# Hac Sûresi, 1. Âyet (22:1)

>  يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ ۚ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ

*Yâ eyyuhâ-nnâsu-ttekû rabbekum(c) inne zelzelete-ssâ'ati şey-un ‘azîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/1

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi'nin ilk ayeti, insanları Allah'tan sakınmaya ve kıyametin dehşetinden ibret almaya çağırmaktadır. Ayet, 'takva' kavramı üzerinden ilahi emirlere uymayı ve 'zelzele' ile 'saat' kavramlarıyla kıyametin büyüklüğünü vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلنَّاسُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Akıl ve idrak sahibi olan, topluluk halinde yaşayan insan cinsi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ins' kökünden türeyen 'nâs' kelimesini, 'ünsiyet kuran, topluluk halinde yaşayan varlık' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, genel olarak tüm insanlığı kapsayan bir hitaptır ve kıyametin dehşeti karşısında herkesin eşit olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nâs' kelimesinin 'insan' anlamına geldiğini ve genellikle çoğul olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'Ey insanlar!' hitabı, Kur'an'ın evrensel mesajının bir göstergesi olup, tüm insanlığa yönelik bir uyarı niteliğindedir."}]},{"word":"ٱتَّقُوا۟","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'ın azabından korunmak için emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ittika' kelimesinin 'korunmak, sakınmak' anlamına geldiğini ve Allah'tan sakınmanın, O'nun azabından korunmak için emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak olduğunu ifade eder. Ayetteki 'Rabbinizden sakının' ifadesi, kıyametin dehşeti karşısında takvanın önemini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'takva' kelimesini 'nefsi korkulan şeyden korumak' olarak tanımlar. Şer'i anlamda ise, 'nefsi günahlardan korumak' demektir. Ayetteki bağlamda, kıyametin sarsıntısı gibi büyük bir olay karşısında Allah'ın emirlerine sarılarak korunma çağrısıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takva' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çekerek, bunun sadece bir korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı duyulan saygı ve sorumluluk bilinci olduğunu belirtir. Ayetteki 'ittaku' emri, bu sorumluluk bilincini harekete geçirmeyi amaçlar."}]},{"word":"زَلْزَلَةَ","root":"ز ل ل","rootLatin":"z-l-l","meaning":"Şiddetli bir şekilde sarsılma, titreme, yerinden oynama.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zelzele' kelimesinin 'şiddetli sarsıntı' anlamına geldiğini ve bu kelimenin tekrarının sarsıntının şiddetini pekiştirdiğini belirtir. Ayetteki 'zelzeletü's-sâati' ifadesi, kıyametin başlangıcında meydana gelecek olan korkunç yer sarsıntısını tasvir eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'zelzele'yi 'bir şeyin şiddetli bir şekilde hareket etmesi ve sarsılması' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, kıyametin başlangıcında dünyanın yaşayacağı büyük ve yıkıcı sarsıntıyı ifade eder, bu da olayın dehşetini artırır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'zelzele' kelimesinin 'tekrar eden hareket ve sarsıntı' anlamına geldiğini ve bu tekrarın, sarsıntının sürekliliğini ve şiddetini gösterdiğini belirtir. Kıyamet sarsıntısının büyüklüğünü ve dehşetini vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّاعَةِ","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-'-","meaning":"Kıyamet günü, dünyanın sonu ve ahiret hayatının başlangıcı.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sâat' kelimesinin 'kıyamet' anlamına geldiğini ve bu ismin, kıyametin aniden ve kısa bir sürede gerçekleşmesinden dolayı verildiğini belirtir. Ayetteki 'zelzeletü's-sâati' ifadesi, kıyametin başlangıcındaki o dehşetli anı ve sarsıntıyı işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sâat' kelimesinin 'zamanın bir parçası' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da genellikle 'kıyamet günü' için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, kıyametin ani ve beklenmedik gelişini ve beraberindeki büyük sarsıntıyı vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sâat' kelimesinin Kur'an'da hem genel anlamda 'zaman dilimi' hem de özel olarak 'kıyamet' anlamında kullanıldığını belirtir. Hac Suresi'ndeki bu ayette, kıyametin dehşetini ve büyüklüğünü ifade eden özel anlamıyla yer almaktadır."}]},{"word":"عَظِيمٌ","root":"ع ظ م","rootLatin":"'-z-m","meaning":"Büyük, yüce, önemli ve dehşet verici.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'azîm' kelimesini 'hem maddi hem de manevi olarak büyük ve yüce olan' şeklinde açıklar. Ayetteki 'şey'in 'azîm' olması, kıyamet sarsıntısının boyutlarının insan idrakini aşan bir büyüklükte ve dehşette olduğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'azîm' kelimesinin 'büyüklük ve yücelik' ifade ettiğini ve bu büyüklüğün hem nicelik hem de nitelik açısından olabileceğini belirtir. Ayetteki 'şey'in 'azîm' olarak nitelendirilmesi, kıyamet sarsıntısının sıradan bir olay olmadığını, aksine olağanüstü bir dehşet taşıdığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","takva","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا أَيُّهَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلنَّاسُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cins","root":"n-w-s","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için merfû","gloss":"insanlar"},{"position":3,"surface":"ٱتَّقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"w-q-y","rootLatin":"w-q-y","lemma":"اِتَّقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"sakının"},{"position":4,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"r-b-b","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rabbiniz"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"doğrusu"},{"position":6,"surface":"زَلْزَلَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"z-l-z-l","rootLatin":"z-l-z-l","lemma":"زَلْزَلَة","form":"Fül'ale","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sarsıntısı"},{"position":7,"surface":"ٱلسَّاعَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"s-w-ʿ","rootLatin":"s-w-ʿ","lemma":"سَاعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyametin"},{"position":8,"surface":"شَىْءٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ş-y-ء","rootLatin":"sh-y-hamza","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"bir şey"},{"position":9,"surface":"عَظِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ʿ-ẓ-m","rootLatin":"ayn-dh-m","lemma":"عَظِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/1*
- **Hac Sûresi** · *22/1*
