# Enbiyâ Sûresi, 7. Âyet (21:7)

> وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ ۖ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

*Vemâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim(s) fes-elû ehle-żżikri in kuntum lâ ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 7. ayet, peygamberlik kurumunun ilahi vahye dayandığını ve bilgi edinme yöntemini vurgular. Ayet, peygamberlerin insanüstü varlıklar değil, kendilerine vahiy gönderilen insanlar olduğunu ve bilinmeyen konularda bilgi sahiplerine başvurulması gerektiğini dilbilimsel olarak ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın peygamberleri insanlara elçi olarak göndermesi eylemi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' (إرسال) kelimesini bir şeyi bir yöne doğru salmak, göndermek olarak tanımlar. Ayetteki 'erselnâ' (أرسلنا) fiili, Allah'ın peygamberleri insanlara, ilahi mesajı ulaştırmak üzere görevlendirmesi ve göndermesi anlamındadır. Bu, sadece fiziksel bir gönderme değil, aynı zamanda bir görevlendirme ve yetkilendirme içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'erselnâ' fiilini 'ba'asnâ' (بعثنا) yani 'gönderdik, görevlendirdik' olarak tefsir eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın insanlardan seçtiği elçileri, kendilerine vahiy ile donatarak insanlara hidayet rehberi olarak göndermesi kastedilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'risâlet' (رسالة) kavramının Kur'an'da Allah ile insanlık arasındaki iletişimi sağlayan temel bir kurum olduğunu belirtir. 'Ersalnâ' fiili, bu ilahi iletişimin başlangıcını ve peygamberlerin bu süreçteki merkezi rolünü ifade eder. Peygamberler, Allah'ın mesajını taşıyan 'rasûl' (رسول) olarak gönderilmişlerdir."}]},{"word":"رِجَالًا","root":"ر ج ل","rootLatin":"r-j-l","meaning":"Peygamberlerin insanüstü varlıklar değil, sıradan insanlar olduklarını vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ricâl' (رجال) kelimesinin 'racül' (رجل) kelimesinin çoğulu olduğunu ve 'erkek insanlar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, peygamberlerin melekler gibi gaybî varlıklar değil, diğer insanlar gibi etten kemikten, beşerî özelliklere sahip kişiler olduğunu vurgulamak içindir. Bu, peygamberlerin insanlara örnek olabilmesi için önemli bir niteliktir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'racül' kelimesinin 'ayak' (رجل) ile ilişkili olduğunu ve ayakta duran, güçlü, olgun erkek anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'ricâlen' ifadesi, peygamberlerin beşerî doğasını, yani insan olduklarını ve bu nedenle diğer insanlar tarafından anlaşılabilir ve takip edilebilir olduklarını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'racül' kelimesinin genel olarak 'insan' anlamında da kullanılabileceğini ancak çoğunlukla 'erkek insan'ı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ricâlen' ifadesi, peygamberlerin ilahi bir varlık değil, insan cinsinden olduğunu, dolayısıyla vahyin insanlara insan diliyle ulaştığını ve insan aklıyla kavranabilir olduğunu gösterir."}]},{"word":"نُّوحِىٓ","root":"و ح ي","rootLatin":"w-h-y","meaning":"Allah'ın peygamberlerine gizli ve hızlı bir şekilde ilahi mesajı bildirmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vahy' (وحي) kelimesinin asıl anlamının 'gizli ve hızlı bir şekilde işaret etmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'nûhî' (نوحي) fiili, Allah'ın peygamberlere ilahi mesajı, başkalarının fark edemeyeceği bir hız ve gizlilikle bildirmesini ifade eder. Bu, peygamberliğin temelini oluşturan ilahi iletişimin mahiyetini açıklar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'vahy'i 'ilham' (إلهام) ve 'işaret' (إشارة) olarak açıklar. Ayetteki 'nûhî ileyhim' (نوحي إليهم) ifadesi, Allah'ın peygamberlere doğrudan ve özel bir yolla bilgi aktardığını, bu bilginin insan çabasıyla elde edilemeyecek ilahi bir kaynak olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'vahy' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. Vahiy, Allah'ın iradesinin ve bilgisinin insanlara aktarılma biçimidir. Ayetteki 'nûhî' fiili, peygamberlerin sadece elçi değil, aynı zamanda ilahi bilginin alıcısı ve taşıyıcısı olduklarını, bu bilginin kaynağının beşerî değil, ilahi olduğunu belirtir."}]},{"word":"فَسْـَٔلُوا۟","root":"س أ ل","rootLatin":"s-'-l","meaning":"Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olanlara başvurma emri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'suâl' (سؤال) kelimesinin 'bir şeyin elde edilmesi için talepte bulunmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fes'elû' (فاسألوا) emri, bilginin kaynağını araştırmayı ve bilmeyenlerin bilenlere danışmasını teşvik eder. Bu, İslam'da ilim öğrenmenin ve istişarenin önemini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'suâl'in hem 'istemek' hem de 'sormak' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'fes'elû' emri, özellikle dinî konularda veya bilinmeyen meselelerde, bilgi sahibi olanlara başvurarak doğru bilgiye ulaşma yükümlülüğünü ortaya koyar. Bu, taklitçilikten ziyade, bilgiye dayalı bir anlayışı teşvik eder."}]},{"word":"أَهْلَ ٱلذِّكْرِ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Allah'ın kitabını bilen ve hatırlayan, ilim sahibi kişiler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' (ذكر) kelimesinin 'hatırlama, anma, anımsama' ve 'şeref, şan' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Ehlü'z-zikr' (أهل الذكر) ifadesi, Allah'ın kitabını (Tevrat ve İncil gibi önceki vahiyleri) bilen, onu ezberleyen ve içeriğini anlayan kişileri ifade eder. Ayetteki bağlamda, peygamberlerin insan oluşu konusunda şüpheye düşenlerin, önceki vahiylerin bilgisine sahip olanlara danışması emredilir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'zikr' kelimesinin Kur'an'da 'kitap' anlamına da geldiğini belirtir. Dolayısıyla 'ehl-i zikr', 'ehl-i kitap' yani Tevrat ve İncil gibi ilahi kitapların bilgisine sahip olanlardır. Ayet, Hz. Muhammed'in peygamberliğine şüpheyle yaklaşanlara, önceki peygamberlerin de insan olduğunu bilen kitap ehline sormalarını öğütler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zikr' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'hatırlama, anma, öğüt, şeref, vahiy, kitap' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. 'Ehlü'z-zikr' terkibi, burada 'vahiy bilgisine sahip olanlar' veya 'kitap ehli' anlamında kullanılmıştır. Bu, bilginin kaynağının ilahi olduğunu ve bu bilginin uzmanlarından öğrenilmesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"'-l-m","meaning":"Bir şeyi bilme, idrak etme ve bilgi sahibi olma durumu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' (علم) kelimesinin 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ ta'lemûne' (لا تعلمون) ifadesi, 'bilmiyorsanız' demektir ve bilginin yokluğunu ifade eder. Bu, bilmeyenlerin bilenlere başvurması gerektiği ilkesini pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'ilm'i 'bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'lâ ta'lemûne' ifadesi, muhatapların peygamberlerin beşerî doğası hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ve bu nedenle doğru bilgiye ulaşmak için uzmanlara danışmaları gerektiğini belirtir. Bu, cehaletin giderilmesi için bilgi arayışının önemini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["peygamberlik","vahiy-kuran","ilahi-kitaplar","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"أَرْسَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"أَرْسَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":3,"surface":"قَبْلَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"önce"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"İstisna harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":5,"surface":"رِجَالًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ج-ل","rootLatin":"r-j-l","lemma":"رَجُل","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"adamlar"},{"position":6,"surface":"نُّوحِىٓ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ح-ي","rootLatin":"w-h-y","lemma":"أَوْحَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"vahyederiz"},{"position":7,"surface":"إِلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"onlara"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":8,"surface":"سْـَٔلُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-'-l","lemma":"سَأَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"sorun"},{"position":9,"surface":"أَهْلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ه-ل","rootLatin":"'-h-l","lemma":"أَهْل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sahiplerine"},{"position":10,"surface":"ٱلذِّكْرِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذِكْر","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"zikrin/kitabın"},{"position":11,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":12,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iseniz"},{"position":13,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":14,"surface":"تَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"biliyorsanız"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/7*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/7*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *21/7*
- **Enbiyâ Sûresi** · *21/7*
