafif dokunuşunun bile insan üzerindeki derin etkisini ve bu etkinin sonucunda ortaya çıkan pişmanlık ve günah itirafını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'nefha' kelimesiyle azabın şiddetini, 'veyl' ile pişmanlığın boyutunu ve 'zalimin' ile de insanın kendi sorumluluğunu vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"مَّسَّتْهُمْ","root":"م س س","rootLatin":"m-s-s","meaning":"Bir şeye dokunmak, temas etmek, ulaşmak anlamındadır ve ayette azabın hafif bir şekilde dahi olsa insanlara ulaşmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mess' kelimesinin bir şeye el ile dokunmak veya bir şeyin diğerine ulaşması anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'messet-hum' ifadesi, azabın fiziksel bir dokunuşundan ziyade, onun etkisinin, hafif bir esinti şeklinde dahi olsa, insanlara ulaşmasını ve onları derinden etkilemesini vurgular. Bu, azabın şiddetinin değil, ulaşmasının ve hissedilmesinin önemini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mess' kelimesinin mecazi anlamda bir şeyin etkisinin hissedilmesi olarak kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki 'messet-hum nefhatun' ifadesi, azabın tam olarak gelmesinden ziyade, onun bir 'nefha' (esinti) şeklinde dahi olsa, insanlara dokunmasının, onların üzerinde büyük bir etki bırakacağını ve onları pişmanlığa sevk edeceğini belirtir."}]},{"word":"نَفْحَةٌ","root":"ن ف ح","rootLatin":"n-f-h","meaning":"Esinti, hafif dokunuş, az bir miktar anlamındadır ve ayette azabın en hafif şeklini, şiddetli olmasa bile etkili olacağını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nefha' kelimesini 'az bir şey', 'hafif bir dokunuş' olarak açıklar. Ayetteki 'nefhatun min azâbi Rabbike' ifadesi, Rabbin azabının tamamı değil, ondan sadece küçük bir esintinin bile insanları dehşete düşüreceğini ve pişmanlığa sevk edeceğini vurgular. Bu, azabın büyüklüğünü değil, en küçük parçasının bile etkileyiciliğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefh' kökünden türeyen 'nefha' kelimesinin 'bir şeyin hafifçe üflenmesi, esmesi' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, azabın tam ve şiddetli bir şekilde gelmesinden ziyade, onun sadece bir 'esinti' şeklinde dahi olsa, insanların üzerinde büyük bir etki bırakacağını ve onları kendi hatalarını itirafa yönelteceğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki kavramların semantik alanlarını incelerken, 'azab' kelimesinin farklı derecelerini ve tezahürlerini ele alır. 'Nefha' kelimesi, azabın en hafif, en başlangıç seviyesini temsil eder. Bu, Allah'ın azabının sadece şiddetli hallerinde değil, en hafif dokunuşlarında bile insanı derinden sarsacak bir güce sahip olduğunu gösterir ve ayetteki pişmanlık ifadesinin temelini oluşturur."}]},{"word":"يَـٰوَيْلَنَآ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Vay halimize, yazıklar olsun bize anlamında bir pişmanlık ve feryat ifadesidir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'veyl' kelimesini 'helak, yıkım, şiddetli azap' anlamlarına gelen bir kelime olarak açıklar ve genellikle pişmanlık ve keder anında kullanılan bir nida olduğunu belirtir. Ayetteki 'ya veylenâ' ifadesi, insanların azabın en hafif dokunuşuyla bile kendi durumlarının vahametini anlayarak, büyük bir pişmanlık ve çaresizlik içinde feryat ettiklerini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'veyl' kelimesinin 'şiddetli azap, helak' anlamlarına geldiğini ve genellikle bir felaket veya pişmanlık anında kullanılan bir ünlem olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, insanların Rabbin azabının en hafif esintisiyle karşılaştıklarında, geçmişteki hatalarından dolayı duydukları derin pişmanlığı ve kendilerine yazık ettiklerini dile getirmelerini yansıtır."}]},{"word":"ظَـٰلِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Zulmedenler, haksızlık edenler anlamındadır ve ayette insanların kendi günahlarını ve haksızlıklarını itiraf etmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulüm' kelimesini 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak' olarak tanımlar. Ayetteki 'innâ kunnâ zâlimîn' ifadesi, insanların azabın dokunuşuyla kendi nefislerine, Allah'ın emirlerine ve başkalarına karşı işledikleri haksızlıkları, yani haddi aşan davranışlarını itiraf etmelerini gösterir. Bu itiraf, pişmanlığın ve sorumluluk bilincinin bir sonucudur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'zulüm' kavramının geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve hem Allah'a karşı işlenen günahları hem de insanlar arasındaki haksızlıkları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'zâlimîn' kelimesi, insanların genel olarak Allah'ın koyduğu sınırları aşarak kendilerine ve başkalarına karşı işledikleri tüm haksızlıkları kapsar. Bu itiraf, ilahi azabın uyarıcı gücünü ve insanın kendi sorumluluğunu kabul etmesini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zulüm' kelimesinin Kur'an'daki kullanım bağlamlarını inceleyerek, bu kelimenin sadece başkalarına haksızlık etmekle kalmayıp, kişinin kendi nefsine karşı işlediği günahları da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kunnâ zâlimîn' ifadesi, insanların azabın etkisiyle kendi günahlarını ve bu günahların kendilerine verdiği zararı idrak ederek, kendilerine zulmettiklerini itiraf etmelerini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","imtihan-bela","cehennem","tovbe"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَئِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَئِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَئِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"مَّسَّتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-س-س","rootLatin":"m-s-s","lemma":"مَسَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dokundu"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"نَفْحَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-ح","rootLatin":"n-f-h","lemma":"نَفْحَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bir esinti"},{"position":4,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"عَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azabı"},{"position":6,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbinin"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"senin"},{"position":7,"surface":"لَيَقُولُنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid Nûnu ile mebnî","gloss":"elbette derler"},{"position":8,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"ey"},{"position":8,"surface":"وَيْلَنَآ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için mansûb","gloss":"vah bize"},{"position":8,"surface":"نَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":9,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i te'kid olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":10,"surface":"كُنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idik"},{"position":11,"surface":"ظَـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"dh-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"haksızlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/46*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/46*
