# Hac Sûresi, 76. Âyet (22:76)

> يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

*Ya'lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum(k) ve-ila(A)llâhi turce'u-l-umûr(u)*

**Meal (Diyanet):** Onların önlerindekini de (yaptıklarını da), arkalarındakini de (yapacaklarını da) bilir. Bütün işler hep Allah'a döndürülür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/22/76

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve tüm işlerin nihai merciinin O olduğunu vurgular. 'Bilmek', 'ön' ve 'arka' kavramları ile zamanın ve mekanın tüm boyutlarına nüfuz eden ilahi kudret, 'işler' kavramıyla da varoluşun her veçhesinin Allah'a döndüğü hakikati pekiştirilir.","keyConcepts":[{"word":"يَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi kuşatan, geçmişi ve geleceği kapsayan mutlak bilgisi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ilm' kelimesini bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'ya'lemu' fiili, Allah'ın, yaratılmışların idrakinden öte, her şeyin iç yüzünü, geçmişini ve geleceğini eksiksiz bir şekilde bildiğini ifade eder. Bu, sadece bir bilgi edinme değil, aynı zamanda her şeyi kuşatan bir ilahi sıfattır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu belirtir. Ayetteki 'ya'lemu', Allah'ın zaman ve mekanla sınırlı olmayan, mutlak ve ezelî bilgisine işaret eder. Bu bilgi, insanların 'önünde' ve 'arkasında' olan her şeyi, yani görünen ve görünmeyeni, geçmişi ve geleceği kapsar."}]},{"word":"أَيْدِيهِمْ","root":"ي د ي","rootLatin":"y-d-y","meaning":"Onların önlerinde olan, yani gelecekleri veya henüz yaşamadıkları şeyler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mâ beyne eydîhim' ifadesini mecazi olarak 'gelecekleri' veya 'önlerinde olan şeyler' şeklinde açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, insanların henüz karşılaşmadığı, yaşamadığı veya bilmediği tüm olayları ve durumları bildiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, bu ifadenin 'gelecek' anlamında kullanıldığını belirtir. İnsanların 'ellerinin önünde' olan, yani henüz ulaşmadıkları, yaşamadıkları veya bilmedikleri her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğunu ifade eder. Bu, ilahi ilmin zamanı aşan boyutunu gösterir."}]},{"word":"خَلْفَهُمْ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Onların arkalarında olan, yani geçmişleri veya geride bıraktıkları şeyler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mâ halfehum' ifadesini 'geçmişleri' veya 'geride bıraktıkları şeyler' olarak yorumlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın, insanların yaşadığı, bitirdiği veya unuttuğu tüm olayları ve durumları bildiğini, hiçbir şeyin O'nun ilminden gizli kalmadığını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'half' kelimesinin 'arka' ve 'sonraki' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'mâ halfehum', insanların geçmişte yaşadıkları, geride bıraktıkları veya unuttukları her şeyi kapsar. Bu, Allah'ın bilgisinin hem geçmişi hem de geleceği kuşattığını gösteren bir ifadedir."}]},{"word":"تُرْجَعُ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-j-a","meaning":"Döndürülür, geri çevrilir; nihai olarak Allah'a ait olur.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'rücû'' kelimesinin 'geri dönmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'turce'u' fiili, tüm işlerin, kararların ve sonuçların nihai olarak Allah'a döneceğini, O'nun hükmüne ve takdirine bağlı olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak egemenliğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'rücû'' kavramının bir şeyin başlangıç noktasına veya aslına dönmesi anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'turce'u' fiili, evrendeki tüm 'umûr'un (işlerin), yani varoluşun ve olayların seyrinin, başlangıçta olduğu gibi nihai olarak da Allah'ın iradesine ve kudretine döneceğini, O'nun kontrolünde olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْأُمُورُ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"İşler, meseleler, emirler, varoluşun tüm veçheleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'emr' kelimesinin hem 'emir' (buyruk) hem de 'iş, durum, mesele' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-umûr' kelimesi, varoluşun tüm yönlerini, olayları, kararları ve sonuçları kapsayan geniş bir anlam taşır. Bu, Allah'ın tüm kainat üzerindeki mutlak otoritesini ve tasarrufunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'emr' kelimesinin Kur'an'da çok geniş bir semantik alana sahip olduğunu vurgular. 'El-umûr' ifadesi, sadece insanların yaptığı işleri değil, aynı zamanda ilahi takdiri, kainattaki düzeni ve tüm varoluşsal meseleleri kapsar. Ayetteki kullanımı, bu geniş kapsamlı 'işlerin' nihai olarak Allah'a döndüğünü, O'nun kontrolünde olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","tevhid","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"bilir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mekân zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"أَيْدِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"elleri","irabMarker":"takdîrî kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Ma'tûf"},{"position":6,"surface":"خَلْفَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"ḫ-l-f","lemma":"خَلْفَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arkasında","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mekân zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":7,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":9,"surface":"تُرْجَعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-ʿ","lemma":"رَجَعَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"döndürülür","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Meçhul muzâri fiil"},{"position":10,"surface":"ٱلْأُمُورُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nâib-i fâil olduğu için merfû","gloss":"işler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâib-i fâil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Ya'lemu"},{"position":2,"translit":"mâ"},{"position":3,"translit":"beyne"},{"position":4,"translit":"eydîhim"},{"position":5,"translit":"vemâ"},{"position":6,"translit":"ḣalfehum(k)"},{"position":7,"translit":"ve-ila(A)"},{"position":8,"translit":"llâhi"},{"position":9,"translit":"turce'u"},{"position":10,"translit":"l-umûr(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/76*
- **Hac Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *22/76*
