# Hac Sûresi, 60. Âyet (22:60)

> ۞ ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

*Żâlike vemen ‘âkabe bimiśli mâ ‘ûkibe bihi śümme buġiye ‘aleyhi leyensurannehu(A)llâh(u)(k) inna(A)llâhe le'afuvvun ġafûr(un)*

**Meal (Diyanet):** Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/60

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 60. ayet, misilleme hakkını ve bu hakkın kullanımından sonra dahi zulme uğrayan kişiye Allah'ın yardımını vurgulamaktadır. Ayet, adalet, karşılık verme ve ilahi af kavramlarını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"عَاقَبَ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-k-b","meaning":"Birine karşılık vermek, ceza vermek veya bir fiilin sonucunu yaşatmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'akabe' fiilinin bir şeyin ardından gelmesi, bir şeye karşılık vermesi anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'عَاقَبَ' (âkabe) kelimesi, kendisine yapılan bir fiile misliyle karşılık verme, yani ceza verme eylemini ifade eder. Bu, bir haksızlığa uğrayan kişinin, kendisine yapılan zulme denk bir karşılık vermesi durumudur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ukûbe' kelimesinin 'ceza' anlamına geldiğini ve 'akabe' fiilinin de bu cezayı uygulamak olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, bir kimsenin kendisine yapılan zulme aynı ölçüde karşılık vermesi, yani 'misilleme' yapması anlamındadır. Bu, adil bir karşılık verme eylemini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ukûbe' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi cezayı ifade ettiğini, ancak bazen insanlar arası ilişkilerde de kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'عَاقَبَ' fiili, bir insanın kendisine yapılan haksızlığa karşı 'misliyle karşılık verme' hakkını ve eylemini ifade eder. Bu, adalet prensibi çerçevesinde bir karşılık vermedir."}]},{"word":"بُغِىَ","root":"ب غ ي","rootLatin":"b-ğ-y","meaning":"Haksız yere saldırmak, zulmetmek veya haddi aşmak anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bağy' kelimesinin 'haddi aşmak, zulmetmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'بُغِىَ عَلَيْهِ' (buğiye aleyhi) ifadesi, bir kimsenin kendisine misliyle karşılık verdikten sonra dahi, yine de haksız bir saldırıya veya zulme uğraması durumunu anlatır. Bu, mağdurun ikinci kez haksızlığa uğraması halidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bağy' kelimesinin 'istek, arzu' anlamının yanı sıra, 'haddi aşma, zulmetme' anlamlarına da geldiğini ifade eder. Ayetteki pasif formdaki 'بُغِىَ' kelimesi, bir başkası tarafından haksız yere saldırıya uğrama, zulme maruz kalma durumunu vurgular. Bu, misilleme hakkını kullanan kişinin dahi, yine de mağdur edilmesini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'bağy'in 'zulüm ve haddi aşma' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki 'بُغِىَ عَلَيْهِ' ifadesi, bir kimsenin meşru bir karşılık verdikten sonra bile, karşı tarafın haksız yere tekrar ona saldırması veya zulmetmesi durumunu açıklar. Bu, mağdurun haklı olmasına rağmen, tekrar haksızlığa uğramasıdır."}]},{"word":"لَيَنصُرَنَّهُ","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Kesinlikle yardım etmek, desteklemek ve zafere ulaştırmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'nasr' kökünün 'yardım etmek, desteklemek' anlamına geldiğini ve 'lâm-ı te'kîd' (لَ) ve 'nûn-u te'kîd' (نَّ) ile pekiştirildiğinde kesinlik ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'لَيَنصُرَنَّهُ' (le-yensurannehu) ifadesi, Allah'ın, kendisine haksız yere saldırılan kişiye mutlaka ve kesinlikle yardım edeceğini vurgular. Bu, ilahi bir vaat ve güvencedir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'nasr' kelimesinin 'düşmana karşı yardım etmek ve galip kılmak' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki bu fiil, kendisine zulmedilen ve misliyle karşılık verdikten sonra dahi tekrar haksızlığa uğrayan kişiye Allah'ın mutlak ve kesin yardımını ifade eder. Bu yardım, onu zafere ulaştırma ve hakkını teslim etme şeklinde tecelli edecektir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nasr' kelimesinin Kur'an'da hem maddi hem de manevi yardımı kapsadığını belirtir. Ayetteki 'لَيَنصُرَنَّهُ' ifadesi, kendisine zulmedilen kişiye Allah'ın hem dünyevi hem de uhrevi anlamda kesinlikle yardım edeceğini, onu destekleyeceğini ve hakkını almasını sağlayacağını vurgular. Bu, ilahi adaletin tecellisidir."}]},{"word":"لَعَفُوٌّ","root":"ع ف و","rootLatin":"a-f-v","meaning":"Kusurları silmek, bağışlamak ve affetmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'afv' kelimesinin 'bir şeyi silmek, izini gidermek' anlamından türediğini ve 'günahı affetmek, kusuru bağışlamak' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَعَفُوٌّ' (le-afuvvun) ifadesi, Allah'ın kullarının hatalarını, kusurlarını ve günahlarını çokça affeden olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın geniş rahmet ve bağışlayıcılık sıfatını ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"es-Sicistânî, 'afv'ın 'günahı silmek ve cezalandırmaktan vazgeçmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'لَعَفُوٌّ' kelimesi, Allah'ın, kullarının işlediği hataları ve günahları affetme konusunda çok cömert olduğunu, onlara merhametle muamele ettiğini gösterir. Bu, ilahi affın büyüklüğünü ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'afv'ın 'günahı silmek ve cezayı terk etmek' olduğunu açıklar. Ayetteki 'لَعَفُوٌّ' ifadesi, Allah'ın, kullarının kusurlarını ve günahlarını affetme konusunda sonsuz bir kudrete ve merhamete sahip olduğunu, onları cezalandırmak yerine bağışlamayı tercih ettiğini vurgular. Bu, Allah'ın affedicilik sıfatının tecellisidir."}]},{"word":"غَفُورٌ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Günahları örtmek, bağışlamak ve affetmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğafr' kelimesinin 'örtmek' anlamından geldiğini ve 'günahları örtmek, bağışlamak' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki 'غَفُورٌ' (ğafûrun) kelimesi, Allah'ın kullarının günahlarını çokça örten ve bağışlayan olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın günahları gizlemesi ve cezalandırmaması anlamına gelir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğafr' kelimesinin 'bir şeyi örtmek' anlamından türediğini ve 'Allah'ın kulunun günahını örtmesi ve onu cezadan koruması' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'غَفُورٌ' ifadesi, Allah'ın, kullarının günahlarını affetme ve onları cezadan koruma konusundaki sonsuz cömertliğini ve merhametini vurgular. Bu, ilahi bağışlamanın derinliğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ğafûr' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu ve günahları örtme, bağışlama anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'غَفُورٌ' kelimesi, Allah'ın, kullarının hatalarını ve günahlarını affetme konusundaki sınırsız kudretini ve merhametini ifade eder. Bu, ilahi affın ve bağışlamanın bir teyididir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["adalet","af-hosgoru","imtihan-bela","sosyal-dayanisma"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"ذ-ل-ك","rootLatin":"dh-l-k","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnîdir. Mübteda konumundadır.","gloss":"işte bu"},{"position":2,"surface":"وَمَنْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"مَنْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"م-ن-ن","rootLatin":"m-n-n","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Nekre"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnîdir. Mübteda konumundadır.","gloss":"kim"},{"position":3,"surface":"عَاقَبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقَبَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir. Şart fiilidir.","gloss":"ceza verdi"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"مِثْلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"benzeri"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"م-ا","rootLatin":"m-a","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Muzâfun ileyh konumundadır.","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"عُوقِبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عُوقِبَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir. Sıla cümlesinin fiilidir.","gloss":"ceza verildi"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"ه-و","rootLatin":"h-w","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"ona"},{"position":8,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sonra"},{"position":9,"surface":"بُغِىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-غ-ي","rootLatin":"b-gh-y","lemma":"بَغَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir. Şart fiiline atfedilmiştir.","gloss":"saldırıldı"},{"position":10,"surface":"عَلَيْهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":10,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"ه-و","rootLatin":"h-w","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûrdur.","gloss":"ona"},{"position":11,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Tekid Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":11,"surface":"يَنصُرَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i te'kid ile bitiştiği için mebnîdir. Şartın cevabıdır.","gloss":"yardım edecektir"},{"position":11,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"ه-و","rootLatin":"h-w","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûbdur.","gloss":"ona"},{"position":12,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfûdur.","gloss":"Allah"},{"position":13,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz"},{"position":14,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûbdur.","gloss":"Allah"},{"position":15,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Tekid Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":15,"surface":"عَفُوٌّ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ف-و","rootLatin":"'-f-w","lemma":"عَفُوّ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfûdur.","gloss":"çok affedici"},{"position":16,"surface":"غَفُورٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفُور","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfûdur.","gloss":"çok bağışlayıcı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/60*
- **Hac Sûresi** · *22/60*
- **Hac Sûresi** · *60. ÂYETLER*
