# Hac Sûresi, 62. Âyet (22:62)

> ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلْبَـٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

*Żâlike bi-enna(A)llâhe huve-lhakku veenne mâ yed'ûne min dûnihi huve-lbâtilu veenna(A)llâhe huve-l'aliyyu-lkebîr(u)*

**Meal (Diyanet):** Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/62

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 62. ayet, Allah'ın mutlak hakikat ve yücelik sahibi olduğunu, O'ndan başka tapılanların ise batıl olduğunu vurgular. Ayet, tevhid inancının temelini oluşturan bu karşıtlığı dilbilimsel olarak güçlü kavramlarla ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْحَقُّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Allah'ın varlığının ve birliğinin mutlak gerçekliğini, doğruluğunu ve adaleti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hakk, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Allah için kullanıldığında, O'nun varlığının ve sıfatlarının mutlak gerçekliğini, şüphe götürmezliğini ve adaleti temsil eder. Ayetteki 'Allahü'l-Hak' ifadesi, O'nun varlığının ve ilahlığının yegane gerçek olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'Hak' kavramı, sadece 'doğru' veya 'gerçek' anlamına gelmez, aynı zamanda 'varoluşsal gerçeklik' ve 'mutlak hakikat' anlamlarını da taşır. Allah'ın 'el-Hak' olması, O'nun varlığının kendiliğinden, zorunlu ve değişmez olduğunu, diğer her şeyin varlığının ise O'na bağlı olduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın mutlak gerçekliği, putların batıllığına karşıt olarak sunulur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hak, lügatte 'sabit ve vacip olan' demektir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun varlığının ve birliğinin zorunlu ve değişmez olduğunu, O'ndan başka ilahlık iddiasında bulunanların ise bu vasıftan yoksun olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın ilahlığının yegane meşru ve gerçek olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَدْعُونَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Allah'tan başka tapılan varlıklara yönelme, ibadet etme ve yardım dileme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bu bağlamda 'yed'ûne' kelimesi, 'ibadet ederler' ve 'taparlar' anlamındadır. Allah'tan başkasına yapılan dua ve yönelişin, aslında bir ibadet şekli olduğunu ve bu ibadetin batıl olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Yed'ûne' fiili, burada 'ibadet etmek' ve 'ilah edinmek' mecazıyla kullanılmıştır. Yani, Allah'tan başka çağırdıkları, taptıkları şeyler batıldır. Bu, sadece bir çağırma değil, aynı zamanda bir kulluk ve itaat eylemini de içerir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"'De'â' fiili, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir; 'çağırmak', 'dua etmek', 'istemek', 'davet etmek' gibi anlamların yanı sıra, bu ayette olduğu gibi 'ibadet etmek' ve 'tapmak' anlamında da kullanılır. Burada, Allah'tan başka varlıklara yönelmenin, onlara ibadet etmenin boş ve anlamsız olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْبَـٰطِلُ","root":"ب ط ل","rootLatin":"b-t-l","meaning":"Gerçek dışı, asılsız, faydasız ve yok olmaya mahkum olan her şeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Batıl, 'hak'kın zıddıdır. Bir şeyin yok olması, faydasız hale gelmesi veya gerçekliğinin olmaması anlamına gelir. Ayetteki 'hüve'l-bâtıl' ifadesi, Allah'tan başka tapılan her şeyin temelsiz, geçersiz ve nihayetinde yok olmaya mahkum olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Batıl, 'hakk'ın karşıtı olarak, varlığı sabit olmayan, geçersiz ve faydasız olan şeydir. Bu ayette, müşriklerin Allah'tan başka taptıkları putların ve ilahların hiçbir gerçekliğe dayanmadığını, dolayısıyla ibadete layık olmadığını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'Batıl', 'Hak' kavramının antitezidir. Hak, varoluşsal gerçekliği ve mutlak doğruyu temsil ederken, Batıl, gerçeklikten yoksun, boş ve anlamsız olanı ifade eder. Bu ayette, Allah'tan başka tapılan varlıkların, varoluşsal bir temeli olmadığı ve dolayısıyla ibadete değmediği vurgulanır."}]},{"word":"ٱلْعَلِىُّ","root":"ع ل و","rootLatin":"'-l-v","meaning":"Allah'ın yüceliğini, üstünlüğünü, her şeyin üzerinde olduğunu ve kudretinin sınırsızlığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Alî, 'yüce, yüksek' demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun zatında, sıfatlarında ve fiillerinde her şeyden üstün ve yüce olduğunu ifade eder. Bu ayette, Allah'ın mutlak üstünlüğü ve erişilmezliği vurgulanır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Alî, 'uluvv' kökünden gelir ve 'yücelik, yükseklik' anlamına gelir. Allah'ın 'el-Alî' olması, O'nun her şeyden üstün, her şeyin üzerinde ve her şeye galip olduğunu gösterir. Bu, O'nun kudretinin ve azametinin bir ifadesidir."}]},{"word":"ٱلْكَبِيرُ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Allah'ın büyüklüğünü, azametini, kudretinin ve ilminin sınırsızlığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kebîr, 'büyük' demektir. Allah için kullanıldığında, O'nun zatında, sıfatlarında ve fiillerinde her şeyden büyük olduğunu, azamet ve kudretinin sınırsızlığını ifade eder. 'Alî' ile birlikte kullanılması, O'nun yüceliğini ve büyüklüğünü pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kebîr, 'büyüklük' ve 'azamet' ifade eder. Allah'ın 'el-Kebîr' olması, O'nun her türlü tasavvurun ötesinde, mutlak büyüklük ve azamet sahibi olduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın yüceliği ve büyüklüğü, O'nun hakikat ve kudretinin bir göstergesi olarak sunulur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"işte bu"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde.","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb.","gloss":"Allah"},{"position":4,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî.","gloss":"O"},{"position":5,"surface":"ٱلْحَقُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû.","gloss":"Hak"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki أَنَّ üzerine atfedildiği için mecrûr mahalde.","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb mahalde.","gloss":"şey"},{"position":8,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû.","gloss":"tapıyorlar"},{"position":9,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":10,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"gayrı"},{"position":10,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde.","gloss":"O'nun"},{"position":11,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî.","gloss":"o"},{"position":12,"surface":"ٱلْبَـٰطِلُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ط-ل","rootLatin":"b-t-l","lemma":"بَاطِل","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû.","gloss":"batıl"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Önceki أَنَّ üzerine atfedildiği için mecrûr mahalde.","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":14,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb.","gloss":"Allah"},{"position":15,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî.","gloss":"O"},{"position":16,"surface":"ٱلْعَلِىُّ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ل-و","rootLatin":"'-l-w","lemma":"عَلِيّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû.","gloss":"yüce"},{"position":17,"surface":"ٱلْكَبِيرُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"كَبِير","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû.","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/62*
- **Hac Sûresi** · *22/62*
