# Enbiyâ Sûresi, 70. Âyet (21:70)

> وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَـٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ

*Veerâdû bihi keyden fece'alnâhumu-l-aḣserîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/70

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. İbrahim'e karşı kurulan tuzağı ve Allah'ın bu tuzağı boşa çıkararak tuzak kuranları nasıl hüsrana uğrattığını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'irade', 'keyd' ve 'hüsran' kavramları üzerinden ilahi müdahalenin ve adaletin tecellisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"أَرَادُوا۟","root":"رود","rootLatin":"r-v-d","meaning":"Bir şeyi istemek, niyet etmek, talep etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irâde' kelimesini bir şeyi elde etme veya yapma arzusunun kalpte belirmesi olarak tanımlar. Ayetteki 'erâdû' fiili, Hz. İbrahim'e karşı kurulan tuzağın bilinçli ve kasıtlı bir niyetle yapıldığını, yani bir eylemi gerçekleştirmek üzere bir istek ve azim gösterildiğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, iradeyi, bir şeyi yapmaya veya terk etmeye yönelik kesin bir eğilim olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, düşmanların Hz. İbrahim'e zarar verme konusunda kararlı bir niyet ve azim sergilediklerini, bu niyetin sadece bir düşünce olmaktan öteye geçip eyleme dönüşme potansiyeli taşıdığını gösterir."}]},{"word":"كَيْدًا","root":"كيد","rootLatin":"k-y-d","meaning":"Hile, tuzak, düzen, aldatma.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'keyd' kelimesini gizli bir şekilde düşmana zarar verme amacı güden hile veya tuzak olarak açıklar. Ayetteki 'keyden' ifadesi, Hz. İbrahim'e karşı kurulan planın sinsi, aldatıcı ve kötü niyetli bir düzen olduğunu, açıkça düşmanlık göstermekten ziyade gizli bir entrika barındırdığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'keyd'i bir tür hile ve aldatma olarak yorumlar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, Hz. İbrahim'i ateşe atma eyleminin ardındaki kötü niyetli planın, yani onu yok etmeye yönelik kurnazca bir düzenin mecazi ifadesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'keyd' kavramının Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışım taşıdığını ve düşmanların veya şeytanın hilelerini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'keyden' kelimesi, Hz. İbrahim'e karşı kurulan tuzağın, ahlaki açıdan yanlış ve yıkıcı bir eylem olduğunu, ilahi adaletin tecellisiyle boşa çıkarılmaya mahkum olduğunu gösterir."}]},{"word":"فَجَعَلْنَـٰهُمُ","root":"جعل","rootLatin":"c-'-l","meaning":"Bir şeyi bir hale dönüştürmek, kılmak, yapmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi başka bir şeye dönüştürme veya bir halden başka bir hale geçirme anlamı taşıdığını belirtir. Ayetteki 'fecealnâhum' ifadesi, Allah'ın müdahalesiyle, Hz. İbrahim'e tuzak kuranların durumunun tamamen değiştiğini, onların planlarının tersine dönerek kendilerinin hüsrana uğrayanlar haline geldiğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ceale' fiilinin bazen 'saymak, kabul etmek' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise daha çok 'dönüştürmek, kılmak' anlamı ön plandadır; yani Allah, onların niyetlerini ve eylemlerini boşa çıkararak onları fiilen hüsrana uğrayanlar konumuna getirmiştir."}]},{"word":"ٱلْأَخْسَرِينَ","root":"خسر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"En çok hüsrana uğrayanlar, en büyük zarara uğrayanlar.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hüsran' kelimesini kayıp ve zarar olarak açıklar. 'el-Ahserîn' ise bu kaybın en şiddetli ve en büyük derecesini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'e tuzak kuranların sadece başarısız olmakla kalmayıp, aynı zamanda hem dünyevi hem de uhrevi anlamda en büyük zarara ve kayba uğradıklarını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hüsran'ı sermayeyi kaybetmek olarak tanımlar ve 'ahserîn' kelimesinin, kaybedenlerin en şiddetlisi olduğunu vurgular. Bu ayette, düşmanların hem amaçlarına ulaşamamaları hem de ilahi azaba müstahak olmaları nedeniyle en büyük hüsrana uğradıkları ifade edilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hüsran' kavramının Kur'an'da genellikle iman, amel ve ahiret saadetini kaybetme anlamında kullanıldığını belirtir. 'el-Ahserîn' ifadesi, Hz. İbrahim'e karşı çıkanların sadece dünyevi planlarının boşa çıkması değil, aynı zamanda ahirette de büyük bir kayba uğrayacaklarını, yani en büyük zarara uğrayanlar olacaklarını ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-ibrahim","imtihan-bela","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَرَادُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-و-د","rootLatin":"r-w-d","lemma":"إِرَادَة","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"istediler"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":3,"surface":"كَيْدًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ي-د","rootLatin":"k-y-d","lemma":"كَيْد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"düzen"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"fakat"},{"position":4,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"Biz kıldık/yaptık"},{"position":4,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَخْسَرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-س-ر","rootLatin":"kh-s-r","lemma":"أَخْسَر","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih sâni (ikinci mef'ûl) olduğu için mansûb","gloss":"en çok hüsrana uğrayanlar"}]
