# Enbiyâ Sûresi, 61. Âyet (21:61)

> قَالُوا۟ فَأْتُوا۟ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعْيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ

*Kâlû fe/tû bihi ‘alâ a'yuni-nnâsi le'allehum yeşhedûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/61

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi'nin 61. ayeti, Hz. İbrahim'in putları kırması olayının ardından, putperestlerin İbrahim'i halkın önüne getirme talebini aktarmaktadır. Ayet, 'getirmek', 'gözler' ve 'şahitlik etmek' gibi temel kavramlar üzerinden olayın aleniyetini ve toplumsal boyutunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"فَأْتُوا۟","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bir şeyi veya bir kimseyi bir yere getirmek, hazır etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'أتى' (etâ) fiilinin 'gelmek' ve 'getirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'فَأْتُوا۟ بِهِۦ' ifadesi, 'onu getirin' şeklinde emir kipinde kullanılarak, Hz. İbrahim'in halkın huzuruna çıkarılmasını emretme anlamını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'أتى' fiilinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve bu ayetteki kullanımının, bir şeyi bir yere 'hazır etmek' veya 'sunmak' manasına geldiğini ifade eder. Burada, İbrahim'in sorgulanmak üzere getirilmesi kastedilmektedir."}]},{"word":"أَعْيُنِ","root":"ع ي ن","rootLatin":"a-y-n","meaning":"Gözler, halkın huzuru, herkesin görebileceği bir yer anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'عين' kelimesinin 'göz' anlamının yanı sıra, 'bir şeyin kendisi, özü' ve 'gözetim, denetim' gibi anlamlara da geldiğini belirtir. Ayetteki 'عَلَىٰٓ أَعْيُنِ ٱلنَّاسِ' ifadesi, 'halkın gözleri önünde, herkesin görebileceği bir şekilde' anlamına gelir ve olayın aleniyetini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'عين' kelimesinin çoğulu olan 'أعين'in, 'gözler' anlamının yanı sıra, 'gözetim altında' veya 'açıkça, alenen' gibi mecazi anlamlar taşıdığını açıklar. Ayetteki bağlamda, İbrahim'in halkın önünde yargılanması, olayın gizli kalmaması ve herkesin şahit olması istenmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayn' (göz) kavramının Kur'an'da sadece fiziksel görme organı olarak değil, aynı zamanda 'gözetim', 'tanıklık' ve 'açıklık' gibi anlamlarda da kullanıldığını belirtir. Bu ayette, 'halkın gözleri önünde' ifadesi, olayın toplumsal bir yargılama ve tanıklık süreci olduğunu gösterir."}]},{"word":"يَشْهَدُونَ","root":"ش ه د","rootLatin":"ş-h-d","meaning":"Şahitlik etmek, tanıklık etmek, hazır bulunmak ve görmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'شهد' (şehide) fiilinin temel anlamının 'hazır bulunmak' ve 'görmek' olduğunu, buradan da 'tanıklık etmek' ve 'şahitlik etmek' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ' ifadesi, 'umulur ki onlar şahitlik ederler' veya 'görürler' anlamında olup, halkın olaya tanık olmasının amaçlandığını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'شهادة' (şehâde) kelimesinin 'bir olaya bizzat tanık olmak' ve 'gördüğünü veya bildiğini haber vermek' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Bu ayette, putperestlerin, İbrahim'in suçunu veya durumunu halkın önünde görmesini ve buna tanıklık etmesini istedikleri anlaşılmaktadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ş-h-d' kökünün Kur'an'da 'gözlemlemek', 'tanıklık etmek' ve 'bir olaya şahit olmak' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Ayetteki kullanım, halkın İbrahim'in durumuna bizzat tanık olmasının, dolayısıyla olayın doğruluğuna veya yanlışlığına dair bir kanaat edinmesinin hedeflendiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-ibrahim","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"فَأْتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"hamza-t-y","lemma":"أَتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirin"},{"position":3,"surface":"بِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu"},{"position":4,"surface":"عَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":5,"surface":"أَعْيُنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ي-ن","rootLatin":"ayn-y-n","lemma":"عَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gözleri"},{"position":6,"surface":"ٱلنَّاسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ن-س","rootLatin":"hamza-n-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"insanların"},{"position":7,"surface":"لَعَلَّهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve İstidrak","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"umulur ki"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"يَشْهَدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ه-د","rootLatin":"sh-h-d","lemma":"شَهِدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Muzâri fiil nasb/cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"şahitlik ederler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enbiyâ Sûresi** · *21/61*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/61*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/61*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/61*
