# Mü'minûn Sûresi, 111. Âyet (23:111)

> إِنِّى جَزَيْتُهُمُ ٱلْيَوْمَ بِمَا صَبَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

*İnnî cezeytuhumu-lyevme bimâ saberû ennehum humu-lfâ-izûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sabretmiş olmaları sebebiyle, bugün ben onları mükafatlandırdım. Şüphesiz onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/111

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ahiret gününde Allah'ın, dünya hayatında sabreden kullarını mükafatlandırmasını ve onların kurtuluşa erenler olduğunu ilan etmesini konu edinmektedir. Ayetteki anahtar kavramlar, ilahi adalet, sabır ve kurtuluş temalarını dilbilimsel ve semantik derinlikleriyle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَزَيْتُهُمُ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Allah'ın, sabreden kullarına karşılıklarını vermesi, mükafatlandırması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cezâ (جَزَاء), bir fiilin karşılığı olarak verilen şeydir; hayır için de şer için de kullanılır. Ayetteki 'cezeytuhum' ifadesi, Allah'ın sabırları karşılığında onlara hayırla karşılık vermesi, yani mükafatlandırması anlamındadır. Bu, ilahi adaletin tecellisidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cezâ, bir şeyin karşılığıdır. Burada Allah'ın, sabredenlere vaat ettiği karşılığı, yani cenneti ve kurtuluşu vermesi kastedilmektedir. Fiil, geçmiş zaman kipinde olmasına rağmen, kesinlik ifade etmekte ve gelecekteki bir vaadin gerçekleştiğini bildirmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'cezâ' kavramı, genellikle ilahi adaletle ilişkilendirilir ve bir eylemin kaçınılmaz sonucunu ifade eder. Bu ayette, 'cezâ' olumlu bir karşılık olarak, sabrın getirdiği ilahi lütfu ve mükafatı vurgular. Bu, Allah'ın kullarına karşı adil ve cömert olduğunu gösterir."}]},{"word":"صَبَرُوٓا۟","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Dünya hayatında zorluklara, musibetlere ve inkarcıların alaylarına karşı direnç göstermeleri, tahammül etmeleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır (صَبْر), nefsi hoşlanmadığı şeylerden alıkoymak ve tahammül etmektir. Ayetteki 'saberû' ifadesi, müminlerin dünya hayatında karşılaştıkları zorluklara, inkarcıların alaylarına ve eziyetlerine karşı gösterdikleri metaneti ve sebatı ifade eder. Bu, imanın bir gereğidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır, nefsi sıkıntılara karşı tutmaktır. Burada, müminlerin Allah yolunda karşılaştıkları her türlü meşakkate, düşmanlık ve alaylara rağmen imanlarından dönmemeleri ve sebat etmeleri kastedilmektedir. Bu sabır, onların ahiretteki mükafatının temelidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sabır, Kur'an'da merkezi bir kavramdır ve genellikle zorluklar karşısında gösterilen metanet, dayanıklılık ve sebat anlamına gelir. Bu ayette, 'saberû' kelimesi, müminlerin inançları uğruna katlandıkları sıkıntıları ve bu sıkıntılara karşı gösterdikleri direnci vurgular. Bu, aynı zamanda Allah'a güvenin ve teslimiyetin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sabır, Kur'an'da geniş bir anlamsal yelpazeye sahiptir; musibetlere karşı direnç, günahlardan uzak durma, ibadetlere devam etme gibi anlamları içerir. Ayetteki 'saberû' ifadesi, özellikle inkarcıların alaylarına ve dünya hayatının geçici cazibelerine karşı gösterilen ahlaki ve manevi direnci ifade eder, bu da onların ahiretteki kurtuluşlarının anahtarıdır."}]},{"word":"ٱلْفَآئِزُونَ","root":"ف و ز","rootLatin":"f-v-z","meaning":"Allah'ın vaat ettiği cennete ve ebedi kurtuluşa erişenler, başarıya ulaşanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fevz (فَوْز), hayra ulaşmak ve şerden kurtulmaktır. Ayetteki 'el-fâizûn' ifadesi, sabırları sayesinde Allah'ın rızasını kazanmış, cennete girmiş ve cehennem azabından kurtulmuş olanları tanımlar. Bu, nihai başarı ve kurtuluştur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fevz, kurtuluş ve murada ermektir. 'el-Fâizûn', dünya hayatında Allah'ın emirlerine uyarak ve sabrederek ahiretteki en büyük muratlarına, yani cennete ve Allah'ın rızasına ulaşanlardır. Bu, onların çabalarının ve sabırlarının nihai sonucudur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Fevz, korkulan şeyden kurtulup istenilen şeye ulaşmaktır. Ayetteki 'el-fâizûn', dünya hayatında Allah'ın rızasını kazanmak için çabalayan, sabreden ve bu sayede ahiretteki korkunç azaptan kurtulup ebedi mutluluğa erişenlerdir. Bu, onların gerçek kazananlar olduğunu ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","ahiret-mukafat","cennet","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنِّى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":1,"surface":"ي","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ben"},{"position":2,"surface":"جَزَيْتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"karşılığını verdim"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"bugün"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":5,"surface":"صَبَرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sabrettiler"},{"position":6,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fasl zamiri olduğu için mebnî","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"ٱلْفَآئِزُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","lemma":"فَائِز","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Enne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kurtulanlar"}]
