# Hac Sûresi, 66. Âyet (22:66)

> وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ۗ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَكَفُورٌ

*Vehuve-lleżî ahyâkum śümme yumîtukum śümme yuhyîkum(k) inne-l-insâne lekefûr(un)*

**Meal (Diyanet):** O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/66

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi 66. ayet, Allah'ın hayat verme, öldürme ve yeniden diriltme kudretini vurgularken, insanın bu kudret karşısındaki nankörlüğüne dikkat çekmektedir. Ayet, 'hayat', 'ölüm' ve 'nankörlük' gibi temel kavramlar üzerinden insanın varoluşsal döngüsünü ve ahlaki duruşunu ele alır.","keyConcepts":[{"word":"أَحْيَاكُمْ","root":"ح ي و","rootLatin":"h-y-v","meaning":"Allah'ın insanlara hayat vermesi, onları yokluktan varlığa çıkarması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayat (حياة), duyuların ve hareketin varlığıdır. Allah'ın 'ihyâ' (إحياء) fiili, bir şeyi yokluktan varlığa çıkarmak veya ölü bir şeyi canlandırmak anlamına gelir. Ayetteki 'أَحْيَاكُمْ' ifadesi, insanın başlangıçta cansız bir halden yaratılıp ona ruh verilerek canlı kılınmasını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hayat (حياة), varlığın zıddı olan ölümden ayıran bir niteliktir. 'İhyâ' (إحياء) ise, bir şeye hayat verme, onu diriltme eylemidir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın insanı başlangıçta yaratıp ona can vermesi ve varoluşunu sağlaması anlamındadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'hayat' (حياة) kavramı, sadece biyolojik varoluşu değil, aynı zamanda ruhsal ve manevi canlılığı da ifade eder. 'İhyâ' (إحياء) fiili, Allah'ın mutlak yaratma gücünü ve insanı yokluktan varlığa getirme kudretini gösterir. Ayetteki 'أَحْيَاكُمْ', insanın ilk yaratılışındaki canlanma sürecine işaret eder."}]},{"word":"يُمِيتُكُمْ","root":"م و ت","rootLatin":"m-v-t","meaning":"Allah'ın insanlardan hayatı alması, onları ölüme sevk etmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), hayatın zıddıdır. 'İmâte' (إماتة) ise, bir şeyi öldürmek, ondan hayatı çekip almaktır. Ayetteki 'يُمِيتُكُمْ' ifadesi, Allah'ın takdir ettiği vakitte insanın ruhunu bedeninden ayırarak onu ölüme ulaştırmasını anlatır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), canlılığın sona ermesidir. 'Yumîtukum' (يُمِيتُكُمْ) ifadesi, Allah'ın insanı belirli bir ömür sonunda öldürmesi, yani hayatına son vermesi anlamındadır. Bu, Allah'ın kudretinin bir tezahürüdür."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), hayatın yokluğudur. 'İmâte' (إماتة) fiili, bir şeyi ölü hale getirmek demektir. Ayetteki 'يُمِيتُكُمْ', Allah'ın insanlara verdiği hayatı belirli bir süre sonra geri alması ve onları ölüme sevk etmesi anlamında kullanılmıştır."}]},{"word":"يُحْيِيكُمْ","root":"ح ي و","rootLatin":"h-y-v","meaning":"Allah'ın ölüleri yeniden diriltmesi, onlara tekrar hayat vermesi.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İhyâ (إحياء) kelimesi, Kur'an'da iki ana bağlamda kullanılır: başlangıçta hayat verme ve ölümden sonra yeniden diriltme. Ayetteki ikinci 'يُحْيِيكُمْ' ifadesi, kıyamet gününde ölülerin tekrar canlandırılması, yani ahiret hayatına kavuşturulması anlamındadır. Bu, Allah'ın mutlak kudretinin bir delilidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hayat (حياة) ve 'ihyâ' (إحياء) kavramları, Allah'ın yaratma ve yeniden yaratma gücünü gösterir. Ayetteki 'ثُمَّ يُحْيِيكُمْ' ifadesi, ölümden sonraki dirilişi, yani ahiret hayatını ve hesap gününü ifade eder. Bu, Allah'ın vaadinin gerçekleşmesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'ihyâ' (إحياء) fiili, özellikle ölümden sonraki diriliş bağlamında sıkça geçer. Bu ayetteki tekrarı, Allah'ın insanı öldürdükten sonra tekrar hayata döndürme gücüne vurgu yapar. Bu, ahiret inancının temelini oluşturan bir kavramdır ve Allah'ın kudretinin sınırsızlığını gösterir."}]},{"word":"لَكَفُورٌ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnsanın Allah'ın nimetlerine ve kudretine karşı nankör olması, şükretmemesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كفر), bir nimeti örtmek, gizlemek ve ona nankörlük etmektir. 'Kefûr' (كفور) ise, çok nankör olan demektir. Ayetteki 'لَكَفُورٌ' ifadesi, Allah'ın insanı yaratma, yaşatma ve diriltme gibi büyük nimetlerine rağmen insanın bu nimetleri görmezden gelerek şükretmemesini ve nankörlük etmesini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Küfr (كفر), nimeti inkâr etmek ve şükrü terk etmektir. 'Kefûr' (كفور) kelimesi, mübalağa sigası olup, nankörlükte aşırı giden kişiyi ifade eder. Ayetteki 'إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَكَفُورٌ' ifadesi, insanın Allah'ın kudret ve nimetlerine karşı gösterdiği bu olumsuz tavrı eleştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'küfr' (كفر) kavramı, sadece inançsızlığı değil, aynı zamanda Allah'ın nimetlerine karşı nankörlüğü de ifade eder. 'Kefûr' (كفور) kelimesi, insanın Allah'ın hayat verme, öldürme ve diriltme gibi açık delillerine rağmen bu gerçekleri inkâr etme veya onlara karşı şükürsüz davranma eğilimini gösterir. Bu, insanın ahlaki bir zaafıdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","olum","yaratilis","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"O"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"o kimse ki"},{"position":3,"surface":"أَحْيَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"أَحْيَا","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"diriltti"},{"position":3,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sizi"},{"position":4,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":5,"surface":"يُمِيتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"أَمَاتَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"öldürecek"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sizi"},{"position":6,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":7,"surface":"يُحْيِي","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"أَحْيَا","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"diriltecek"},{"position":7,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sizi"},{"position":8,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":9,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"a-n-s","lemma":"إِنْسَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"insan"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid (Lam-ı İbtida)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":10,"surface":"كَفُورٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفُور","form":"Fa'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"pek nankördür"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *22/66*
- **Hac Sûresi** · *22/66*
