# Hac Sûresi, 55. Âyet (22:55)

> وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

*Velâ yezâlu-lleżîne keferû fî miryetin minhu hattâ te/tiyehumu-ssâ'atu baġteten ev ye/tiyehum ‘ażâbu yevmin ‘akîm(in)*

**Meal (Diyanet):** İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/55

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, inkarcıların Kur'an'a karşı süregelen şüphelerini ve bu şüphenin ancak kıyametin ansızın gelmesi veya 'kısır gün' azabıyla son bulacağını dilbilimsel bir derinlikle ifade etmektedir. Anahtar kavramlar, inkârın sürekliliğini, şüphenin doğasını, kıyametin ani gelişini ve azabın niteliğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar edenler, hakikati örtenler ve reddedenler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. İnkar edenler (kâfirûn), Allah'ın nimetlerini veya hakikati örten, gizleyen ve dolayısıyla reddeden kişilerdir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, Kur'an'ın hakikatini örtbas etme ve reddetme eylemini sürekli bir durum olarak vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr', İslam öncesi Arap toplumunda bir nimeti nankörlükle reddetme veya bir iyiliği inkâr etme anlamında kullanılırdı. Kur'an'da ise bu kavram, Allah'ın birliğini, peygamberliğini ve vahyini reddetme, yani hakikati bile bile örtme eylemini ifade eder. Ayetteki kullanımı, bu reddedişin sürekliliğini ve inatçılığını gösterir."}]},{"word":"مِرْيَةٍ","root":"م ر ى","rootLatin":"m-r-y","meaning":"Şüphe, tereddüt ve kuşku anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"M-r-y kökü, bir şey hakkında şüpheye düşmek, tereddüt etmek demektir. 'Mirye', kesin bilgiye ulaşamama veya bilginin doğruluğundan emin olamama halini ifade eder. Ayetteki 'fî miryetin minhu' ifadesi, inkarcıların Kur'an hakkında sürekli bir şüphe ve tereddüt içinde olduklarını, bu şüphenin onların zihinlerini meşgul ettiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mirye' kelimesinin mecazi olarak bir şeyin gerçekliğinden emin olmama, tereddüt etme durumunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, inkarcıların Kur'an'ın ilahi menşei ve içeriği hakkında sürekli bir kuşku içinde olmaları, bu şüphenin onların iman etmelerine engel teşkil ettiğini vurgular."}]},{"word":"تَأْتِيَهُمُ","root":"أ ت ى","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Gelmek, varmak, ulaşmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"E-t-y kökü, bir şeyin bir yere veya bir kimseye ulaşması, gelmesi anlamına gelir. Ayetteki 'te'tiyehumu' fiili, kıyametin veya azabın inkarcılara ansızın ve kaçınılmaz bir şekilde geleceğini ifade eder. Bu geliş, onların şüphelerini sona erdirecek nihai bir olaydır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'etâ' fiilinin Kur'an'da genellikle bir olayın veya durumun gerçekleşmesi, vuku bulması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'te'tiyehumu' fiili, kıyametin veya azabın inkarcıların beklemediği bir anda, ani ve kesin bir şekilde gerçekleşeceğini vurgular, bu da onların şüphelerinin anlamsızlığını ortaya koyar."}]},{"word":"ٱلسَّاعَةُ","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-'-","meaning":"Kıyamet, son saat, hesap günü anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"S-v-'- kökü, bir an, bir vakit dilimi anlamına gelir. 'Es-Sâ'ah' ise Kur'an'da genellikle kıyamet günü, yani dünyanın sonu ve hesap vaktinin geldiği an için kullanılır. Ayetteki 'es-Sâ'ah' kelimesi, inkarcıların şüphelerinin son bulacağı, ansızın gelecek olan o büyük ve kaçınılmaz olayı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'es-Sâ'ah' kelimesinin, insanların gaflet içinde olduğu bir anda aniden gelmesi nedeniyle bu ismi aldığını belirtir. Ayetteki 'bağteten' (ansızın) kelimesiyle birlikte kullanılması, kıyametin beklenmedik ve şok edici gelişini pekiştirir, inkarcıların şüphelerinin ne kadar boş olduğunu gösterir."}]},{"word":"بَغْتَةً","root":"ب غ ت","rootLatin":"b-ğ-t","meaning":"Ansızın, beklenmedik bir anda, aniden anlamındadır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"B-ğ-t kökü, bir şeyin aniden, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkması anlamına gelir. 'Bağteten' kelimesi, kıyametin veya azabın, inkarcıların hazırlıksız yakalanacağı, hiçbir işaret vermeden aniden geleceğini vurgular. Bu durum, onların şüpheleri içinde oyalanmalarının beyhudeliğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'bağteten' kelimesinin, bir olayın hiçbir ön belirti olmaksızın, aniden ve şaşırtıcı bir şekilde meydana gelmesini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyametin veya azabın, inkarcıların şüpheleri içinde oyalanırken, onları gafil avlayacak bir şekilde geleceğini anlatır."}]},{"word":"عَقِيمٍ","root":"ع ق م","rootLatin":"'-k-m","meaning":"Kısır, verimsiz, hayırsız, kendisinden sonra başka bir gün gelmeyen anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"A-k-m kökü, bir şeyin verimsiz, kısır olması anlamına gelir. 'Yevmin 'akîm' (kısır gün) ifadesi, bu günün kendisinden sonra başka bir günün gelmeyeceği, yani son ve nihai bir gün olduğu mecazını taşır. Bu, azabın kesinliğini ve dönüşü olmadığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'akîm' kelimesinin, kendisinden sonra bir şeyin gelmediği, netice vermeyen veya hayırsız olan şey için kullanıldığını belirtir. 'Yevmin 'akîm' ifadesi, bu günün azabının son ve geri dönülmez olduğunu, ardından bir kurtuluş veya telafi imkanının gelmeyeceğini ifade eder. İnkar edenler için bu, şüphelerinin sonu ve kaçınılmaz bir sondur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","kiyamet","vahiy-kuran","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَزَالُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ز-و-ل","rootLatin":"z-w-l","lemma":"زَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"devam eder"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî; 'yezâlu' fiilinin ismi olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"مِرْيَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ر-ي","rootLatin":"m-r-y","lemma":"مِرْيَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şüphe"},{"position":7,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî; harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o"},{"position":8,"surface":"حَتَّىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer / Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e kadar"},{"position":9,"surface":"تَأْتِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hattâ edatıyla nasb edildiği için mansûb","gloss":"gelmesi"},{"position":9,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî; mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":10,"surface":"ٱلسَّاعَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ع","rootLatin":"s-w-ʿ","lemma":"سَاعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"saat (kıyamet)"},{"position":11,"surface":"بَغْتَةً","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-غ-ت","rootLatin":"b-g-t","lemma":"بَغْتَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ansızın"},{"position":12,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":13,"surface":"يَأْتِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb olduğu için mansûb","gloss":"gelmesi"},{"position":13,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî; mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":14,"surface":"عَذَابُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"azabı"},{"position":15,"surface":"يَوْمٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bir günün"},{"position":16,"surface":"عَقِيمٍ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ق-م","rootLatin":"ʿ-q-m","lemma":"عَقِيم","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"kısır, bereketsiz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/55*
- **Hac Sûresi** · *22/55*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *22/55*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *22/55*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *22/55*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *22/55*
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *22/55*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/55*
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *22/55*
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *22/55*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/55*
- **Kelime-i İlyâsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *22/55*
