# Hac Sûresi, 7. Âyet (22:7)

> وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِى ٱلْقُبُورِ

*Veenne-ssâ'ate âtiyetun lâ raybe fîhâ veenna(A)llâhe yeb'aśu men fî-lkubûr(i)*

**Meal (Diyanet):** Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hac Suresi'nin 7. ayeti, kıyametin kesinliğini ve Allah'ın kudretini vurgulayan temel kavramlar içermektedir. Ayet, 'es-Sâ'ah' (kıyamet saati) ve 'el-Kubûr' (kabirler) gibi kelimelerle ahiret inancının merkeziliğini, 'yeb'asü' (diriltmek) fiiliyle ise Allah'ın ölüleri yeniden hayata döndürme gücünü dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلسَّاعَةَ","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-a","meaning":"Kıyamet günü, hesap günü veya belirli bir zaman dilimi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'es-Sâ'ah' kelimesinin hem 'bir zaman dilimi' hem de 'kıyamet günü' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda 'âtiyetun' (gelecek olan) kelimesiyle birlikte kullanılması, bu saatin kıyamet saati olduğunu, yani Allah'ın insanları hesaba çekeceği o büyük zaman dilimini ifade ettiğini açıkça gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'es-Sâ'ah' kavramının Kur'an'da 'kıyamet' anlamında kullanıldığında, ani ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşecek olan, kozmik düzeni alt üst edecek ve yeni bir varoluş biçimini başlatacak olan nihai olayı ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, bu olayın kesinliğini ve kaçınılmazlığını vurgular."}]},{"word":"ءَاتِيَةٌ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Gelecek olan, vuku bulacak olan, kaçınılmaz.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'âtiyetun' kelimesinin 'gelecek olan' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda 'es-Sâ'ah' için bir sıfat olarak, onun vuku bulmasının kesinliğini ve şüphe götürmezliğini pekiştirdiğini ifade eder. Bu, kıyametin gerçekleşeceğine dair ilahi bir vaadin ifadesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'âtî' ism-i failinin 'gelmek, ulaşmak' fiilinden türediğini ve burada 'es-Sâ'ah' için kullanıldığında, onun kaçınılmaz bir şekilde gerçekleşeceğini, yani zamanı geldiğinde mutlaka vuku bulacağını vurguladığını belirtir. Ayetteki 'lâ raybe fîhâ' (onda şüphe yoktur) ifadesiyle bu anlam daha da güçlenir."}]},{"word":"رَيْبَ","root":"ر ي ب","rootLatin":"r-y-b","meaning":"Şüphe, tereddüt, kuşku.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'rayb' kelimesinin 'şüphe' anlamına geldiğini ve ayetteki 'lâ raybe fîhâ' ifadesinin, kıyamet saatinin geleceği konusunda hiçbir tereddüt ve kuşkuya yer olmadığını kesin bir dille belirttiğini açıklar. Bu, inananlar için bir kesinlik ve iman ilkesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'rayb' kelimesinin 'kalpteki şüphe, endişe ve tereddüt' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyametin vuku bulacağına dair herhangi bir zihinsel veya duygusal şüphenin reddedilmesi gerektiğini, bu gerçeğin mutlak olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَبْعَثُ","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-a-s","meaning":"Diriltmek, yeniden canlandırmak, göndermek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'ba's' fiilinin 'göndermek' ve 'diriltmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'men fî'l-kubûr' (kabirlerde olanları) ifadesiyle birlikte kullanıldığında, Allah'ın ölüleri kabirlerinden çıkarıp yeniden hayata döndürmesi, yani diriltmesi anlamını taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'ba's' kelimesinin 'bir şeyi bulunduğu yerden kaldırmak ve harekete geçirmek' anlamını içerdiğini ifade eder. Bu ayetteki 'yeb'asü' fiili, Allah'ın kudretiyle ölü bedenlere yeniden ruh üfleyerek onları diriltmesini, ahiret için ayağa kaldırmasını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ba's' fiilinin Kur'an'da genellikle 'ölümden sonra diriltme' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda Allah'ın mutlak kudretini ve ahiret inancının temelini oluşturduğunu vurgular. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kabirlerdeki ölüleri diriltme gücünün bir kanıtıdır."}]},{"word":"ٱلْقُبُورِ","root":"ق ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Kabirler, mezarlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kabir' kelimesinin 'ölünün gömüldüğü yer' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'men fî'l-kubûr' ifadesi, ölmüş ve toprağa defnedilmiş tüm insanları kapsar ve Allah'ın diriltme gücünün bu ölü bedenler üzerinde tecelli edeceğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kabir' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir mezar olmanın ötesinde, ölüm sonrası geçici bir bekleme yeri olarak da algılandığını belirtir. Bu ayetteki 'kabirlerde olanlar' ifadesi, dirilişin ölümden sonraki bu bekleme halinden sonra gerçekleşeceğini ve Allah'ın kudretinin bu aşamayı da kapsadığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","tevhid","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Cümle başında olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"ٱلسَّاعَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ع","rootLatin":"s-w-ʿ","lemma":"سَاعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"saat/kıyamet"},{"position":3,"surface":"ءَاتِيَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"آتِيَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"gelecek olan"},{"position":4,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefy-i Cins Lâ'sı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":5,"surface":"رَيْبَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ي-ب","rootLatin":"r-y-b","lemma":"رَيْب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Nefy-i Cins Lâ'sının ismi olduğu için mansûb","gloss":"şüphe"},{"position":6,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onda"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"يَبْعَثُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-ʿ-ṯ","lemma":"بَعَثَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"diriltir"},{"position":10,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"kimseleri"},{"position":11,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":12,"surface":"ٱلْقُبُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ب-ر","rootLatin":"q-b-r","lemma":"قَبْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kabirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/7*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/7*
- **Hac Sûresi** · *22/7*
- **Hac Sûresi** · *22/7*
- **Hac Sûresi** · *22/7*
- **TB. Fusûs Mukaddimesi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/7*
- **Kamer Sûresi** · *22/7*
- **Ahzâb Sûresi** · *22/7*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *22/7*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *22/7*
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/7*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *22/7*
