# Enbiyâ Sûresi, 82. Âyet (21:82)

> وَمِنَ ٱلشَّيَـٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذَٰلِكَ ۖ وَكُنَّا لَهُمْ حَـٰفِظِينَ

*Vemine-şşeyâtîni men yeġûsûne lehu veya'melûne ‘amelen dûne żâlik(e)(s) vekunnâ lehum hâfizîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık eden ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Hep onları zapteden bizdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/21/82

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enbiyâ Suresi 82. ayet, Hz. Süleyman'a verilen mucizevi güçleri ve cinlerin ona hizmetini anlatmaktadır. Ayet, şeytanların dalgıçlık yapma ve başka işler görme yeteneklerini vurgulayarak, ilahi kudretin evren üzerindeki mutlak hakimiyetini gözler önüne sermektedir. Anahtar kavramlar, bu ilahi kudretin tezahürlerini ve cinlerin tabi kılınışını dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلشَّيَـٰطِينِ","root":"ش ي ط","rootLatin":"ş-y-t","meaning":"İnsanları doğru yoldan saptıran, isyankar ve kötü ruhlu varlıklar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şeytan kelimesi, 'şata' (uzaklaştı, saptı) veya 'şâta' (yandı, helak oldu) kökünden türemiştir. İsyan eden, haddi aşan her varlık için kullanılır. Ayetteki bağlamda, Hz. Süleyman'ın emrine verilen, dalgıçlık ve diğer işleri yapan cin taifesinden olan isyankar varlıkları ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şeytan, Arap dilinde 'uzaklaşan, sapan' anlamına gelir. Kur'an'da ise genellikle insanları saptıran, kötülüğe teşvik eden cinleri ve bazen de kötü insanları ifade eder. Bu ayette, Hz. Süleyman'ın emrine verilmiş, denizin derinliklerinde işler yapan cinler kastedilmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Şeytan kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'a isyan eden ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışan varlıkları ifade eder. Hz. Süleyman kıssasında ise, bu varlıkların ilahi bir kudretle kontrol altına alınarak belirli görevlerde kullanıldığı görülür. Bu durum, şeytanın mutlak bir güç olmadığını, ilahi iradeye tabi olabileceğini gösterir."}]},{"word":"يَغُوصُونَ","root":"غ و ص","rootLatin":"ğ-v-s","meaning":"Suyun derinliklerine inmek, dalmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğavs, suya dalmak ve oradan bir şeyler çıkarmak anlamına gelir. Ayetteki 'yeğûsûne' fiili, şeytanların Hz. Süleyman için denizin derinliklerine dalıp inci, mercan gibi değerli eşyaları çıkardıklarını ifade eder. Bu, onların olağanüstü yeteneklerine işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğavs, bir şeye nüfuz etmek, derinliğine inmek demektir. Özellikle suya dalmak için kullanılır. Ayetteki kullanımı, şeytanların Hz. Süleyman'ın emriyle denizlerin derinliklerine inerek çeşitli işler yaptıklarını, bu sayede ona hizmet ettiklerini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ğavs, suyun dibine inmek ve oradan bir şey çıkarmak manasındadır. Bu ayetteki fiil, şeytanların Hz. Süleyman'ın emriyle dalgıçlık yaparak, denizden değerli madenler ve inciler çıkardıklarını gösterir. Bu, onların insanüstü güçlerine ve Hz. Süleyman'a olan itaatlerine bir delildir."}]},{"word":"وَيَعْمَلُونَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi yapmak, icra etmek, eylemde bulunmak.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Amel, bir fiili kasten ve iradeyle yerine getirmektir. Ayetteki 'ya'melûne' fiili, şeytanların dalgıçlık dışında da Hz. Süleyman için çeşitli işler yaptıklarını, bu işlerin de onların iradeleriyle gerçekleştiğini ifade eder. Bu, onların sadece dalgıçlıkla sınırlı kalmayıp, farklı alanlarda da hizmet ettiklerini gösterir."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Amel, bir maksatla yapılan her türlü fiildir. Ayetteki 'ya'melûne amelen dûne zâlike' ifadesi, şeytanların dalgıçlık dışında, Hz. Süleyman'ın isteği doğrultusunda başka işler de yaptıklarını, örneğin bina inşa etme, heykeller yapma gibi görevleri üstlendiklerini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Amel kelimesi, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir ve genellikle bir eylemi, işi veya faaliyeti ifade eder. Bu ayette, şeytanların Hz. Süleyman'ın emri altında sadece dalgıçlık değil, aynı zamanda başka türden işler de yaptıklarını, bu işlerin de ilahi bir kontrol altında gerçekleştiğini vurgular."}]},{"word":"حَـٰفِظِينَ","root":"ح ف ظ","rootLatin":"h-f-z","meaning":"Korumak, gözetmek, denetlemek, muhafaza etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hıfz, bir şeyi zayi olmaktan korumak, gözetmek ve muhafaza etmektir. Ayetteki 'hâfizîn' kelimesi, Allah'ın şeytanları Hz. Süleyman'ın emrinde tuttuğunu, onların isyan etmelerini veya görevlerini aksatmalarını engellediğini ifade eder. Bu, ilahi kontrolün mutlaklığını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hâfız, bir şeyi koruyan, gözeten demektir. Ayetteki 'künnâ lehum hâfizîn' ifadesi, Allah'ın şeytanları Hz. Süleyman'ın emrinde tuttuğunu, onların ona zarar vermelerini veya görevlerinden sapmalarını engellediğini mecazi olarak anlatır. Bu, ilahi gözetimin her şeyi kuşattığını vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hıfz, bir şeyi muhafaza etmek ve kontrol altında tutmaktır. Bu ayette, Allah'ın şeytanları Hz. Süleyman'ın hizmetinde tuttuğunu ve onların ona karşı herhangi bir kötülük yapmalarını engellediğini belirtir. Bu, Allah'ın peygamberlerine verdiği desteğin ve korumanın bir göstergesidir."}]}]}
