# Hac Sûresi, 59. Âyet (22:59)

> لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ

*Leyudḣilennehum mudḣalen yerdavneh(u)(k) ve-inna(A)llâhe le'alîmun halîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/59

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 59. ayet, Allah'ın müminleri hoşnut olacakları bir yere koyacağını ve O'nun Alîm ve Halîm sıfatlarını vurgular. Ayet, ahiret mükafatını ve Allah'ın ilim ve hilim sahibi olduğunu dilbilimsel bir kesinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"لَيُدْخِلَنَّهُم","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Allah'ın müminleri bir yere kesinlikle sokacağını, dahil edeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'دخول' (duhûl) kelimesini bir şeyin içine girmek olarak tanımlar. Ayetteki 'لَيُدْخِلَنَّهُم' ifadesi, te'kid (vurgu) edatlarıyla güçlendirilmiş olup, Allah'ın müminleri vaat ettiği yere kesinlikle sokacağını, yani cennete dahil edeceğini belirtir. Bu, sadece bir giriş değil, aynı zamanda bir yerleştirme ve ikamet ettirme anlamı taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, Kur'an'daki fiillerin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Burada 'لَيُدْخِلَنَّهُم' fiili, Allah'ın kudretini ve vaadinin gerçekleşeceğini gösteren kesin bir ifade olarak ele alınabilir. Müminlerin cennete girişi, Allah'ın iradesiyle gerçekleşen bir eylem olarak vurgulanır."}]},{"word":"مُّدْخَلًا","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Müminlerin gireceği, yerleşeceği ve hoşnut kalacağı özel bir mekan veya makamdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'مدخل' kelimesini 'girilecek yer' veya 'giriş yeri' olarak açıklar. Ayetteki 'مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ' ifadesi, bu yerin sadece bir giriş noktası olmadığını, aynı zamanda müminlerin orada kalmaktan memnuniyet duyacakları, rızalarına uygun bir mekan olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'مدخل' kelimesinin hem mastar-ı mîmî hem de ism-i mekan olarak kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki kullanımı, müminlerin gireceği ve hoşnut olacağı bir mekan anlamındadır. Bu, cennetin kendisi veya cennetteki özel bir makam olabilir, ki bu da onların tam rızasını sağlayacaktır."}]},{"word":"يَرْضَوْنَهُۥ","root":"ر ض و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Müminlerin bu mekandan tam bir memnuniyet, hoşnutluk ve rıza duyacaklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'رضا' (rıza) kelimesini 'hoşnutluk, memnuniyet ve kabul' olarak tanımlar. Ayetteki 'يَرْضَوْنَهُۥ' ifadesi, müminlerin girecekleri yerden sadece razı olmakla kalmayıp, o yerin tüm beklentilerini karşılayacağını ve onlara tam bir iç huzuru ve mutluluk vereceğini belirtir. Bu, Allah'ın onlara bahşettiği nimetlerin mükemmelliğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rıza' kavramının Kur'an'da hem Allah'ın kuldan razı olması hem de kulun Allah'tan ve O'nun takdirinden razı olması şeklinde iki yönlü bir anlam taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'يَرْضَوْنَهُۥ' ifadesi, müminlerin ahiretteki konumlarından duyacakları tam ve eksiksiz memnuniyeti, yani Allah'ın onlara bahşettiği nimetlere karşı gösterdikleri rızayı vurgular."}]},{"word":"عَلِيمٌ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi hakkıyla bilen, ilmi sonsuz ve kuşatıcı olduğunu ifade eden bir sıfattır.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'العليم' (el-Alîm) sıfatını, 'her şeyi kuşatan, gizli ve açık, geçmiş ve gelecek her şeyi bilen' olarak açıklar. Ayetteki 'وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ' ifadesi, Allah'ın müminlerin amellerini, niyetlerini ve ahiretteki durumlarını en iyi şekilde bildiğini, dolayısıyla vaadinin kesinliğini ve adaletini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilim' kökünden türeyen 'Alîm' sıfatının Kur'an'da Allah'ın mutlak ve sınırsız bilgisine işaret ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın müminlere vaat ettiği mükafatı ve onların bu mükafattan duyacakları rızayı bilmesi, O'nun her şeyi kuşatan ilminin bir göstergesidir."}]},{"word":"حَلِيمٌ","root":"ح ل م","rootLatin":"h-l-m","meaning":"Allah'ın aceleci olmayan, kullarına karşı sabırlı, affedici ve cezalandırmakta acele etmeyen olduğunu ifade eden bir sıfattır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'حلم' (hilm) kelimesini 'öfke anında kendini tutma, acele etmeme ve sabır' olarak tanımlar. 'الحليم' (el-Halîm) sıfatı, Allah'ın kullarının günahlarına rağmen hemen cezalandırmadığını, onlara tövbe etmeleri için fırsat tanıdığını gösterir. Ayetteki 'حَلِيمٌ' ifadesi, Allah'ın müminlere karşı olan lütfunu ve sabrını, onların hatalarına rağmen vaat ettiği mükafatı vereceğini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'Halîm' sıfatını, 'günahkarları hemen cezalandırmayan, onlara mühlet veren' olarak açıklar. Bu ayette, Allah'ın Halîm olması, müminlerin cennete girişinin O'nun engin rahmeti ve sabrının bir sonucu olduğunu, onların eksikliklerine rağmen bu lütfa nail olacaklarını ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Andolsun ki"},{"position":1,"surface":"يُدْخِلَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"أَدْخَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-u Te'kîd-i Sakîle ile bitiştiği için mebnî","gloss":"koyar"},{"position":1,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":2,"surface":"مُّدْخَلًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân / Masdar Mîmî","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"مُدْخَل","form":"İf'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak (nev'ini bildiren) veya Mef'ûlün fîh olduğu için mansûb","gloss":"bir yere"},{"position":3,"surface":"يَرْضَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ض-ي","rootLatin":"r-ḍ-y","lemma":"رَضِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"hoşnut olurlar"},{"position":3,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd (Lâmu'l-İbtidâ)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"عَلِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِيم","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"bilendir"},{"position":7,"surface":"حَلِيمٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ح-ل-م","rootLatin":"ḥ-l-m","lemma":"حَلِيم","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı veya atfedilen haber olduğu için merfû","gloss":"Halim'dir"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/59*
- **Hac Sûresi** · *22/59*
