# Mü'minûn Sûresi, 104. Âyet (23:104)

> تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَـٰلِحُونَ

*Telfehu vucûhehumu-nnâru vehum fîhâ kâlihûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/104

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mü'minûn Suresi 104. ayet, cehennem ehlinin azabını tasvir ederken, 'telfehu' ve 'kalihun' kelimeleriyle yüzlerin ateşle yanmasını ve acıdan dolayı yüz ifadelerinin bozulmasını vurgular. Bu kelimeler, azabın şiddetini ve çaresizliğini dilbilimsel olarak derinleştirir.","keyConcepts":[{"word":"تَلْفَحُ","root":"ل ف ح","rootLatin":"l-f-h","meaning":"Ateşin bir şeyi yakıp kavurması, yüzü yalaması ve etkilemesi anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'telfehu' kelimesini 'ateşin yüzleri yakıp kavurması, deriyi kavurması' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, cehennem ateşinin yüzlere doğrudan ve şiddetli bir şekilde temas ederek onları yakıp kavurmasını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'lefah' kelimesini 'ateşin veya rüzgarın bir şeyi hafifçe yakması veya dokunması' olarak tanımlar. Ancak ayetteki 'telfehu' fiili, bu hafif dokunuşun ötesinde, yüzleri yakıp kavuracak derecede şiddetli bir etkiyi, yani ateşin yüzleri adeta yalamasını ve iz bırakmasını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'lefah' kelimesinin 'ateşin veya rüzgarın yüzü yakması' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'telfehu' fiili, cehennem ateşinin yüzleri yakıp kavurarak onların şeklini bozduğunu ve acı verdiğini vurgular."}]},{"word":"وُجُوهَهُمُ","root":"و ج ه","rootLatin":"v-c-h","meaning":"İnsan vücudunun ön kısmı, yüz anlamına gelir ve burada azabın doğrudan hedefi olan organı belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vech' kelimesini 'bir şeyin ön tarafı' olarak tanımlar ve özellikle insanın yüzü için kullanılır. Ayetteki 'vücûhehum' ifadesi, azabın sadece bedeni değil, aynı zamanda kişinin kimliğini ve ifadesini temsil eden yüzünü hedef aldığını gösterir, bu da azabın psikolojik boyutunu da vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vech' kelimesinin 'bir şeyin en şerefli ve en belirgin kısmı' olduğunu belirtir. Ayette 'vücûhehum' kelimesinin kullanılması, cehennem azabının en hassas ve değerli organ olan yüzü yakıp kavurarak, azabın şiddetini ve aşağılayıcılığını artırdığını ifade eder."}]},{"word":"ٱلنَّارُ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Yakıcı ve aydınlatıcı özelliği olan ateş anlamına gelir ve burada cehennem ateşini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nâr' kelimesinin Kur'an'da hem dünyevi ateşi hem de ahiretteki cehennem ateşini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'en-nâru' kelimesi, cehennemin yakıcı ve azap verici ateşini temsil eder, yüzleri yakan ve kalih hale getiren ana unsurdur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nâr' kelimesinin 'ışık ve ısı veren şey' olduğunu ve Kur'an'da genellikle cehennem azabını ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'en-nâru', cehennemin yakıcı ve kavurucu gücünü, yüzleri etkileyen temel azap kaynağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nâr' kavramının Kur'an'da genellikle 'cehennem'in sembolü olarak kullanıldığını ve 'azap' ile eş anlamlı hale geldiğini belirtir. Ayetteki 'en-nâru', sadece fiziksel bir ateş değil, aynı zamanda ilahi gazabın ve cezalandırmanın bir tezahürü olarak anlaşılmalıdır."}]},{"word":"كَـٰلِحُونَ","root":"ك ل ح","rootLatin":"k-l-h","meaning":"Yüzü buruşmuş, dişleri sırıtacak şekilde açılmış, çirkinleşmiş ve acıdan dolayı yüz ifadesi bozulmuş kimseler anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kâlihûn' kelimesini 'yüzleri buruşmuş, dişleri dışarı çıkmış' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, cehennem ateşinin etkisiyle yüzlerin acıdan ve çaresizlikten dolayı korkunç bir hal aldığını, dişlerin görünür hale geldiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kâlihûn' kelimesini 'yüzleri buruşmuş, dudakları çekilmiş ve dişleri açığa çıkmış' olarak yorumlar. Bu, azabın şiddetiyle yüz kaslarının kasılması ve kişinin acıdan dolayı yüz ifadesinin tamamen bozulması durumunu anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kelh' kelimesini 'yüzün buruşması ve dişlerin görünmesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'kâlihûn' ifadesi, cehennem ehlinin yüzlerinin ateşin etkisiyle öyle bir hale geldiğini ki, acıdan dolayı dişlerinin sırıtacak şekilde açıldığını ve yüzlerinin çirkinleştiğini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kelh' kelimesinin 'yüzün çirkinleşmesi, dudakların çekilmesi ve dişlerin görünür hale gelmesi' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'kâlihûn', cehennem ehlinin yüzlerinin azabın etkisiyle deforme olduğunu ve acıdan dolayı korkunç bir görünüm aldığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"تَلْفَحُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ل-ف-ح","rootLatin":"l-f-h","lemma":"لَفَحَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"yalar"},{"position":2,"surface":"وُجُوهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ج-ه","rootLatin":"w-j-h","lemma":"وَجْه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yüzleri"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"ٱلنَّارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ateş"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onda"},{"position":6,"surface":"كَـٰلِحُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ل-ح","rootLatin":"k-l-h","lemma":"كَالِح","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"dişleri sırıtıp kalmış olanlar"}]
