# Mü'minûn Sûresi, 116. Âyet (23:116)

> فَتَعَـٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْكَرِيمِ

*Fete'âla(A)llâhu-lmeliku-lhakk(u)(c) lâ ilâhe illâ huve rabbu-l'arşi-lkerîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/23/116

---

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mü'minûn Suresi 116. ayet, Allah'ın mutlak yüceliğini, gerçek mülk sahibi oluşunu ve eşsiz ilahlığını vurgular. Ayet, Allah'ın ululuğunu ve O'nun Arş'ın Rabbi olarak benzersiz konumunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"تَعَـٰلَىٰ","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Allah'ın her türlü noksanlıktan münezzeh ve yüce olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'uluvv' (علو) kelimesinin yücelik, üstünlük ve yüksek mertebe anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'teâlâ' fiili, Allah'ın zat ve sıfatlarında her şeyden üstün, yüce ve aşkın olduğunu, hiçbir şeye benzemediğini ve noksanlıklardan münezzeh olduğunu vurgular. Bu, O'nun mutlak kemalini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'uluvv' kavramını, hem mekânsal hem de manevi yücelik olarak açıklar. Allah için kullanıldığında, O'nun zatının ve kudretinin tüm yaratılmışların fevkinde olduğunu, hiçbir şeyin O'na denk olamayacağını ve O'nun her türlü eksiklikten münezzeh olduğunu gösterir. Ayetteki 'teâlâ', Allah'ın mutlak egemenliğini ve aşkınlığını pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْمَلِكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Mutlak egemenliğin, mülkiyetin ve hükümranlığın yalnızca Allah'a ait olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'el-Melik' kelimesinin, üzerinde hükümranlık kurduğu her şeyin sahibi olan, dilediği gibi tasarruf eden anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'el-Melik', Allah'ın gerçek ve mutlak hükümdar olduğunu, O'nun mülkünde ortağı bulunmadığını ve tüm varlıklar üzerinde tam bir yetkiye sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mülk' (ملك) kelimesinin, bir şey üzerinde tam yetki ve tasarruf sahibi olmak anlamına geldiğini belirtir. 'el-Melik' ise bu yetkiye sahip olandır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki mutlak egemenliğini, hükümranlığını ve her şeyin gerçek sahibi olduğunu ifade eder, O'nun dışındaki tüm mülkiyetlerin geçici ve izafi olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'melik' kavramının, sadece siyasi bir hükümdarı değil, aynı zamanda evrenin mutlak ve nihai sahibi olan Tanrı'yı ifade ettiğini belirtir. Bu bağlamda 'el-Melik', Allah'ın kozmik düzenin tek ve gerçek yöneticisi olduğunu, tüm varlıkların O'nun mülkünde olduğunu ve O'nun iradesine tabi olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْحَقُّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Allah'ın varlığının, birliğinin ve hükmünün mutlak gerçek olduğunu, O'nun adaletinin ve vaadinin şaşmaz olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-Hakk' kelimesini, varlığı sabit ve şüphesiz olan, gerçekliği tartışılmaz olan olarak açıklar. Ayetteki 'el-Hakk', Allah'ın varlığının mutlak gerçek olduğunu, O'nun dışındaki her şeyin batıl ve geçici olduğunu, O'nun hükmünün ve adaletinin de hakikatin ta kendisi olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'el-Hakk' isminin, varlığı kendinden olan, değişmeyen, doğru ve adil olan anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-Hakk', Allah'ın varlığının ve birliğinin mutlak gerçek olduğunu, O'nun sözünün ve vaadinin şaşmaz olduğunu, O'nun adaletinin de tam ve eksiksiz olduğunu ifade eder. Bu, O'nun mutlak güvenilirliğini ve doğruluğunu gösterir."}]},{"word":"إِلَـٰهَ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Tapınılmaya layık tek varlık olduğunu, ibadetin yalnızca O'na yöneltilmesi gerektiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ilâh' kelimesinin, kendisine ibadet edilen, gönüllerin kendisine yöneldiği varlık anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ ilâhe illâ hû' ifadesi, Allah'tan başka hiçbir varlığın ibadete layık olmadığını, tüm ibadetlerin yalnızca O'na has kılınması gerektiğini ve O'nun eşsizliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilâh' kavramının Kur'an'da 'tapınılan, ibadet edilen' anlamında kullanıldığını ve 'lâ ilâhe illâ hû' ifadesinin, Allah'ın mutlak tekliğini ve O'ndan başka hiçbir varlığın ilahlık vasfına sahip olamayacağını kesin bir dille ortaya koyduğunu belirtir. Bu, tevhid inancının temelini oluşturur."}]},{"word":"ٱلْعَرْشِ","root":"ع ر ش","rootLatin":"a-r-ş","meaning":"Allah'ın kudret ve egemenliğinin sembolü olan yüce makamı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arş' kelimesinin aslen tavan, çardak gibi yüksek yapıları ifade ettiğini, ancak Kur'an'da Allah için kullanıldığında, O'nun kudretinin, egemenliğinin ve hükümranlığının sembolü olan yüce bir makamı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbu'l-Arşi'l-Kerîm' ifadesi, Allah'ın tüm evren üzerindeki mutlak otoritesini ve yüceliğini pekiştirir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'arş'ın, Allah'ın kudret ve azametinin tecelligâhı olan, tüm âlemleri kuşatan yüce bir makam olduğunu açıklar. Ayetteki 'Rabbu'l-Arşi'l-Kerîm' ifadesi, Allah'ın bu yüce makamın sahibi ve yöneticisi olduğunu, dolayısıyla tüm yaratılmışlar üzerindeki mutlak egemenliğini ve yüceliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْكَرِيمِ","root":"ك ر م","rootLatin":"k-r-m","meaning":"Arş'ın şerefli, yüce ve değerli olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kerîm' kelimesinin, şerefli, değerli, cömert ve yüce anlamına geldiğini belirtir. 'Arş'ın 'Kerîm' olarak nitelendirilmesi, onun Allah katındaki yüce mertebesini, şerefini ve değerini ifade eder. Bu, aynı zamanda Allah'ın cömertliğinin ve lütfunun da bir yansımasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kerîm' sıfatının, bir şeyin zatında taşıdığı üstünlüğü, değeri ve şerefi ifade ettiğini belirtir. 'Arş'ın 'Kerîm' olarak vasıflandırılması, onun sadece büyüklüğünü değil, aynı zamanda Allah'ın azametiyle bağlantılı olarak sahip olduğu manevi yüceliği ve şerefi de vurgular. Bu, Arş'ın sıradan bir yaratılmış olmadığını, özel bir konuma sahip olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve, o halde"},{"position":1,"surface":"تَعَالَى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-و","rootLatin":"'-l-w","lemma":"تَعَالَى","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yücedir"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"ٱلْمَلِكُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مَلِك","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"hükümdar"},{"position":4,"surface":"ٱلْحَقُّ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"gerçek"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy-i Cins Lâ'sı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":6,"surface":"إِلَٰهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"إِلَٰه","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nefy-i Cins Lâ'sının ismi olduğu için mansûb","gloss":"tanrı"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisnâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdirî)","gloss":"O"},{"position":9,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Rabbi"},{"position":10,"surface":"ٱلْعَرْشِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ر-ش","rootLatin":"'-r-sh","lemma":"عَرْش","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"arşın"},{"position":11,"surface":"ٱلْكَرِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ر-م","rootLatin":"k-r-m","lemma":"كَرِيم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"yüce"}]
