# Hac Sûresi, 32. Âyet (22:32)

> ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَـٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ

*Żâlike vemen yu'azzim şe'â-ira(A)llâhi fe-innehâ min takvâ-lkulûb(i)*

**Meal (Diyanet):** Bu böyle. Her kim de Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah'a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/32

---

## Tefsir

{"topics":["takva","hac","ihlas"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"işte bu"},{"position":2,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"kim"},{"position":3,"surface":"يُعَظِّمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"'-z-m","lemma":"تَعْظِيم","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"İsm-i şart olan 'مَن'in fiil-i şartı olduğu için meczûm","gloss":"yüceltirse"},{"position":4,"surface":"شَعَـٰٓئِرَ","pos":"isim","posDetail":"Cem-i Teksir","root":"ش-ع-ر","rootLatin":"ş-'-r","lemma":"شَعِيرَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"يُعَظِّمْ fiilinin mef'ûlün bih'i olduğu için mansûb","gloss":"nişaneleri"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"شَعَـٰٓئِرَ kelimesinin muzâfun ileyh'i olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":6,"surface":"فَإِنَّهَا","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":6,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o"},{"position":7,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":8,"surface":"تَقْوَى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"تَقْوَى","form":"İf'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sakınmak"},{"position":9,"surface":"ٱلْقُلُوبِ","pos":"isim","posDetail":"Cem-i Teksir","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"تَقْوَى kelimesinin muzâfun ileyh'i olduğu için mecrûr","gloss":"kalplerin"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 32. ayet, Allah'ın nişanelerine saygı göstermenin kalplerin takvasından kaynaklandığını vurgular. Ayet, 'ta'zîm' (yüceltme), 'şeâir' (nişaneler) ve 'takvâ' (sakınma/bilinçli olma) gibi temel kavramlar üzerinden, ibadetlerin ve sembollerin manevi derinliğini ve kalple olan ilişkisini dilbilimsel bir hassasiyetle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يُعَظِّمْ","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"ayn-zâ-mîm","meaning":"Allah'ın nişanelerine saygı göstermek, onları yüceltmek ve kadrini bilmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'azame' (عظم) kelimesinin asıl anlamının 'büyüklük' olduğunu belirtir. 'Ta'zîm' ise bir şeyi büyük görmek, ona saygı göstermek ve kadrini yüceltmektir. Ayetteki 'yü'azzım' fiili, Allah'ın şeâirine karşı gösterilmesi gereken manevi saygı ve hürmeti ifade eder, onları sıradan görmemek gerektiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ta'zîm'i, bir şeyi büyük ve önemli kabul etmek, ona değer vermek olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın belirlediği nişanelere karşı kalpte hissedilen saygı ve bu saygının dışa vurumu kastedilir. Bu, sadece fiziki bir eylem değil, aynı zamanda kalbi bir duruştur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ta'zîm'in Kur'an'daki kullanımının genellikle Allah'a ve O'nun belirlediği kutsallara yönelik olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'yü'azzım' fiili, 'şeâirullah'a karşı gösterilen saygının, kişinin Allah'a olan derin bağlılığının ve O'nun emirlerine verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade eder."}]},{"word":"شَعَـٰٓئِرَ","root":"ش-ع-ر","rootLatin":"şîn-ayn-râ","meaning":"Allah'ın dinine ait alametler, nişaneler ve semboller anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şeâir' kelimesini 'alametler' ve 'işaretler' olarak açıklar. Özellikle hac ibadetiyle ilgili yerler ve uygulamalar için kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise daha genel bir anlamda, Allah'ın dininin belirgin alametleri ve kutsal saydığı her şey için kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şeâir'i 'Allah'ın dininin alametleri' olarak tanımlar. Kelimenin kökündeki 'şuur' (idrak etme, hissetme) anlamından hareketle, bu nişanelerin insanlara Allah'ı ve O'nun dinini hatırlatan, idrak ettiren semboller olduğunu ima eder. Ayetteki bağlamda, bu nişanelere hürmet göstermek, dinin temel prensiplerine bağlılığı gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'şeâir'in 'şuur' kökünden geldiğini ve 'bir şeyin alameti' anlamına geldiğini belirtir. Özellikle 'şeâirullah' ifadesi, Allah'ın dininin alametleri, ibadet yerleri ve ibadetler için kullanılan genel bir terimdir. Ayetteki kullanımı, bu alametlere gösterilen saygının, kalpteki takvanın bir yansıması olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şeâir' kavramının Kur'an'da genellikle hac ibadetiyle ilişkili kutsal yerler ve ritüeller için kullanıldığını, ancak genel olarak 'Allah'ın nişaneleri' anlamında da geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'şeâirullah', Allah'ın dininin tüm sembollerini ve kutsallarını ifade ederek, onlara gösterilen saygının önemini vurgular."}]},{"word":"تَقْوَى","root":"و-ق-ي","rootLatin":"vâv-kâf-yâ","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınma, O'nun emirlerine uyma ve O'nun bilincinde olma halidir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'takvâ' kelimesinin kök anlamının 'korunmak, sakınmak' olduğunu belirtir. Allah'a karşı takvâ ise O'nun azabından sakınmak, O'nun emirlerine uyarak kendini korumaktır. Ayetteki 'takvâ'nın kalplere nispet edilmesi, bu sakınma ve bilinçli olma halinin kalpte yerleşmiş bir duygu ve inanç olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'takvâ'nın asıl anlamının 'bir şeyi korumak' olduğunu, şer'i anlamda ise 'nefsi günahlardan korumak' olduğunu ifade eder. 'Takvâ'nın kalplere izafe edilmesi, bu koruma ve sakınma halinin sadece dışsal eylemlerden ibaret olmadığını, aksine kalbin derinliklerinden gelen bir bilinç ve hassasiyet olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takvâ'yı Kur'an'ın merkezi kavramlarından biri olarak ele alır ve onu 'Allah'a karşı sorumluluk bilinci' veya 'Allah korkusuyla hareket etme' olarak tanımlar. Bu ayetteki 'takvâ'nın kalplere ait olması, Allah'ın nişanelerine gösterilen saygının, kuru bir ritüel değil, kalpten gelen samimi bir Allah bilinci ve O'na karşı duyulan derin saygının bir tezahürü olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takvâ'nın Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'Allah'ın azabından sakınma, O'na itaat etme, O'nun emirlerine uyma' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Ayetteki 'takvâ'nın kalplere nispet edilmesi, bu kavramın sadece dışsal bir davranış değil, kalbin derinliklerinde yerleşmiş bir inanç ve bilinç hali olduğunu, dolayısıyla Allah'ın nişanelerine gösterilen hürmetin de bu kalbi durumdan kaynaklandığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلْقُلُوبِ","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"kâf-lâm-bâ","meaning":"İnsanlardaki idrak, duygu, irade ve inanç merkezi olan kalplerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'kalb' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ters çevirmek' olduğunu, ancak mecazi olarak insanın idrak ve duygu merkezi olan organı ifade ettiğini belirtir. Kur'an'da 'kalb', genellikle akıl, idrak, irade ve imanın merkezi olarak kullanılır. Bu ayette 'takvâ'nın kalplere nispet edilmesi, takvanın sadece zihinsel bir bilgi değil, aynı zamanda kalpte hissedilen derin bir duygu ve inanç olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kalb'i, insanın manevi merkezi, idrak ve düşünce gücünün kaynağı olarak tanımlar. Ayetteki 'kalplerin takvası' ifadesi, Allah'ın nişanelerine gösterilen saygının, dışsal bir gösterişten ziyade, kalbin derinliklerinden gelen samimi bir inanç ve Allah bilincinin sonucu olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'kalb'in sadece fizyolojik bir organ olmadığını, aynı zamanda insanın düşünce, duygu ve irade merkezi olduğunu belirtir. 'Kalplerin takvası' ifadesi, takvanın sadece akli bir kabul değil, aynı zamanda kalbin derinliklerinde hissedilen bir teslimiyet ve Allah'a karşı duyulan derin bir saygı olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın nişanelerine gösterilen hürmetin temelinde yatan manevi boyutu açıklar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/32*
- **Hac Sûresi** · *22/32*
