# Hac Sûresi, 24. Âyet (22:24)

> وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ

*Vehudû ilâ-ttayyibi mine-lkavli vehudû ilâ sirâti-lhamîd(i)*

**Meal (Diyanet):** Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/24

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","sidk","takva","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"هُدُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"h-d-y","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ulaştırıldılar"},{"position":2,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":3,"surface":"ٱلطَّيِّبِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"t-y-b","rootLatin":"t-y-b","lemma":"طَيِّب","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"güzel, hoş"},{"position":4,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"ٱلْقَوْلِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"k-v-l","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"söz"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"هُدُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"h-d-y","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ulaştırıldılar"},{"position":7,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":8,"surface":"صِرَٰطِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"s-r-t","rootLatin":"s-r-ṭ","lemma":"صِرَاط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yol"},{"position":9,"surface":"ٱلْحَمِيدِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"h-m-d","rootLatin":"h-m-d","lemma":"حَمِيد","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"övülmüş, Hamîd"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 24. ayet, cennet ehlinin hem sözsel hem de yol olarak doğruya yöneltildiğini ifade eder. Ayet, 'tayyib' kelimesiyle güzel ve hoş sözü, 'hudû' fiiliyle hidayeti ve 'sırât' ile de doğru yolu vurgulayarak, müminlerin hem söylemde hem de eylemde Allah'ın övgüye layık yoluna iletildiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"هُدُوا۟","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yola iletilmek, hidayet bulmak veya hidayet etmek anlamındadır ve ayette pasif formda kullanılarak Allah tarafından doğruya yöneltilmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'h-d-y' kökünü, bir şeyi nazikçe ve yumuşakça doğru yola iletmek olarak açıklar. Ayetteki 'hudû' fiili, Allah'ın kullarını iradeleri dışında zorla değil, lütuf ve ihsanıyla doğruya yöneltmesini ifade eder ki bu da cennet ehlinin Allah'ın hidayetine mazhar olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hudû' fiilinin mecazi olarak 'irşad edilmek, yol gösterilmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, cennet ehlinin hem sözün güzeline hem de Allah'ın yoluna yönlendirilmesi, onların bu ilahi irşada layık görüldüğünü vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidayet' kavramının Kur'an'da sadece yol göstermekle kalmayıp, aynı zamanda o yola ulaştırmak ve o yolda sabit kılmak anlamlarını da içerdiğini belirtir. Ayetteki 'hudû' fiili, müminlerin sadece bilgilendirilmekle kalmayıp, fiilen doğru yola ulaştırıldığını ve orada kalıcı kılındığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلطَّيِّبِ","root":"ط ي ب","rootLatin":"t-y-b","meaning":"Güzel, hoş, temiz ve helal anlamlarına gelir; ayette 'sözün güzeli' olarak kullanılarak nitelikli ve makbul sözü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tayyib' kelimesini, nefsin hoşlandığı, lezzetli ve temiz olan her şey için kullanır. Ayette 'el-kavli' (söz) ile birlikte kullanılması, sözün hem anlam hem de ifade bakımından güzel, hoş, doğru ve faydalı olmasını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tayyib' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'helal, temiz, güzel, hoş, faydalı' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Ayetteki 'tayyib minel-kavl' ifadesi, müminlerin sadece doğru sözü değil, aynı zamanda ahlaki ve manevi açıdan da güzel ve makbul olan sözü işitmeye ve söylemeye yöneltildiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tayyib' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'iyi, güzel, temiz, helal' gibi pozitif nitelikleri ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'tayyibü'l-kavl' ifadesi, cennet ehlinin sadece dünyevi değil, uhrevi anlamda da en güzel ve en değerli sözlere muhatap olacağını ve bu sözlerle hidayet bulacağını işaret eder."}]},{"word":"صِرَٰطِ","root":"ص ر ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Doğru, açık ve geniş yol anlamına gelir; ayette Allah'ın övgüye layık yolunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sırât' kelimesini 'açık ve geniş yol' olarak tanımlar. Ayette 'sırâtı'l-hamîd' olarak geçmesi, bu yolun sadece fiziksel bir yol değil, aynı zamanda Allah'ın rızasına ulaştıran, şeriatın ve hakikatin yolu olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sırât' kelimesinin 'açık ve geniş yol' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'Allah'ın dini, hak yol' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'sırâtı'l-hamîd' ifadesi, bu yolun Allah tarafından övülmüş, beğenilmiş ve dosdoğru bir yol olduğunu açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sırât' kavramının Kur'an'da 'doğru yol' anlamında merkezi bir rol oynadığını ve bu yolun hem dünyevi hem de uhrevi kurtuluşa götüren tek yol olduğunu ifade eder. Ayetteki 'sırâtı'l-hamîd' ifadesi, bu yolun sadece doğru olmakla kalmayıp, aynı zamanda Allah'ın övgüsüne mazhar olmuş, mükemmel bir yol olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْحَمِيدِ","root":"ح م د","rootLatin":"h-m-d","meaning":"Övülmüş, övgüye layık olan anlamına gelir; ayette Allah'ın bir sıfatı olarak kullanılarak O'nun her türlü övgüye müstahak olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hamd' kökünün 'övmek, şükretmek' anlamlarına geldiğini ve 'hamîd' isminin 'övülmeye layık olan, çok övülen' anlamında olduğunu belirtir. Ayette 'sırâtı'l-hamîd' ifadesi, Allah'ın yolunun, bizzat Allah'ın kendisi gibi övgüye layık olduğunu ve bu yolun takipçilerinin de övgüye mazhar olacağını ima eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hamîd' isminin, hem 'övülen' hem de 'övücü' anlamlarını taşıdığını, ancak Allah için kullanıldığında 'övülmeye layık olan, her türlü övgünün kendisine ait olduğu' anlamını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'sırâtı'l-hamîd' ifadesi, Allah'ın yolunun, O'nun yüce sıfatlarına uygun, mükemmel ve övgüye değer bir yol olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hamîd' isminin Allah'ın zâtına mahsus bir sıfat olduğunu ve O'nun kemal sıfatlarıyla muttasıf olmasından dolayı her türlü övgüye layık olduğunu açıklar. Ayetteki 'sırâtı'l-hamîd' ifadesi, bu yolun Allah'ın kemalinden bir yansıma olduğunu ve bu yola uyanların da Allah'ın övgüsüne nail olacağını gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/24*
- **Hac Sûresi** · *22/24*
