# Hac Sûresi, 4. Âyet (22:4)

> كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

*Kutibe ‘aleyhi ennehu men tevellâhu feennehu yudilluhu veyehdîhi ilâ ‘ażâbi-sse'îr(i)*

**Meal (Diyanet):** Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi'nin 4. ayeti, şeytanın insan üzerindeki etkisini ve akıbetini ele almaktadır. Ayet, şeytanın dost edinenleri saptıracağını ve onları cehennem azabına sürükleyeceğini vurgulayarak, bu ilişkinin tehlikeli sonuçlarını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"كُتِبَ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Ayette, bir hükmün, kararın veya yazgının kesinleşmiş ve değişmez olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ketebe' fiilinin asıl anlamının harfleri bir araya getirerek sözcük oluşturmak olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da bu kelime, bir şeyin takdir edilmesi, farz kılınması veya kesinleşmiş bir hüküm olarak da kullanılır. Bu ayette 'kütibe', şeytanın dost edinenler üzerindeki etkisinin ilahi bir takdir veya kesinleşmiş bir hüküm olduğunu ifade eder, yani bu durumun kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kitâbet'in bazen bir şeyin sabit ve değişmez kılınması anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayette 'kütibe', şeytanın dost edinenleri saptırma ve azaba götürme fiilinin, ilahi bir irade veya kozmik bir yasa gereği kesinleşmiş bir sonuç olduğunu gösterir. Bu, şeytanın rolünün ve akıbetinin önceden belirlenmiş bir kader gibi olduğunu anlatır."}]},{"word":"تَوَلَّاهُ","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Bir kimseyi dost, veli, yardımcı veya koruyucu edinmek, ona yönelmek ve işlerini ona havale etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'velî' kelimesinin 'yakınlık' ve 'yardımcı' anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Tevellâhu' ifadesi, şeytanı kendine dost ve yardımcı edinmek, ona güvenmek ve onun yolunu takip etmek anlamına gelir. Ayette bu, şeytanın telkinlerine uymak ve onu rehber edinmek olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velâye'nin 'yardım' ve 'dostluk' anlamlarına geldiğini, 'tevellâ' fiilinin ise birine yönelmek, onu dost edinmek ve işlerini ona bırakmak olduğunu açıklar. Bu ayette 'men tevellâhu', şeytanı kendine dost ve koruyucu edinen, onun peşinden giden kimseleri ifade eder. Bu, şeytanın etkisine açık olmayı ve onun yönlendirmesine teslim olmayı vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velî' kavramının Kur'an'da 'koruyucu, dost, yardımcı' gibi anlamlara geldiğini ve bu ilişkinin karşılıklı bir bağlılığı ifade ettiğini belirtir. 'Tevellâhu' ifadesi, şeytanla kurulan bu tür bir 'velayet' ilişkisini, yani şeytanı kendine rehber ve koruyucu edinmeyi anlatır. Bu, kişinin iradi olarak şeytanın tarafına geçmesini ve onunla bir tür ittifak kurmasını ifade eder."}]},{"word":"يُضِلُّهُ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Birini doğru yoldan saptırmak, şaşırtmak, sapıklığa düşürmek ve hidayetten uzaklaştırmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'dalâl' kelimesinin 'yoldan sapmak' ve 'şaşırmak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yudılluhu' ifadesi, şeytanın, kendisini dost edinen kişiyi doğru yoldan, yani Allah'ın yolundan saptıracağını, onu şaşkınlığa düşüreceğini ve hakikatten uzaklaştıracağını mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl'in 'doğru yoldan ayrılmak' olduğunu ve bunun bazen kasıtlı, bazen de kasıtsız olabileceğini ifade eder. Ayetteki 'yudılluhu', şeytanın aktif olarak kişiyi doğru yoldan uzaklaştırma, onu şaşırtma ve sapıklığa sürükleme eylemini vurgular. Bu, şeytanın insan üzerindeki yıkıcı etkisini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'hidayetin zıttı' olarak kullanıldığını ve 'doğru yolu kaybetme, sapma' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yudılluhu' ifadesi, şeytanın, dost edindiği kişiyi bilinçli olarak hidayet yolundan çıkarıp, onu şaşkınlık ve sapıklık içinde bırakacağını ifade eder. Bu, şeytanın insanı aldatma ve yanıltma gücünü ortaya koyar."}]},{"word":"عَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Acı veren, elem verici bir ceza veya işkenceyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azâb' kelimesinin 'tatlı sudan mahrum bırakmak' anlamından türediğini ve 'acı veren şey' anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle Allah'ın günahkarlara verdiği elem verici cezayı ifade eder. Bu ayette 'azâb', şeytanın dost edinenleri sürükleyeceği nihai ve acı verici cezayı, yani cehennem azabını anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'azâb'ın 'bir şeyi engellemek, alıkoymak' anlamından geldiğini ve 'acı veren şey' olarak kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'azâb', şeytanın dost edinenleri, doğru yoldan alıkoyarak ve saptırarak ulaştıracağı, elem ve ıstırap dolu bir sonu ifade eder. Bu, şeytanın insanı sürüklediği kötü akıbeti vurgular."}]},{"word":"ٱلسَّعِيرِ","root":"س ع ر","rootLatin":"s-a-r","meaning":"Şiddetli bir şekilde yanan, alevli ve kızgın ateşi ifade eden cehennem isimlerinden biridir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sa'îr' kelimesinin 'ateşin tutuşması ve alevlenmesi' anlamından geldiğini belirtir. Kur'an'da ise bu kelime, cehennemin şiddetli ve alevli ateşini ifade etmek için kullanılır. Bu ayette 'azâbi's-sa'îr', şeytanın dost edinenlerin karşılaşacağı cezanın, alevli ve yakıcı bir cehennem ateşi olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sa'îr'in 'ateşin şiddetli bir şekilde yanması' anlamına geldiğini ve cehennemin isimlerinden biri olduğunu ifade eder. Ayetteki 'es-sa'îr', cehennemin yakıcı ve kavurucu niteliğini vurgulayarak, şeytanın dost edinenlerin maruz kalacağı azabın dehşetini ve şiddetini gözler önüne serer."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","cehennem","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كُتِبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كَتَبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yazıldı"},{"position":2,"surface":"عَلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":2,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":3,"surface":"أَنَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":3,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o"},{"position":4,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mebnî","gloss":"kimse"},{"position":5,"surface":"تَوَلَّاهُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّى","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dost edindi"},{"position":5,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"فَأَنَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":6,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":6,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o"},{"position":7,"surface":"يُضِلُّهُۥ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"saptırır"},{"position":7,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":8,"surface":"وَيَهْدِيهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"يَهْدِي","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yönlendirir"},{"position":8,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":9,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":10,"surface":"عَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azap"},{"position":11,"surface":"ٱلسَّعِيرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ع-ر","rootLatin":"s-ʿ-r","lemma":"سَعِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"alevli ateş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/4*
- **Hac Sûresi** · *22/4*
