# Enbiyâ Sûresi, 71. Âyet (21:71)

> وَنَجَّيْنَـٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَـٰرَكْنَا فِيهَا لِلْعَـٰلَمِينَ

*Venecceynâhu velûtan ilâ-l-ardi-lletî bâraknâ fîhâ lil'âlemîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/71

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi'nin 71. ayeti, Hz. İbrahim ve Hz. Lut'un kurtarılışını ve bereketli bir toprağa ulaştırılmasını konu edinmektedir. Ayet, 'kurtarma', 'arz' ve 'bereket' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi lütfu ve seçilmişliği vurgular.","keyConcepts":[{"word":"نَجَّيْنَـٰهُ","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Allah'ın Hz. İbrahim'i ve Lut'u tehlikeden kurtarması ve güvenli bir yere ulaştırması eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Necât (نجاة) kelimesi, bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak anlamına gelir. Ayetteki 'neccâynâhu' (نجّيناه) fiili, Allah'ın Hz. İbrahim'i düşmanlarının şerrinden ve ateşten kurtarmasını, onu güvenli bir yere çıkarmasını ifade eder. Bu, ilahi bir lütuf ve korumadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Necât, bir yerden diğerine geçmek, bir tehlikeden sıyrılmak demektir. Ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'in kavminin zulmünden ve ateşe atılma girişiminden kurtarılıp başka bir diyara göç ettirilmesi anlamındadır. Bu, mecazi olarak bir 'çıkış' ve 'kurtuluş'u ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kurtuluş (necât) kavramı Kur'an'da genellikle ilahi müdahale ile gerçekleşen, zor durumdan veya azaptan uzaklaşmayı ifade eder. Bu ayette, Hz. İbrahim'in fiziksel olarak bir tehlikeden kurtarılması ve yeni bir başlangıç yapması anlamında kullanılmıştır, bu da Allah'ın peygamberlerine olan desteğini gösterir."}]},{"word":"لُوطًا","root":"ل و ط","rootLatin":"l-v-t","meaning":"Hz. İbrahim ile birlikte kurtarılan ve bereketli topraklara ulaştırılan peygamber Hz. Lut'u ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Lut, Kur'an'da adı geçen peygamberlerden biridir. Bu ayette, Hz. İbrahim ile birlikte kurtarılan ve onunla aynı kaderi paylaşan kişi olarak zikredilir. İbn Kuteybe, Lut'un İbrahim'in yeğeni olduğunu ve onunla birlikte hicret ettiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Lut (لوط), özel bir isim olup, Kur'an'da peygamber olarak anılır. Ayetteki 've Lûtân' (ولوطا) ifadesi, Hz. İbrahim'in kurtarılışına ek olarak Hz. Lut'un da aynı ilahi lütufla kurtarıldığını ve bereketli topraklara ulaştırıldığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Hz. İbrahim ve Lut'un kurtarıldıktan sonra ulaştırıldıkları, Allah tarafından bereketli kılınan coğrafi bölgeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Arz (أرض), yeryüzü, toprak anlamına gelir. Kur'an'da genellikle belirli bir coğrafi bölgeyi veya genel olarak dünyayı ifade eder. Bu ayetteki 'el-arz' (الأرض) ifadesi, özel olarak Şam ve Filistin bölgelerine işaret eder ki bu bölgeler peygamberlerin yurdu ve bereketli topraklar olarak bilinir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Arz, üzerinde yaşanılan, ekilip biçilen yerdir. Ayetteki 'el-arz' kelimesi, Allah'ın bereketlendirdiği, yani hem maddi hem de manevi açıdan zengin kıldığı, peygamberlerin tebliğ merkezi olan kutsal toprakları ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir mekan değil, aynı zamanda manevi bir merkezdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Arz kelimesi Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanılır. Bu ayetteki 'el-arz' ifadesi, 'mübarek kılınan yer' nitelemesiyle birlikte, sadece bir toprak parçası olmaktan öte, ilahi lütfun tecelli ettiği, peygamberlerin misyonunu yerine getirdiği ve insanlık için hidayet kaynağı olan özel bir mekanı işaret eder."}]},{"word":"بَـٰرَكْنَا","root":"ب ر ك","rootLatin":"b-r-k","meaning":"Allah'ın söz konusu toprağı maddi ve manevi nimetlerle donatarak kutsal ve verimli kılması eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bereket (بركة), Allah'tan gelen hayrın ve fazlalığın devamlılığıdır. 'Bâraknâ' (باركنا) fiili, Allah'ın o toprağı hem maddi ürünler, sular ve güzelliklerle hem de manevi olarak peygamberlerin gönderildiği, vahyin indiği bir yer kılarak kutsal ve mübarek kıldığını ifade eder. Bu, ilahi bir ihsandır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Bereket, bir şeyin içinde hayrın ve artışın sabit olmasıdır. Ayetteki 'bâraknâ fîhâ' (باركنا فيها) ifadesi, Allah'ın o toprağa bolluk, verimlilik ve manevi değerler bahşettiğini, onu diğer topraklardan üstün kıldığını gösterir. Bu, sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir berekettir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Bereket, Allah'ın bir şeye çok hayır ve iyilik vermesidir. Ayetteki 'bâraknâ' fiili, Allah'ın o toprağı peygamberlerin yurdu, vahyin merkezi ve insanlık için hidayet kaynağı yaparak onu mübarek kıldığını belirtir. Bu, o toprağın özel bir statüye sahip olduğunu gösterir."}]},{"word":"لِلْعَـٰلَمِينَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Söz konusu bereketin ve kurtuluşun sadece belirli bir kavme değil, tüm insanlığa ve varlık âlemine yönelik olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âlemîn (عالمين), 'âlem' kelimesinin çoğulu olup, tüm varlıkları, insanları, cinleri ve melekleri kapsar. Ayetteki 'li'l-âlemîn' (للعالمين) ifadesi, o toprağın bereketinin ve oradan çıkan peygamberlerin getirdiği mesajın sadece belirli bir topluluk için değil, tüm evrensel varlıklar için bir rahmet ve hidayet kaynağı olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âlemîn, insanlar ve cinler topluluğu anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, o toprağın bereketinin ve oradan yayılan ilahi mesajın, tüm insanlık için bir örnek ve hidayet vesilesi olduğunu gösterir. Bu, Kur'an'ın evrensel mesajının bir yansımasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Âlemîn kavramı Kur'an'da genellikle 'tüm varlıklar' veya 'tüm insanlar' anlamında kullanılır ve ilahi mesajın evrenselliğini vurgular. Bu ayette, bereketli kılınan toprağın ve oradan çıkan peygamberlerin getirdiği hidayetin sadece belirli bir zümreye değil, tüm insanlığa yönelik olduğunu ifade eder, bu da İslam'ın evrenselci bakış açısını pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-ibrahim","kissa-diger-peygamberler","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَنَجَّيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"نَجَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve kurtardık"},{"position":1,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":2,"surface":"وَلُوطًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Alem","root":"ل-و-ط","rootLatin":"l-w-t","lemma":"لُوط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"ve Lut'u"},{"position":3,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yere"},{"position":5,"surface":"ٱلَّتِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّتِى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"ki o"},{"position":6,"surface":"بَارَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ر-ك","rootLatin":"b-r-k","lemma":"بَارَكَ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bereketlendirdik"},{"position":7,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onu"},{"position":8,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":8,"surface":"ٱلْعَالَمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَالَم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"âlemler"}]
