# Hac Sûresi, 41. Âyet (22:41)

> ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّـٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ ۗ وَلِلَّهِ عَـٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

*Elleżîne in mekkennâhum fî-l-ardi ekâmû-ssalâte veâtevû-zzekâte veemerû bilma'rûfi venehev ‘ani-lmunker(i)(k) veli(A)llâhi ‘âkibetu-l-umûr(i)*

**Meal (Diyanet):** Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminlerin yeryüzünde iktidar sahibi olduklarında yerine getirecekleri temel görevleri ve bu görevlerin toplumsal düzen için önemini vurgulamaktadır. Ayet, namaz, zekat, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma gibi kavramlar üzerinden ideal bir İslami toplum yapısının ana hatlarını çizmektedir.","keyConcepts":[{"word":"مَكَّنَّـٰهُمْ","root":"م ك ن","rootLatin":"m-k-n","meaning":"Birine güç ve imkan vermek, bir şeyi sağlamlaştırmak, yerleştirmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mekn (مَكْن) kelimesi, bir şeyi sağlam bir yere yerleştirmek, güç ve kudret vermek anlamındadır. Ayetteki 'mekkennâhum' ifadesi, Allah'ın müminlere yeryüzünde iktidar ve yerleşim imkanı vermesi, onları güçlendirmesi demektir. Bu, sadece fiziksel bir yerleşim değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal bir güçlenmeyi de ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Temkin (تمكين), bir şeyi sağlam bir şekilde yerleştirmek ve ona güç kazandırmaktır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın müminlere yeryüzünde hükmetme ve düzen kurma yetkisi vermesi, onların konumlarını sağlamlaştırması anlamındadır. Bu, ilahi bir lütuf ve sorumluluk yüklemesidir."}]},{"word":"أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Namazı dosdoğru kılmak, onun şartlarına ve rükünlerine riayet ederek yerine getirmek demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salâtı ikame etmek (أقاموا الصلاة), namazı vaktinde, rükünlerini ve şartlarını yerine getirerek kılmaktır. Sadece namaz kılmak değil, onu hakkıyla eda etmek, devamlılığını sağlamak ve ruhuna uygun davranmaktır. Ayetteki bu ifade, müminlerin iktidar sahibi olduklarında namazı toplumda yaygınlaştırma ve yaşatma sorumluluğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İkame (إقامة), bir şeyi tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmektir. Namazın ikamesi, sadece eda etmek değil, aynı zamanda onun farzlarını, sünnetlerini ve adabını gözeterek, huşu içinde ve devamlı olarak kılmaktır. Bu, namazın bireysel ve toplumsal hayattaki yerini sağlamlaştırmayı ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Salât (namaz), Kur'an'da Allah ile kul arasındaki en temel ibadet ve iletişim biçimidir. 'İkame' fiiliyle birlikte kullanıldığında, namazın sadece bireysel bir eylem olmaktan öte, toplumsal bir kurum olarak tesis edilmesi ve sürdürülmesi anlamını taşır. İktidar sahibi müminlerin bu görevi üstlenmesi, dinin temel direklerinden birini ayakta tutma çabasıdır."}]},{"word":"ءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ","root":"ء ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Zekatı vermek, onu hak sahiplerine ulaştırmak ve bu ibadeti yerine getirmektir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Zekâtı vermek (ءاتوا الزكاة), onu hak edenlere ulaştırmak ve bu mali ibadeti yerine getirmektir. 'İtâ' (إيتاء) fiili, bir şeyi vermek, ulaştırmak anlamındadır. Ayetteki bu ifade, müminlerin iktidar sahibi olduklarında zekat sistemini kurma ve işletme sorumluluğunu vurgular, böylece toplumda sosyal adaleti sağlarlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zekât (زكاة), malın temizlenmesi ve bereketlenmesi demektir. 'İtâü'z-zekât' (إيتاء الزكاة) ise, bu temizlenmiş maldan belirli bir kısmını Allah'ın emrettiği şekilde fakirlere ve diğer hak sahiplerine vermektir. Bu, hem malın arınması hem de toplumsal dayanışmanın sağlanmasıdır."}]},{"word":"أَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"İyiliği emretmek, dinin ve aklın güzel gördüğü şeyleri insanlara tavsiye etmek ve yaymaktır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ma'rûf (معروف), akıl ve şeriatın güzel gördüğü, insanların bildiği ve benimsediği her türlü iyiliktir. 'Emr bi'l-ma'rûf' (أمر بالمعروف), bu iyilikleri insanlara emretmek, onları teşvik etmek ve toplumda yaygınlaştırmak demektir. Bu, müminlerin toplumsal sorumluluğunun önemli bir parçasıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ma'rûf, şeriatın ve aklın kabul ettiği, güzel ve iyi olan her şeydir. 'Emr bi'l-ma'rûf', insanları bu iyi ve güzel şeylere yönlendirmek, onları yapmaya teşvik etmek ve bu değerleri toplumda hakim kılmaktır. Ayetteki bu ifade, müminlerin iktidar sahibi olduklarında ahlaki ve sosyal düzeni sağlama görevini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ma'rûf, 'urf' kökünden türemiş olup, toplum tarafından bilinen, kabul gören ve iyi addedilen davranışları ifade eder. Kur'an'da genellikle 'münker' (kötülük) ile zıt anlamlı olarak kullanılır. 'Emr bi'l-ma'rûf', sadece bireysel bir tavsiye değil, aynı zamanda toplumsal bir düzenleme ve iyiliği kurumsallaştırma çabasıdır."}]},{"word":"نَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ","root":"ن ه ي","rootLatin":"n-h-y","meaning":"Kötülükten sakındırmak, dinin ve aklın çirkin gördüğü şeyleri yasaklamak ve engellemektir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Münker (منكر), şeriatın ve aklın çirkin gördüğü, reddettiği her türlü kötülük ve günahtır. 'Nehy ani'l-münker' (نهي عن المنكر), bu kötülüklerden insanları sakındırmak, onları engellemek ve toplumda yayılmasını önlemektir. Bu, müminlerin toplumsal sorumluluğunun diğer önemli bir yönüdür."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Münker, 'inkâr' kökünden gelir ve bilinmeyen, yabancı, hoş görülmeyen şey demektir. Şeriat dilinde ise, Allah'ın ve Peygamber'in yasakladığı, akıl ve vicdanın çirkin gördüğü her türlü kötü fiil ve sözdür. 'Nehy ani'l-münker', bu kötülüklerin önlenmesi ve toplumdan uzaklaştırılması için çaba göstermektir."}]},{"word":"عَـٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-k-b","meaning":"İşlerin sonucu, akıbeti ve nihai neticesi demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âkıbe (عاقبة), bir şeyin sonu, neticesi ve akıbetidir. 'Âkıbetü'l-umûr' (عاقبة الأمور) ifadesi, tüm işlerin ve olayların nihai sonucunun Allah'a ait olduğunu, O'nun takdirine bağlı olduğunu belirtir. Bu, müminlere görevlerini yaparken tevekkül etmeleri gerektiğini hatırlatır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Akıbet (عاقبة), bir şeyin ardından gelen sonuçtur. Ayetteki 'lillâhi âkıbetü'l-umûr' ifadesi, bütün işlerin ve eylemlerin nihai sonucunun, hükmünün ve takdirinin yalnızca Allah'a ait olduğunu, O'nun iradesi dışında hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğini vurgular. Bu, müminlerin çabalarının sonucunu Allah'a bırakmaları gerektiğini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["namaz","zekat-infak","emr-i-maruf","takva","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"l-dh-y","rootLatin":"l-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":3,"surface":"مَّكَّنَّـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"m-k-n","rootLatin":"m-k-n","lemma":"مَكَّنَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yerleştirirsek"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"r-d-ḍ","rootLatin":"r-d-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":6,"surface":"أَقَامُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"q-w-m","rootLatin":"q-w-m","lemma":"أَقَامَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldılar"},{"position":7,"surface":"ٱلصَّلَوٰةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ṣ-l-w","rootLatin":"s-l-w","lemma":"صَلَاة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"namazı"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"ءَاتَوُا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ʔ-t-y","rootLatin":"'-t-y","lemma":"آتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdiler"},{"position":9,"surface":"ٱلزَّكَوٰةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"z-k-w","rootLatin":"z-k-w","lemma":"زَكَاة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"zekatı"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"أَمَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ʔ-m-r","rootLatin":"'-m-r","lemma":"أَمَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"emrettiler"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":11,"surface":"ٱلْمَعْرُوفِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"'-r-f","rootLatin":"'-r-f","lemma":"مَعْرُوف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"uygun olanı"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"نَهَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"n-h-y","rootLatin":"n-h-y","lemma":"نَهَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yasakladılar"},{"position":13,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":14,"surface":"ٱلْمُنكَرِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"n-k-r","rootLatin":"n-k-r","lemma":"مُنكَر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"fenalığı"},{"position":15,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":15,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":15,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ʔ-l-h","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":16,"surface":"عَـٰقِبَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"'-q-b","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقِبَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sonucu"},{"position":17,"surface":"ٱلْأُمُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ʔ-m-r","rootLatin":"'-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"işlerin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/41*
- **Hac Sûresi** · *22/41*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/41*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/41*
