# Mü'minûn Sûresi, 108. Âyet (23:108)

> قَالَ ٱخْسَـُٔوا۟ فِيهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ

*Kâle-ḣseû fîhâ velâ tukellimûn(i)*

**Meal (Diyanet):** Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/108

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","hesap-mizan","iman","musrikler"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde Allah'ın inkarcılara hitabını ve onların durumunu tasvir etmektedir. Ayet, özellikle inkarcıların müminlere karşı takındıkları alaycı tavrı ve bunun sonuçlarını vurgulamaktadır. Seçilen anahtar kavramlar, bu ilahi hitabın sertliğini, inkarcıların aşağılanmasını ve müminlerin sabrının mükafatlandırılmasını dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱخْسَـُٔوا۟","root":"خ س أ","rootLatin":"h-s-e","meaning":"Allah'ın inkarcılara hitaben 'aşağılık bir şekilde uzaklaşın, sinin' emrini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'خسأ' kelimesinin kovmak, uzaklaştırmak ve aşağılamak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın inkarcıları rahmetinden uzaklaştırıp hor ve hakir bir şekilde cehenneme atmasını ifade eder. Bu, onların dünyadaki kibirlerine karşılık bir aşağılanmadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'اخسئوا' ifadesini 'uzaklaşın, kovulun' şeklinde açıklar. Bu, köpeklerin kovulması gibi bir aşağılama ve hor görme anlamı taşır. Ayetteki bağlamda, inkarcıların Allah'ın huzurundan kovulması ve azaba mahkum edilmesi mecazını içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'kovulma' ve 'uzaklaştırılma' kavramlarının ilahi gazap ve cezalandırma ile yakından ilişkili olduğunu belirtir. 'İhsa' kelimesi, sadece fiziksel bir uzaklaştırma değil, aynı zamanda manevi bir aşağılama ve ilahi lütuftan mahrum bırakılma anlamını da taşır. Ayetteki bu emir, inkarcıların nihai akıbetini ve Allah katındaki değersizliğini vurgular."}]},{"word":"تُكَلِّمُونِ","root":"ك ل م","rootLatin":"k-l-m","meaning":"Allah'ın inkarcılara hitaben 'Benimle konuşmayın, bana yalvarmayın' emrini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'تكلمون' kelimesinin 'konuşmak, hitap etmek' anlamında olduğunu belirtir. Ayetteki nehiy (yasaklama), inkarcıların artık Allah'tan merhamet dileme veya kendilerini savunma haklarının kalmadığını, zira dünyadayken bu fırsatı değerlendirmediklerini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كلام' kelimesinin 'anlam ifade eden ses' olduğunu ve burada Allah'ın inkarcılarla olan iletişimini kestiğini ifade ettiğini belirtir. Bu, onların dualarının kabul edilmeyeceği ve şefaatlerinin geçersiz olacağı anlamına gelir. Ayetteki bağlamda, ilahi gazabın ve ümitsizliğin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kelime' kökünün Kur'an'da genellikle 'söz, hitap, emir' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Buradaki 'tükellimuni' ifadesi, Allah'ın inkarcılarla olan diyalog kapısını tamamen kapattığını, onların artık herhangi bir mazeret veya talepte bulunamayacaklarını semantik olarak vurgular."}]},{"word":"تَتَّخِذُوهُمْ","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"İnkarcıların müminleri alay konusu edinmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'أخذ' fiilinin 'bir şeyi ele geçirmek, edinmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'İttihaz' (تتخذوهُمْ) ise bir şeyi kendine mal etmek, bir şeye dönüştürmek anlamındadır. Ayetteki kullanımı, inkarcıların müminleri alay ve eğlence objesi haline getirmelerini, onları küçümsemelerini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn, 'اتخاذ' kelimesinin bir şeyi belirli bir amaç için kullanmak veya benimsemek anlamında olduğunu açıklar. Burada inkarcıların müminleri 'sihriyyen' (alay konusu) olarak benimsemeleri, onların imanlarına ve yaşantılarına karşı takındıkları aşağılayıcı tavrı gösterir."}]},{"word":"نَسِيتُمْ","root":"ن س ي","rootLatin":"n-s-y","meaning":"İnkarcıların Allah'ı anmayı ve O'nun emirlerini unutmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'نسيان' kelimesinin 'bir şeyi akıldan çıkarmak, unutmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'نسيتم ذكري' ifadesi, inkarcıların müminlerle alay etmeleri yüzünden Allah'ı anmayı, O'nun ayetlerini ve ahiret gününü unuttuklarını, dolayısıyla gaflete düştüklerini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'نسيان'ın bazen 'terk etmek' anlamında da kullanıldığını ifade eder. Bu bağlamda, inkarcıların Allah'ı anmayı terk etmeleri, O'nun emirlerine ve yasaklarına uymamaları, dolayısıyla ilahi rehberlikten yüz çevirmeleri anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'unutma' kavramının sadece hafıza kaybı değil, aynı zamanda 'ihmal etme, terk etme ve umursamama' anlamlarını da taşıdığını vurgular. İnkarcıların Allah'ı anmayı unutması, onların ilahi mesajı ve ahiret sorumluluğunu bilinçli olarak göz ardı etmelerini ve bunun sonucunda sapkınlığa düşmelerini ifade eder."}]},{"word":"فَازُوا۟","root":"ف و ز","rootLatin":"f-v-z","meaning":"Müminlerin sabırları karşılığında kurtuluşa ve başarıya ulaşmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'فوز' kelimesinin 'istenen şeye ulaşmak, kurtuluşa ermek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'هم الفائزون' ifadesi, müminlerin dünyadaki sıkıntılara ve alaylara sabretmeleri sonucunda ahirette ilahi rızaya, cennete ve ebedi kurtuluşa nail olacaklarını kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'فوز' kelimesini 'zafer kazanmak, başarıya ulaşmak' olarak açıklar. Bu bağlamda, müminlerin inkarcıların alaylarına rağmen imanlarında sebat etmeleri, nihai zaferin ve kurtuluşun kendilerine ait olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'fevz' kavramının Kur'an'da genellikle 'büyük başarı, kurtuluş ve ebedi mutluluk' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, müminlerin dünyadaki zorluklara karşı gösterdikleri sabrın, ahiretteki en büyük mükafat olan cennetle sonuçlanacağını semantik olarak vurgular."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için fetha üzere mebnîdir.","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"ٱخْسَـُٔوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"خ-س-أ","rootLatin":"ḫ-s-ʾ","lemma":"اِخْسَأَ","form":"İf'al","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn'un hazfı üzere mebnîdir.","gloss":"defolun, sinin"},{"position":3,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûrdur.","gloss":"o (dişil)"},{"position":4,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnîdir.","gloss":"ve ...me"},{"position":5,"surface":"تُكَلِّمُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ل-م","rootLatin":"k-l-m","lemma":"كَلَّمَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâm'ı (لَا) ile meczûm olduğu için nûn'un hazfı ile meczûmdur.","gloss":"konuşmayın"},{"position":5,"surface":"نِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûbdur. (Aslı 'ي' olup, 'nûn-u vikaye' ile gelmiştir.)","gloss":"benimle"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'minûn Sûresi** · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *23/106-108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *23/106-108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *23/108*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *23/106-108*
