# Hac Sûresi, 47. Âyet (22:47)

> وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ ۚ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

*Veyesta'cilûneke bil'ażâbi velen yuḣlifa(A)llâhu va'deh(u)(c) ve-inne yevmen ‘inde rabbike keelfi senetin mimmâ te'uddûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müşriklerin azabı acele istemeleri karşısında Allah'ın vaadinden dönmeyeceğini ve O'nun katındaki zaman algısının insan algısından farklı olduğunu vurgular. Anahtar kavramlar, azap talebi, Allah'ın vaadi ve zamanın göreceliği etrafında şekillenir.","keyConcepts":[{"word":"يَسْتَعْجِلُونَكَ","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"a-c-l","meaning":"Senden azabın acele gelmesini istiyorlar, çabuklaştırmanı talep ediyorlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Acale (عَجَلَ) kelimesi, bir şeyin vaktinden önce gerçekleşmesini istemek veya bir şeyi hızlandırmak anlamına gelir. Ayetteki 'yesta'cilûneke' ifadesi, müşriklerin Allah'tan azabın bir an önce gelmesini, yani vaat edilen azabın vaktinden önce gerçekleşmesini talep etmelerini ifade eder. Bu, onların alaycı ve meydan okuyucu tavırlarını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Araplar 'acele' kelimesini, bir şeyin vaktinden önce olmasını istemek anlamında kullanır. Burada 'yesta'cilûneke' ile kastedilen, müşriklerin Hz. Peygamber'den, kendilerine vaat edilen azabın hemen gelmesini istemeleridir. Bu, onların Allah'ın gücünü ve vaadini hafife aldıklarını gösteren bir mecazdır."}]},{"word":"ٱلْعَذَابِ","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Allah'ın inkarcılara dünyada veya ahirette tattıracağı acı ve cezadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azap (عَذَاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamına gelen 'azb' kökünden gelir. Azap, insanı arzu ettiği şeylerden alıkoyan, ona acı veren her türlü cezadır. Ayetteki 'bi'l-azâb' ifadesi, müşriklerin alaycı bir şekilde talep ettikleri, kendilerini bekleyen ilahi cezayı ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'azab' kavramı, genellikle Allah'ın inkarcılara ve günahkarlara uyguladığı cezayı ifade eder. Bu ceza hem dünyevi musibetler hem de ahiretteki cehennem azabı şeklinde olabilir. Ayetteki bağlamda, müşriklerin 'acele' istedikleri azap, Allah'ın onlara vaat ettiği ve kaçınılmaz olan cezadır."}]},{"word":"وَعْدَهُۥ","root":"و-ع-د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Allah'ın kullarına verdiği söz, vaat ettiği şeydir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وَعْد), bir şeye dair haber vermek ve onu gerçekleştireceğine dair söz vermektir. Allah'ın vaadi, O'nun kesinlikle yerine getireceği sözüdür ve O'nun sıfatlarından biridir. Ayetteki 'va'dehu' ifadesi, Allah'ın azabı geciktirse bile, vaat ettiği azabı kesinlikle gerçekleştireceğini vurgular, zira O sözünden dönmez."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'va'd' kelimesi, Allah'a nispet edildiğinde, O'nun kesinlikle yerine getireceği, şaşmaz ve değişmez sözünü ifade eder. Bu ayetteki 'len yuhlife Allahu va'dehu' ifadesi, Allah'ın vaadinin mutlak doğruluğunu ve gerçekleşeceğini, dolayısıyla müşriklerin aceleci taleplerinin anlamsızlığını pekiştirir."}]},{"word":"يَوْمًا","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Belirli bir zaman dilimi, gün.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Yevm (يَوْم), güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiği gibi, bazen de mutlak zaman dilimini veya bir dönemi ifade edebilir. Ayetteki 'yevmen' kelimesi, Allah katındaki zamanın insan algısından çok farklı olduğunu, O'nun için bin yılın bile bir gün gibi olduğunu anlatarak, azabın gecikmesinin Allah'ın acizliğinden değil, O'nun kendi zaman ölçüsüne göre olduğunun bir ifadesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'yevm' kavramı, sadece 24 saatlik bir zaman dilimini değil, aynı zamanda belirli bir dönemi, bir çağı veya ilahi bir zaman ölçüsünü de ifade edebilir. Bu ayetteki 'yevmen inde Rabbike ke elfi senetin' ifadesi, Allah'ın zaman algısının insan algısından üstünlüğünü ve O'nun için zamanın göreceliğini vurgular. Bu, azabın gecikmesinin bir erteleme değil, ilahi bir planın parçası olduğunu gösterir."}]},{"word":"تَعُدُّونَ","root":"ع-د-د","rootLatin":"a-d-d","meaning":"Sayıyorsunuz, hesaplıyorsunuz.","sources":[{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Aded (عَدَد), bir şeyin miktarını belirlemek, saymak anlamına gelir. 'Ta'uddûne' fiili, insanların kendi ölçüleriyle zamanı saymalarını ve hesaplamalarını ifade eder. Ayetteki 'mimmâ ta'uddûne' ifadesi, insanların sınırlı ve dünyevi zaman algısıyla Allah'ın sonsuz ve ilahi zaman algısı arasındaki farkı ortaya koyar. İnsanların saydığı bin yıl, Allah katında bir gün gibidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Adede (عَدَدَ) fiili, bir şeyin miktarını belirlemek, saymak ve hesaplamak anlamındadır. Ayetteki 'ta'uddûne' ifadesi, insanların kendi dünyevi zaman birimleriyle yaptıkları sayımı ve hesaplamayı belirtir. Bu, Allah'ın zaman ölçüsünün insanlarınkinden ne kadar farklı ve üstün olduğunu vurgulayarak, azabın gecikmesinin ilahi bir hikmete dayandığını açıklar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Hacc, 22:47*
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/47*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *22/47*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *22/47*
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/47*
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/47*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *22/47*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *22/47*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *22/47*
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/47*
- **Meâric Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/47*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *22/47*
