# Mü'minûn Sûresi, 109. Âyet (23:109)

> إِنَّهُۥ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِى يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ

*İnnehu kâne ferîkun min ‘ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ faġfir lenâ verhamnâ veente ḣayru-rrâhimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/109

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde Allah'ın, dünyada kendisini anan ve bağışlanma dileyen kullarına yönelik rahmetini ve onlara karşı alaycı tutum sergileyenlere yönelik azabını dile getirmektedir. Anahtar kavramlar, iman, bağışlama, rahmet ve kulluk ekseninde şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَرِيقٌ","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","meaning":"Ayette, Allah'a iman eden ve O'ndan bağışlanma dileyen bir topluluğu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fark' kelimesinin 'iki şey arasındaki ayrım' anlamına geldiğini belirtir. 'Ferîk' ise, bir topluluğun diğerinden ayrılan kısmını, yani bir zümreyi ifade eder. Ayetteki 'ferîkun min ibâdî' ifadesi, Allah'a iman eden ve diğerlerinden ayrılan özel bir zümreyi vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ferîk' kelimesini 'cemaat' veya 'taife' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın kulları arasından seçilmiş, belirli özelliklere sahip bir grubu işaret eder ki bu grup, Allah'a yönelip O'ndan yardım dileyenlerdir."}]},{"word":"عِبَادِى","root":"ع-ب-د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a kulluk eden, O'na boyun eğen ve O'nun emirlerine uyan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'abd' kelimesinin 'tevazu ve boyun eğme' anlamına geldiğini, 'ibadet'in ise 'en üst düzeyde tevazu' olduğunu belirtir. 'İbâdî' ifadesi, Allah'ın kendisine nispet ettiği, O'na tam bir teslimiyetle kulluk eden özel kullarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'abd' kavramının Kur'an'da 'Allah'a mutlak itaat ve teslimiyet gösteren varlık' anlamında kullanıldığını vurgular. Ayetteki 'ibâdî' ifadesi, bu teslimiyetin ve imanın bir sonucu olarak Allah'tan bağışlanma dileyen müminleri kapsar."}]},{"word":"ءَامَنَّا","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun gönderdiklerine kalpten inanmayı, tasdik etmeyi ve güvenmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kelimesinin 'kalbin sükûnet bulması ve korkudan emin olması' anlamına geldiğini, 'îmân'ın ise 'tasdik ve güven' olduğunu belirtir. Ayetteki 'âmennâ' ifadesi, Allah'a tam bir güvenle inanıp O'nun vaatlerine teslim olmayı dile getirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'îmân'ın Kur'an'da sadece bir inanç beyanı olmadığını, aynı zamanda bir 'güven' ve 'teslimiyet' eylemi olduğunu açıklar. Ayetteki 'âmennâ' ifadesi, bu güven ve teslimiyetin bir sonucu olarak Allah'tan bağışlanma talebini içerir."}]},{"word":"فَٱغْفِرْ","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'tan günahları örtmesini, bağışlamasını ve affetmesini talep etmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğafr' kelimesinin 'örtmek' anlamına geldiğini, 'mağfiret'in ise 'Allah'ın kulunun günahlarını örtmesi ve onu azaptan koruması' olduğunu belirtir. Ayetteki 'fağfir lenâ' ifadesi, müminlerin Allah'tan günahlarının affedilmesini ve ilahi koruma altına alınmayı dilemesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ğafere' fiilini 'setere' (örttü) olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın müminlerin günahlarını örtmesini, onları cezalandırmamasını ve affetmesini ifade eden bir duadır."}]},{"word":"وَٱرْحَمْنَا","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'tan merhamet, şefkat ve acıma dilemeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rahmet' kelimesinin 'kalpteki incelik ve şefkat' anlamına geldiğini, Allah'a nispet edildiğinde ise 'ihsan ve nimet' olduğunu belirtir. Ayetteki 'verhamnâ' ifadesi, müminlerin Allah'tan hem dünyada hem de ahirette lütuf ve merhametini talep etmesidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'rahmet' kelimesini 'acımak ve şefkat göstermek' olarak açıklar. Ayetteki 'verhamnâ' ifadesi, müminlerin Allah'ın engin merhametine sığınarak O'ndan acıma ve lütuf dilemelerini vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Mü’minûn 23/109-110*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *23/109-110*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *23/109-110*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *23/109-110*
